Outcried türkçesi Outcried nedir

  • Feryat.
  • Protesto (büyük çapta).
  • Bağırış.
  • Bağrışma.
  • Haykırma.
  • Haykırış.
  • Daha sesli bağırmak.
  • Protesto.
  • Velvele.
  • Bağırma.

Outcried ingilizcede ne demek, Outcried nerede nasıl kullanılır?

Outcries : İtiraz. Velvele. Bağrışma. Protesto. Daha sesli bağırmak. Protesto (büyük çapta). Feryat. Haykırma. Haykırış. Bağırma.

Outcrop : Patlama. Ortaya çıkmak. Baş gösterme. Aflörman. Patlak vermek. Yeryüzüne çıkmış kaya. Yeryüzüne çıkmak. Yeryüzüne çıkmak (kaya). Ortaya çıkma (istenmeyen bir olay). Kaya katmanının yeryüzüne çıkması.

Outcrope : Çıkma. Bir oluşuğun ya da bir yapının, yeryüzünde göründüğü yer ya da yüzey.

Outcropped : Ortaya çıkmak. Patlama. Toprağın yüzeyin dışarı fırlayan kaya tabakası. Yeryüzüne çıkmış kaya. Ortaya çıkma (istenmeyen bir olay). Yeryüzüne çıkmak. Yeryüzüne çıkmak (kaya). Patlak vermek. Aflörman. Kaya katmanının yeryüzüne çıkması.

Outcropping : Çıkıntı. Çıkma. Bir kayacın yeryüzüne çıkmış uzantısı. Mostra verme. Yeryüzüne çıkmış kaya. Yeryüzüne çıkıp görünen kaya. Yeryüzüne çıkmış ve açıkta olan büyük bir kayanın parçası.

Outcasting : Kimsesiz. Toplum dışına itilmiş kimse. Toplumdan dışlanmış. Toplum dışına itilmiş. Kovulmuş. Toplumdan kovulmuş. Toplumdan atılmış. Serseri. Aforoz edilmiş. Parya.

 

Outcastes : Kast dışı olan kimse. Herhangi bir kaste ait olmayan kimse. Parya. Kendi kastından ayrılmış olan kimse (hindistan'da). Parya (hindistan'da).

Outcall : Ev vizitesi. Teklifi yükseltmek. Eve fahişe çağırma. Pokerde bir önceki oyuncunun belirlediği potu arttırmak. Daha yüksek teklif vermek.

Outcasts : Aforoz edilmiş. Toplumdan dışlanmış. Kimsesiz. Parya. Kimsesiz tip. Toplum dışına itilmiş. Kovulmuş. Toplumdan kovulmuş. Toplumdan atılmış. Serseri.

Outcast : Toplum dışına itilmiş kimse. Serseri. Kovulmuş. Kimsesiz. Toplumdan kovulmuş. Toplumdan atılmış. Aforoz edilmiş. Parya. Toplum dışına itilmiş. Toplumdan dışlanmış.

İngilizce Outcried Türkçe anlamı, Outcried eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outcried ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Howled : Uğuldamak (rüzgar). Ürümek. Bağırmak. İnlemek. Havlamak. Uğuldamak. Kahkaha atmak. Ulumak.

Bawls : Bağırmak. Avazı çıktığı kadar bağırmak. Bas bas bağırmak. Haşlamak. Feryat etme. Yüksek sesle ağlamak. Zırlamak. Haykırmak. Avazı çıktığı kadar bağırmak (argo terim).

Clamored : Feryat etmek. Yaygara. Gürültü etmek. Bağırıp çağırmak. Haykırmak. Gürültü. Çığlık. Yaygara koparmak.

Bedlam : Çıfıt çarşısı. Kargaşa. Çok gürültülü ve kargaşalı bir yer. Gürültülü patırtılı yer. Karışıklık. Tımarhane gibi bir yer. Akıl hastanesi. Tımarhane. Kızılca kıyamet.

Bawl : Kışkırmak. Avazı çıktığı kadar bağırmak (argo terim). Bağırmak. Zırlamak. Avazı çıktığı kadar bağırmak. Haşlamak. Yüksek sesle ağlamak. Haykırmak. Feryat etme.

 

Clamoring : Çığlık. Feryat etmek. Gürültü. Yaygara koparmak. Haykırmak. Yaygara. Gürültü etmek. Bağırıp çağırmak.

Shout : Ses. Haykırmak. Banlamak. Bağırarak söylemek. Çağırmak. Kışkırmak. Bağırmak.

Ballyhoos : Propaganda yapmak. Reklam. Gürültülü propaganda. Gürültülü reklam yapmak.

Bellow : Bağırmak. Körük. Böğürtü. Kükreme. Kükremek. Öğürmek. Feryat etmek. Böğürmek.

Bellowing : Çok yüksek ses. Bağırmak. Böğürmek. Feryat etmek. Kükremek. Kükreme. Öğürmek. Körük.

Outcried synonyms : exclamations, bawling, howl, roar, furore, protest, vociferation, hollers, remonstrations, fracas, exclaiming, exogamous, cheer, chaos, trumpet, protesting, clamoured, clamour, whoop, bedlams, outcry, remonstrances, ejaculations, outcries, crossbred, hue and cry, chaoses, hollo, shrieked, protestations, clamouring, fuss, howls.

Outcried zıt anlamlı kelimeler, Outcried kelime anlamı

Purebred : Safkan. Soylu. Saf ırk. Safkan hayvan. Arıkan. Cins. Aynı genetik ırk veya gruba ait erkek ve dişi hayvanların birleştirilmesiyle elde edilen hayvan.

Endogamous : Kabile içinde evlenen. Birinin belirli bir grub veya kabile içerisinde evlenmesi. Akrabasıyla evlenen. Kapalı grup veya toplum evliliği.

Inbred : Küçük yaştan alışılmış. Öğrenilmiş. İnbred. Doğal. Uzun zaman boyunca edinilegelmiş. Yaradılıştan. Doğuştan. Akraba evliliği sonucu olan. Akraba evliliği sonucu doğmuş.