Orientals türkçesi Orientals nedir

  • Asyalı insanlar.
  • Asyalılar.

Orientals ingilizcede ne demek, Orientals nerede nasıl kullanılır?

Oriental bacon : Pastırma.

Oriental blood fluke : Doğu kankelebeği. Doğu asya'da, insanların ve çeşitli evcil hayvanların kan damarlarında yaşayan, küçük yaprak solucan.

Oriental cockroach : Oryantal hamam böceği. Dünya’nın pek çok bölgesinde özellikle asya kıtasındaki ülkelerde evlerde yaşayan zararlı siyah renkli bir böcek türü, blatta orientalis. Doğu hamamböceği. Özellikle besin maddelerimizin bulunduğu, mutfak, fırın, depo gibi yerlere dadanan, ayrıca çeşitli solucanların arakonakçılığını da yapabilen, söbe, esmer, yassı ve 2 cm. boyunda, gececi böcek; mutfak hamamböceği. a. bk. hamamböcekleri, alman hamamböceği, amerikan hamamböceği.

Oriental hyacinth : Zambakgiller (liliaceae) familyasından, soğanlı, ilkbaharda beyaz, mavi, pembe ve sarı renklerde çiçek açan, keskin kokulu, süs bitkisi olarak da kullanılan çok yıllık bitki. Sümbül.

Oriental longhair cat : Doğu uzun tüylü kedisi. Kanada’dan köken alan, doğu kısa tüylülerden biraz daha uzun tüylü, kulakları kafasına oranla oldukça geniş ve üst kısımları nokta şeklinde olan, gözleri burna yakın, birbirinden ayrık ve badem şeklinde, vücudu orta büyüklükte, oldukça kaslı ve kemikli, bacakları uzun ve arka ayakları ön ayaklarına oranla daha güçlü, tüyleri uzun, yumuşak, parlak ve muhteşem bir görünüme sahip, vücudunu saran tüylerinin üzerinde siyah ve koyu kahve mat çizgiler bulunan, genelde sade renklerde fakat lavanta - krem, gümüş, tarçın, mavi - krem gibi karışımlardan da oluşabilen, duygusal, sadık ve kolay eğitilebilen, uzun tüylü kedi ırkı.

 

Oriental whortle berry : Çiçekleri yaprak koltuklarında ve rasemöz durumda olan, siyah ve etli meyveleri yenen, karadeniz bölgesi'nde daha çok yaprak döken ormanların altında yayılış gösteren, 1-6 m kadar boyda yaprak döken çalılar. trabzon çayı. Çoban üzümü.

Oriental plane tree : Çınargiller (platanaceae) familyasından, süs bitkisi olarak her tarafta yetiştirilen, büyük, gösterişli ağaçlar. Çınar.

Oriental spruce fir : Çamgiller (pinaceae) familyasından, her dem yeşil, iğne yapraklı, 35 m kadar boylanabilen, yaprakları uzun sürgünler üzerinde almaşık olarak dizili, kozalakları aşağı sarkan, ülkemizde doğu karadeniz bölgesinde yetişen bir ağaç türü. ladin. Doğu ladini.

Oriental : Şarki. Doğulu kimse. Doğu. Şark. Doğu medeniyeti ve ona ait olan. Doğuya özgü. Parlak (inci). Doğu'ya özgü. Oryantal. Doğulu.

Oriental sore : Doğu delhi butonu. Kum sinekleri tarafından taşınan leishmania major ve l. tropica’nın neden olduğu hastalık. Şark çıbanı.

İngilizce Orientals Türkçe anlamı, Orientals eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Orientals ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Orient : Doğu ülkeleri. Maşrık. Doğrultmak. Doğuya doğru yapmak. Doğuya yöneltmek. Şark. Yöneltmek. Yönlendirmek. Alışmak. Doğuya döndürmek.

 

Eastern : Doğu. Doğuya ilişkin. Şarki. Uzak doğu'nun bireysel savunma sanatları olan kung-fu (çin) ile karate'ye (japon) dayanan film çeşidi. hong kong, singapur, güney kore yapımevlerince çevrilen bu filmler, özellikle 1970'lerden başlayarak bütün dünyayı sardı. el ve ayağın bir silah olarak kullanılmasından kaynaklanan kung-fu ve karate filmlerinin belli başlı özellikleri şunlardır: çok devingen, başdöndürücü bir dizem; kırıcı, öldürücü, çoğu kez sadizme varan şiddet; öç alma olgusu çevresinde oluşan konu; birbirinden kesinlikle ayrılan iyiler ve kötüler; sinema hilelerinin bol bol kullanılması. Kung-fu filmi. Doğusal. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Doğuya ait. Doğuyla ilgili. Doğuda olan.

Guide : Yol göstermek. Okul yöneticilerine, öğretmenlere ve kimi durumlarda öğrencilere yeni programlar, yöntem ve teknikler ile uygulama biçimleri üzerinde bilgi veren ve yol gösteren yapıt. Kılavuz. Rehberlik etmek. Bilgisayar, eğitim, madencilik alanlarında kullanılır. Yönetmek. Öncülük etmek. Rehber. Sevketmek. Götürmek.

Decide : Hüküm vermek. Aklı kesmek. Karar kılmak. Karar vermesini sağlamak. Kararlaştırmak. Seçim yapmak. Karar vermek. Sonuca varmak. Belirlemek. Sonuçlandırmak.

Reorient : Yeniden yön vermek. Tutum değiştirmek. Yönünü değiştirmek.

Determine : Amaçlamak. Neden olmak. Sabitleştirmek. Karar verdirtmek. Kararlaştırmak. Azmetmek. Karara bağlamak. Karara varmak. Karar vermek. Kesmek.

Orientals synonyms : reorientate, make up one's mind, guide on.

Orientals zıt anlamlı kelimeler, Orientals kelime anlamı

Western : Batı ile ilgili. Garp. Batı. Batı dili. Kovboy romanı. Batıcı. Batılı. New york eyaletinde yerleşim yeri. Kovboy filmi. Batıya ait.

Disorient : Kafasını karıştırmak. Yolunu kaybettirmek. Zihnini karıştırmak. Yönünü şaşırtmak. Yolunu şaşırtmak. Şaşırtmak.