Out basket türkçesi Out basket nedir

  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Giden sepeti.

Out basket ile ilgili cümleler

English: You don't know anything about basketball, do you?
Turkish: Basketbol hakkında hiçbir şey bilmiyorsun, değil mi?

English: Let's talk about basketball.
Turkish: Basketbol hakkında konuşalım.

English: We were just talking about basketball.
Turkish: Sadece basketbol hakkında konuşuyorduk.

Out basket ingilizcede ne demek, Out basket nerede nasıl kullanılır?

Out : Dışarıda. Kovmak. Dışarı atmak. Çıkış. Yanmak. Meydana çıkmak. Dışarı. Kendini belli etmek. Ortaya çıkmak. Nakavt etmek.

Basket : Basketbol çemberi. Pota. Küfe. İnce kamış, söğüt dalı, hayıt, tel ve plastikten örme veya geçirme biçimiyle yapılandırılmış çeşitli biçimde oluşturulan yapıtlar olup genellikle iç sularda kullanılan, balığın içerisine girmesini sağlayan bir kapısı veya huni biçiminde bir giriş yeri bulunan, içine çekici yem konan, balıkların bir kez girdikten sonra çıkamayacağı biçimde yapılandırılmış tuzaklar. Sele. Sayı. Sepetlemek. Balon sepeti. Sepet örgüsünden yapılmış şey.

Out and about : Ayağa kalkacak kadar iyileşmiş. Hastalıktan kalkmış. İyileşmiş. İyileşme yolunda. İyileşmekte. Ayaklanmış.

Out and out : Son derece. Bütünlükle. Tamamen. Tam. Komple. Başlıbaşına. Su katılmadık.

 

Out at the elbows : Kılıksız. Hırpani. Eskimiş (giysi). Üstü başı dökülen.

Out breeding : Akraba dışı yetiştirme. Akraba olamayan hayvanlar arasında yapılan birleştirmeyi ön gören yetiştirme. Genetik olarak birbirine yakın olmayan bitki ya da hayvanların çaprazlanması. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Karşı döllenme.

Out band signalling : Bant dışı imleşim.

İngilizce Out basket Türkçe anlamı, Out basket eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Out basket ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abort : Çocuk aldırmak. Gelişememek. Bir işi yarım bırakmak. (bilgisayar) prosedürü durdurmak. Ölü çocuk doğurmak. Başarısızlıkla sonuçlanmak. Dölütünü düşürtmek. Dayandırmak. Çocuk düşürmek. Baş tutmamak.

Absolute loader : Mutlak yükleyici. Salt yükleyici.

Access key : Erişim anahtarı. (internet, bilgisayar) bilgisayar kullanıcısının klavyeyi kullanarak anında bir web sitesinin belirli bir bölümüne atlamasına izin veren tuş. Erişim tuşu.

Accelerator key : İvmelendirme tuşu. Kısayol tuşu. Belirli işlemler yapmak için hızlı erişim sağlayan tuş dizisi. Hızlandırıcı tuş. Hızlı erişim tuşu. Hızlandırma tuşu.

Access mechanism : Erişim mekanizması. Erişim düzeneği.

Access control entry : Erişim denetim girdisi. Erişim denetleme girişi.

Absolute device : Mutlak aygıt. Salt aygıt.

Abstract syntax tree : Soyut sözdizim ağacı. Soyut söz dizimi ağacı.

Accent char : Vurgu karakteri.

Abbreviate : Kırpmak. İhtisar etmek. Sadeleştirmek. Özetlemek. Kısaltmak.

Out basket synonyms : abnormal end, acception, ac adapter, access control, abort sequence, accent bar.