Outcrope türkçesi Outcrope nedir

  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Çıkma.
  • Bir oluşuğun ya da bir yapının, yeryüzünde göründüğü yer ya da yüzey.

Outcrope ingilizcede ne demek, Outcrope nerede nasıl kullanılır?

Outcrop : Ortaya çıkmak. Yeryüzüne çıkmış katman ya da kaya. Yeryüzüne çıkmak. Toprağın yüzeyin dışarı fırlayan kaya tabakası. Yeryüzüne çıkmak (kaya). Yeryüzüne çıkmış kaya. Patlak vermek. Baş gösterme. Kaya katmanının yeryüzüne çıkması. Patlama.

Outcropped : Patlak vermek. Baş gösterme. Ortaya çıkma (istenmeyen bir olay). Yeryüzüne çıkmak. Toprağın yüzeyin dışarı fırlayan kaya tabakası. Yeryüzüne çıkmak (kaya). Patlama. Ortaya çıkmak. Yeryüzüne çıkmış kaya. Aflörman.

Outcropping : Çıkma. Çıkıntı. Mostra verme. Yeryüzüne çıkmış ve açıkta olan büyük bir kayanın parçası. Bir kayacın yeryüzüne çıkmış uzantısı. Yeryüzüne çıkmış kaya. Yeryüzüne çıkıp görünen kaya.

Outcroppings : Mostra verme. Çıkma. Çıkıntı. Bir kayacın yeryüzüne çıkmış uzantısı.

Outcrops : Ortaya çıkmak. Patlak vermek. Yeryüzüne çıkmak (kaya).

Outcall : Eve fahişe çağırma. Teklifi yükseltmek. Ev vizitesi. Pokerde bir önceki oyuncunun belirlediği potu arttırmak. Daha yüksek teklif vermek.

Outcry : Protesto. Velvele. Halk protestosu. Haykırma. Bağrışma. Bağırma. Feryat. İtiraz. Daha sesli bağırmak. Bağırış.

 

Outcastes : Herhangi bir kaste ait olmayan kimse. Parya. Kendi kastından ayrılmış olan kimse (hindistan'da). Parya (hindistan'da). Kast dışı olan kimse.

Outcries : Velvele. Protesto (büyük çapta). Bağırış. Haykırma. İtiraz. Bağırma. Feryat. Daha sesli bağırmak. Protesto. Haykırış.

Outcaste : Parya. Kendi kastından ayrılmış olan kimse (hindistan'da). Kast dışı olan kimse. Herhangi bir kaste ait olmayan kimse. Parya (hindistan'da).

İngilizce Outcrope Türkçe anlamı, Outcrope eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outcrope ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Corbeling : Bindirme. Konsol. Destek. Boru desteği. Destekle çıkmak. Çıkma desteği. Bindirmelik.

Wake : Kaldırmak. Sabahlamak. Ölüyü bekleme. Yıllık tatil. Uyanık kalmak. Uyanmak. Uyandırmak. Sabahlama. Dümen suyu. Canlanmak.

Aftereffect : Daha sonradan ortaya çıkan etki. Etki sonrası. Sonraki etki. Artetki. İkincil etki. Geç etki.

Acrozone : Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar. Menzil zonu. Uç kuşağı.

Domino effect : Zincir reaksiyonu. Bir olayın doğrudan başka olaylar serisine neden olduğu kümülatif etki. Ardı ardına olma durumu. Zincir tepkisi. Bir iktisadi olayın kendine benzer bir dizi iktisadi olayı tetiklemesi sonucu ortaya çıkan etki. Domino etkisi.

Subsequence : Altdizi. Arkası gelme. Ardıllık. Sonradan gelme.

Balconies : Balkon.

Deal : Kağıt dağıtmak. Oyun kağıtlarını dağıtma. Anlaşma. İlgilenmek. Paylaştırmak. Kağıtları dağıtma sırası. Uyuşturucu işi yapmak. Meşgul olmak. Davranmak. Oyun kağıdı dağıtmak.

 

Materialisation : Gerçekleşme. Maddileştirme.

Upshot : Nihayet. Son. Netice. Sonuç.

Outcrope synonyms : placebo effect, bandwagon effect, just deserts, coattails effect, poetic justice, alcalic fumarole, coving, outgrowth, sequel, butterfly effect, advance of aglacier, product, offset, carets, dent, wallop, adjacent rock, resultant, adventive cone, spillover, caret, denouement, side effect, byproduct, knock on effect, final result, influence, brisance, conclusion, annotation, worst, effect, consequence.

Outcrope zıt anlamlı kelimeler, Outcrope kelime anlamı

Beginning : İptida. Neşet. Menşe. İlk adım. Başlangıç noktası. Başlama. Başlangıç. Esas. Kaynak. Baş.

Disappear : Unutulup gitmek. Görünmez olmak. Gözden kaybolmak. Ortadan kaybolmak. Yok olmak. Uçmak. Yitmek. Kaybolmak. Ortadan kalkmak.