Origins türkçesi Origins nedir
Origins ile ilgili cümleler
English: What are the origins of the Olympics?
Turkish: Olimpiyat oyunlarının kökenleri nedir?
English: Because of its origins, Canadian English has features of both American and British English.
Turkish: Onun kökeninden dolayı, Kanada İngilizcesi hem Amerikan hem de İngiliz İngilizcesi ile ilgili özelliklere sahiptir.
English: I have French nationality but Vietnamese origins.
Turkish: Milliyetim Fransız ama Vietnam kökenliyim.
English: There exist numerous theories about the origins of life.
Turkish: Hayatın kökenine dair çeşitli teoriler mevcut.
Origins ingilizcede ne demek, Origins nerede nasıl kullanılır?
Origin destination analysis : Çıkış-varış çözümlemesi. İnsanların, taşıtların ve malların belli bir yerleşim yerinde belli noktalar arasındaki gidiş gelişlerini, her iki uçtaki toprak kullanım biçimini belirlemek ve denetlemek amacıyla, bu devinimlerin nerede başlayıp nerede bittiğini, amacını, yoğunluğunu ve süresini, dizgesel bir biçimde saptamayı amaçlayan bir dolaşım araştırması türü.
Origin of coordinates : Konaç başnoktası. Koordinat başlangıç noktası. Koordinat başnoktası.
Origin of replication : Hem bakteri dna'sında hem de plazmitte bulunan dna sentezinin başladığı, ori olarak gösterilen nükleotit dizisi. replikasyon orijini. Kopyalama kökeni.
Certificate of origin and health : Köken ve sağlık belgesi. Dışsatımı yapılacak bitki veya bitkisel ürünlerde hastalık, zararlı maddeler ve ilaç kalıntılarının bulunmadığını gösteren, ilgili kurul veya resmi yetkelerce verilen belge.
Country of origin of work : Yapıtın köken ülkesi. Yayımlanmış olan yapıtlarda, yayımın ilk olarak yapıldığı ülke; aynı anda yayım halinde en kısa koruma süresi tanınan ülke; yayımlanmamış olanlarda ise yapıt iyesinin ülkesi.
False place of origin : Bir malın başka bir yerde çıkmış gibi gösterilmesi (yunanistan'dan ihraç olunan incirlerin türk malı olarak tanıtılması gibi). Düzme çıkıt yeri.
Country of origin : Menşei ülke. Dışarıya ihraç olunan bir malı üreten ülke. Köken ülkesi. Kaynak ülke. Anavatan. Bir yapıtın ilk kez yayımlandığı ya da halka açıklandığı bern birliğine katılmış ülke. Mahreç. Bir malın üretildiği ülke. Menşe ülkesi.
File origin : Dosya kaynağı.
By origin : Kaynağa göre.
False signs of origin : Düzme çıkıt imleri. Bir malın çıktığı yerden başka bir yeri çıkıt olarak gösterme amacı ile kullanılan imler.
İngilizce Origins Türkçe anlamı, Origins eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Origins ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Generation : Batın. Nesil. Dünyaya getirme. Tenasül. Döl. Üretim. Bilgisayar, biyoloji, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kuşak. Jenerasyon.
First : Birinci. İlkönce. Başta. Mükemmel. Önde gelen. İlk. Önce. İlk olarak. Öncelikle. İlk kez.
Cardinal : Baş. Belli başlı. Katolik başpapazı. Kardinal kuşu. Ana. En önemli. Parlak kırmızı. Esas. Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, ispinozgiller (fringillidae) familyasından, 20 cm kadar uzunlukta, kuzey amerika'da yaşayan bir tür. Başlıca.
Aurora : Gün ağarması. Tan. Tan vakti. Tansızlığı. Fecir. Arora. Seher. Şafak. Şafak tanrıçası (mitoloji terimi).
Debuts : İlk defa sahne almak. Bir genç kızın sosyeteye ilk defa takdimi. Sahneye ilk çıkış. İlk beliriş. Toplum önüne ilk çıkış. Sahneye ilk kez çıkış. İlk çıkış (sahneye). (müzisyen vb) ilk defa halkın karşısına çıkmak. Sosyeteye ilk tanıtılış.
Fountain : Memba. Aslanağzı. Süs havuzu fıskiyesi. Çeşme. Pınar. Fıskiye.
Lineages : Şehzade. Silsile. Sülale. Nesil. Soy. Nesep. Tohum. Kan.
Offshoot : Torun. Sürgün. Yan kuruluş. Filizlenme. Soy. Yan ürün. Dal. Filiz.
Essence : Esas. Nitelik. Nefis. Esans. Itır. Öz. Bir olgunun kökenini, ırasını ve gelişme eğilimlerini belirleyen en derin, en durağan özelliklerinin ve ilişkilerinin tümü. Esas nitelik.
Radical : Çok kısa yaşamlı olup başka kök ya da moleküllerle hızla tepkime veren ve tek sayılı elektron bulunduran atom ya da molekül (örn. brch3). olağan koşullarda çevresinden yalıtılamayan, ancak birçok tepkimeden nitelik değiştirmeden geçebilen atom kümesi (örn. -no3). Köksel. Kökçe. Kök halinde olan. Köktenci. Kökten. Kök işareti. Esas. İfrat. Köke ait olan.
Origins synonyms : breeder, descent, radicals, wheres, aboriginal, basilary, da capo, extraction, hows, birth, essential, lineage, font, anlage, cradles, birth of jesus christ, doorway, auroras, births, whereabouts, big bang, nascencies, initial point, natal, descents, provenance, elementary, where, aurorae, chapter and verse, ubi, fount, nascency.
Origins zıt anlamlı kelimeler, Origins kelime anlamı
Last : Son olarak. Ayakkabı kalıbı. Kundura kalıbı. En son. Herkesten sonra. Bozulmamak. Tutmak. Son şey. Yetmek. Herşeyden sonra.
Secondary : Sekonder. Belirli amaçlara göre yapılan düzenlemede ikinci derecede olan. İkinci derecede. Orta. Sekonder devre. İkincil şey. Sonraki. Delege. Önemsiz. İkincil.

Bu kısımda Origins kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Origins ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Origins anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Origins ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.