Out of gas türkçesi Out of gas nedir

Out of gas ile ilgili cümleler

English: The car ran out of gas before reaching the city.
Turkish: Şehre varmadan önce arabanın yakıtı bitti.

English: Our car ran out of gas after ten minutes.
Turkish: On dakika sonra arabamızın yakıtı bitti.

English: We ran out of gas in the middle of the desert.
Turkish: Çölün ortasında benzinimiz bitti.

English: Has the motorcycle run out of gas yet?
Turkish: Motosikletin benzini daha bitmedi mi?

English: Our car ran out of gas after two minutes.
Turkish: İki dakika sonra arabamızın yakıtı bitti.

Out of gas ingilizcede ne demek, Out of gas nerede nasıl kullanılır?

Out : Nakavt etmek. Ortaya çıkmak. Kendini belli etmek. Çıkarmak. Dışarı atmak. Meydana çıkmak. Dışarıda. Çıkış. Dışarı. Kovmak.

Of : Yüzünden. Li. -in. Nin. Karşı. -dan. İle ilgili. -den. Den. In.

Gas : Boş laf. Gazla zehirlemek. Benzin almak. Gaz vermek. Matrak şey. Havagazı. Gaz pedalı. Saçmalamak. Benzin. Övünmek.

Out of : -den dışarı. -da.....-ı -den....-ü -nin haricinde veya (oran olarak). -den yapılmış. -sız. -den uzak. Arasından. -siz. Dışına. -dan. Dışında.

Out of action : Kullanılmaz halde. Kullanım dışı. İşlemeyecek hale gelmiş. Sakatlanmış. Çalışmaz halde. Saf dışı (oyuncu veya asker). Kullanımdan çıkarılmış.

 

Out of band radiation : Bant dışı ışınım.

Out of commission : Kötü durumda. Bozuk. Hizmet dışı. Kullanılmaz durumda. Çalışamaz durumda. Görev yapamaz durumda.

Out of band signaling : Bantdışı imleşim.

Out of control : Kontrolden çıkmış. Kontrol edilemeyen. Ele avuca sığmaz. Kontrol edilemez. Zaptedilemez. Kendini kaybetmiş (öfkeden). Denetim dışı. Çığrından çıkmış. Kontrolden çıkmış olmak.

Out of breath : Nefesi kesilmiş. Soluksuz. Soluk soluğa. Nefes nefese. Soluğu kesilmiş. Soluğu kesilmiş bir halde. Nefessiz.

İngilizce Out of gas Türkçe anlamı, Out of gas eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Out of gas ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dog tired : Çok yorgun. Bitkin. Turşu gibi.

Tired to death : Halsiz düşmüş. Bitkin. Canı çıkmış.

Done for : Bitik. Ölmekte olan. Bitkin. Yaralanmış. Devam edemeyecek durumda. Yenilmiş. Harap edilmiş.

Dead tired : Yorgun. Çok uykusu gelmiş. Çok yorgun. Bitkin.

Dead beat : Bir aygıtın, çok sönümlü akımölçer iğnesinde olduğu gibi salınmadan durması. Bitik. Çok yorgun. Değersiz. Bitkin. Yorgunluktan ölmüş. Leşi çıkmış. Yorgun.

Out of gas synonyms : like death warmed up, been through the mill.