Organic compound türkçesi Organic compound nedir

  • Canlı organizmanın özelliklerini gösteren ve karbon kapsayan bileşikler.
  • Canlı maddeden eldi edilen bileşik.
  • Organik bileşik.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Organic compound ile ilgili cümleler

English: Salicylic acid is an organic compound.
Turkish: Salisilik asit, bir organik bileşiktir.

English: Ammonium carbonate is an organic compound.
Turkish: Amonyum karbonat, organik bir bileşiktir.

Organic compound ingilizcede ne demek, Organic compound nerede nasıl kullanılır?

Organic : Örgensel. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Organik. Hidrokarbon zinciri veya halkası taşıyan maddeler. Canlı. Kökeni bitkisel ve hayvansal olan (özdek). Esasi. Yapısal. Organlara ait. Bedensel.

Compound : Birkaç elementden yapılmış madde. Birleşik. Bir bileşimi oluşturan öğelerden her biri ya da bileştirme sürecinin ürünü. Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Belirli öğeciksel yapıda, hep eş türde özdeciklerden oluşan kimyasal özdek. Bileşik. Kimyasal tepkimeler sonucu iki ya da daha çok öğeden oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren özdek. Çeşitli öğelerin belirli oranlarda birleşmesiyle oluşmuş (özdek).

Organic acid : Sulu çözeltilerinde kısmen hidrojen iyonuna ayrışan, asetik asit, laktik asit, sitrik asit gibi zayıf asitler. Organik asit.

 

Organic agriculture : Toprak ve su kaynakları ile havayı kirletmeden, çevre, bitki, hayvan ve insan sağlığını korumak amacıyla kimyasal gübre ve zararlılarla mücadele ilaçlarının hiç kullanılmadan ya da mümkün olduğu kadar az kullanılarak bunların yerine doğal gübre ve biyolojik savaş yöntemlerinin kullanıldığı ve üretimden tüketime kadar her aşaması denetimli ve belgeli olan tarımsal üretim biçimi. Ekolojik tarım. Organik tarım. Kimyasallara dayalı böcek ilaçları veya suni gübre kullanılmadan yapılan tarım.

Organic base : Organik kök.

Organic chemist : Organik kimyager.

İngilizce Organic compound Türkçe anlamı, Organic compound eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Organic compound ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Aardvarks : Yer domuzugiller. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

 

A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Organic compound synonyms : abambulacral area, a protein, aardvark, acacia, abiotic factor, abiotic environment, organic compaund.