Orientating türkçesi Orientating nedir

Orientating ingilizcede ne demek, Orientating nerede nasıl kullanılır?

Disorientating : Aklını karıştırmak. Yönünü şaşırtmak. Şaşırtmak.

Orientation : Yönlendirme. Yön belirleme. Yönlenim. Yön. Bir alanın etkisiyle, özdecik ya da yöneylerin belirli bir yöne doğru dizilmesi. Alışma. Her ikisi de çift ucay özelliği gösteren iki molekül arasındaki etkilenme. Bilgisayar, biyoloji, eğitim, fizik, kimya, uzay alanlarında kullanılır. Bir çevreye uyum sağlama. Yönelim.

Orientation effect : Yönelim etkisi. Özdeciksel. çiflucayların, yönelimlerine bağlı olan etkileşimleri.

Orientation guidance : Yöneltme. Öğrenciyi, başarılı uyum yapabilmesini kolaylaştırmak amacıyla, yönetmelik hükümleri, öğretim programı, eğitsel kol çalışmaları gibi okul yaşayışıyla yakından ilgili konularda bilinçlendirme süreci. öğrencilerin, ileride seçecekleri iş ve meslek alanları ile izleyecekleri üst öğrenim dallarını göz önünde tutarak okul çalışmalarına yön verme işi.

Orientation of magnetic particle : Mıknatıssal yönelme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Mıknatıslı görüntü aygıtı ya da ses aygıtında, kuşağın mıknatıslı alandan geçtikten sonra, üzerindeki demir oksit tozlarının aldığı yön.

 

Magnetic particle orientation : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Mıknatıslı görüntü aygıtı ya da ses aygıtında, kuşağın mıknatıslı alandan geçtikten sonra, üzerindeki demir oksit tozlarının aldığı yön. Mıknatıssal yönelme.

Dipole orientation : Yönelimi. Dipol yönelimi. Çiftucay yönelimi.

Anchor and text flow orientation : Tutturma ve metin akışı yönlendirme.

Orientations : Yönlendirme. Yöneltme. Oryantasyon. Doğuya doğru inşa etme. Yön belirleme. Uyum sağlama.

Landscape orientation : Yatay düzen. Kağıdın uzun tarafları üst ve alt kısımları olacak şekilde sayfa üzerine basma.

İngilizce Orientating Türkçe anlamı, Orientating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Orientating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Conducts : Rehberlik etmek. Yönetmek. İdare etmek. Geçirmek. İletmek.

Plumb : İskandil etmek. Düzeltmek. Anlamaya çalışmak. Anlamını çıkartmaya çalışmak. Tartmak. Derinlemesine araştırmak. Düşey olarak. Derinine inmek. Şakul.

Destine : Ayırmak. Kaderini önceden belirlemek. Önceden belirlemek. Geleceğini önceden belirlemek. Kaderinde olmak. Nasip etmek.

Destining : Nasip etmek. Kaderini önceden belirlemek. Geleceğini önceden belirlemek. Önceden belirlemek. Ayırmak. Kaderinde olmak.

Dimensioning : Ebatlandırma. Ebatlama. Boyutlama. Boyut ölçümü. Ölçülendirme.

Govern : İdare etmek. Almak (dilbilgisi terimi). Yönetmek. Kontrol etmek. Etkilemek. Hüküm sürmek. Çevirmek. Zaptetmek. Hükmetmek.

Canalizing : Kanal haline getirmek. Kanalize etmek. Kanal açmak.

 

Divert : Başka yöne çekmek. Başka yöne çevirmek. Saptırmak. Çevirmek. Dikkatini dağıtmak. -in dikkatini başka yöne çekmek. Yolundan çıkarmak. Ayırmak. Eğlendirmek. Avundurmak.

Aimed : Hedeflemek. Nişan almak. Kastetmek. Fırlatmak (füze). Niyet etmek. Çalışmak ( e).

Orientating synonyms : aligning, orientated, positioning, channelise, orientations, familiarising, canalize, conformance, canalizes, orientation, acclimation, fix on, transduction, corrects, channelizes, acclimatization, orientates, orienting, oriented, bend, homing, diverts, directs, channel, level at, orients, diverted, plumbed, channelizing, conduct, canalise, forward, destines.

Orientating zıt anlamlı kelimeler, Orientating kelime anlamı

Disorienting : Kafa karıştırma. Kafa karıştıran. Şaşırtmak. Yönünü şaşırtmak. Yolunu kaybettirmek. Kafasını karıştırmak.

Orientating antonyms : unoriented.