Organizing türkçesi Organizing nedir

Organizing ile ilgili cümleler

English: Ali did a good job organizing the workers.
Turkish: Ali işçileri organize ederek iyi bir iş yaptı.

English: Ali has been reorganizing.
Turkish: Ali yeniden düzenliyor.

Organizing ingilizcede ne demek, Organizing nerede nasıl kullanılır?

Organizing committee : Her çeşit kılıçoyunu yarışmalarını düzenlemekle görevli kurul. Düzenleme kurulu. Organizasyon komitesi. Tertip heyeti.

Self organizing program : Öz-örgütlü program. Özörgütlü izlence. İç yapısında yeniden düzenlemeler yapma yeteneği olan bir izlence.

Self organizing : Kendini örgütleyen. Özörgütlü.

Disorganizing : Düzenini bozmak. Karıştırmak. Altüst etmek. Karmakarışık etmek.

Reorganizing : Yeniden düzenleme. Reorganize etmek. Yeniden örgütlemek. Düzeltmek. Yeniden organize etme. Yeniden düzenlemek.

Organization chart colors follow : Kuruluş şeması renkleri.

Organization for european economic cooperation : İktisat, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Avrupa ekonomik işbirliği örgütü. İkinci dünya savaşı sonrasında yıkıma uğramış batı avrupa ülkelerinin ekonomilerini canlandırmak amacıyla abd tarafından marshall planı çerçevesinde sağlanan fonların etkin bir biçimde dağıtımını gerçekleştirmek için kurulmuş ve 1961 yılında ekonomik işbirliği ve kalkınma örgütü adını alan kuruluş. krş. ekonomik işbirliği ve kalkınma örgütü, marshall planı.

 

Organization chart : Bir örgütün kuruluş ve işleyiş biçimini uygun çizimlerle gösteren çizge. Örgüt çizelgesi. Teşkilat şeması. Örgüt çizgesi. Örgüt şeması. Organizasyon şeması. Kuruluş şeması.

Organization for economic cooperation and development : Ekonomik işbirliği ve kalkınma örgütü. İktisadi işbirliği ve kalkınma teşkilatı. Üye ülkelerin yüksek işlendirme ve finansal istikrar içinde büyümelerine, gelişme derecesi daha düşük üye ya da üye olmayan ülkelerin kalkınmalarına, dünya ticaretinin çok yanlı ve ayırım gözetmeme ilkesi doğrultusunda gelişmesine yardımcı olmak amacıyla avrupa iktisadi işbirliği örgütünün isminin değiştirilmesiyle 1960 yılında kurulmuş, halen 30 üyesi bulunan örgüt. 42 zengin ülkenin oluşturduğu bu ülkelerde yaşayanların yaşam kalitelerinin artırılmasını ve gelişmekte olan ülkelere yardım yapılmasını amaçlayan abd merkezli dernek.

Organization of arab petroleum exporting countries : Petrol ihracatçısı arap ülkeleri örgütü. Petrol dışsatımı yapan arap ülkeleri arasında üye ülkeler arasındaki işbirliğini artırarak petrol sanayisini geliştirmek amacıyla 1968 yılında kuveyt, libya ve suudi arabistan’ın katılımıyla kurulan ve katar, suriye, mısır, ırak, cezayir, bahreyn, birleşik arap emirlikleri’nin katılımıyla genişleyen örgüt. Petrol dışsatımcısı arap ülkeleri örgütü.

 

İngilizce Organizing Türkçe anlamı, Organizing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Organizing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Decretive : Tayin eden. Belirleme. Belirleyen. Tespit. Belirleyici. Kararlaştıran.

Planning : Planlama. Kıt kaynaklarla belli ereklere varabilmek için, gereksinmelerin ve kaynakların, uzun dönemler için belli ussal önceliklere uyularak dengelenmesi eylemi. kentler ve kasabalar için düzentasar hazırlama ve uygulama işi. Tasarlama. Tasarım. Plancılık. Tek noktalı kesme aleti kullanarak metal yüzeylere şekil verme. Kontrol ve raporlama. Planlama yapma.

Networking : Ağ oluşturma. Bağlantılar kurma veya tanıdıklar edinme (özellikle profesyonel destek veya iş avantajları sağlamak amacıyla). Ağ iletişimi. Örgülenim. Ağ yapı oluşumu. Birbirine bağlama. Bilgisayarlar arasında bağlantı kurma (özellikle bilgi paylaşımı için). Network kurma. Örgülenme.

Centralizer : Merkezleyici. Organizatör. Bir merkeze doğru çeken kimse yada şey.

Alignment : Sıra. Sıraya dizme. Uyuşma. Hizalanma. Gruplaşma. Sıralama. Hizalama. İşbirliği yapma. Hiza.

Compensator : Denkleme transformatoru. Tazmin eden. Dengeleyici. Ucaylı ışığın iki birleşeni arasındaki evre kaymasını ölçen aygıt. Zamin. Denkleştirgen. Mafsallı kompanzatör. Kompansatör.

Devising : Bir şeyin olması işi. Yapma. Vasiyetle miras bırakma.

Organising : Sıraya koymak. Düzenlemek. Yönetmek. Birlik oluşturmak. Dikmek. Kurmak. Sendikalaştırmak.

Collator : Kitapları denetleyen ve karşılaştıran kimse. Dizici. Karşılaştıran kimse.

Co ordination : İnsicam. Koordinasyon. Eşgüdüm. Tutarlılık. Tertip. Uyum içinde cereyan eden hareket.

Organizing synonyms : assistant stage manager, centralizers, penetrating, designator, organization, adjustment, organizations, regulation, coordinators, arrangers, collators, amenders, coordinating, designators, coordinations, coordination, disposition, arranger, disposal, collocations, forming, composition, coordinator, amender, controlment, arrangement, configuration, distribution, formation, collocation, assn, regulating, plannings.