Osteoclastic türkçesi Osteoclastic nedir

  • İri kemik gözeye ilişkin.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Osteoklastlarla ilgili (kemik ve kıkırdaktan kalsiyum emen hücreler).
  • Osteoklastik.
  • Kemik rezerpsiyonunu artırıcı etkinlik.
  • (anatomi) osteoklastik.

Osteoclastic ingilizcede ne demek, Osteoclastic nerede nasıl kullanılır?

Osteoclast : Bir kusuru düzeltme amacıyla kullanılan kemik kırma cihazı. Kemik kanalları oluşturma amacıyla içine doku alan hücre (tıp veya medikal terimi). Kemik yıkımı yapan hücre. İri kemik göze. Osteoklast. Kemik yıkımında görev alan ve mononükleer fagosit sistemine dahil olan çok çekirdekli büyük kemik hücresi. Kemik kırma aygıtı. Kemik yıkımında görev alan ve tek çekirdekli fagosit sistemine dahil olan, çok çekirdekli bir kemik hücresi.

Osteoclastoma : Kemiğin dev hücreli tümörü. Dev hücreli kemik tümörü. Osteoklastom.

Osteoclasis : Deforme bir kemiğin müdahaleyle kırılması. Sakatlığı düzeltmek için kemik kırma ameliyatı. Osteoklazi. Kemiğin şekil bozukluğundan kırılması. Kemik erimesi. Kemik yutulması. Osleoklasis.

İngilizce Osteoclastic Türkçe anlamı, Osteoclastic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Osteoclastic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abaxial : Eksen dışı. Eksendışı. Aks kemiği dışında. Abaksiyal. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzak.

 

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Abdominal pain : Abdominal ağrı. Karın ağrısı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

Abdominal distention : Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Karın gerginliği. Abdominal gerginlik.

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

Abdomen : Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım. Abdomen. Karın. Karın (böcek gövdesinde). Karnın altı. Batın.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Osteoclastic synonyms : bone cell, abdominal palpation, intervention, a band, abattoir, treatment, abamectin, a c syndrom, a dna.