Outcropped türkçesi Outcropped nedir

  • Aflörman.
  • Yeryüzüne çıkmak.
  • Patlak vermek.
  • Ortaya çıkmak.
  • Toprağın yüzeyin dışarı fırlayan kaya tabakası.
  • Yeryüzüne çıkmak (kaya).
  • Baş gösterme.
  • Kaya katmanının yeryüzüne çıkması.
  • Patlama.
  • Ortaya çıkma (istenmeyen bir olay).
  • Yeryüzüne çıkmış kaya.

Outcropped ingilizcede ne demek, Outcropped nerede nasıl kullanılır?

Outcropping : Mostra verme. Yeryüzüne çıkmış ve açıkta olan büyük bir kayanın parçası. Çıkma. Yeryüzüne çıkıp görünen kaya. Çıkıntı. Bir kayacın yeryüzüne çıkmış uzantısı. Yeryüzüne çıkmış kaya.

Outcroppings : Çıkıntı. Bir kayacın yeryüzüne çıkmış uzantısı. Mostra verme. Çıkma.

Outcrop : Baş gösterme. Ortaya çıkma (istenmeyen bir olay). Yeryüzüne çıkmak. Toprağın yüzeyin dışarı fırlayan kaya tabakası. Kaya katmanının yeryüzüne çıkması. Yeryüzüne çıkmış kaya. Yeryüzüne çıkmak (kaya). Ortaya çıkmak. Yeryüzüne çıkmış katman ya da kaya. Aflörman.

Outcrope : Çıkma. Bir oluşuğun ya da bir yapının, yeryüzünde göründüğü yer ya da yüzey.

Outcrops : Patlak vermek. Ortaya çıkmak. Yeryüzüne çıkmak (kaya).

İngilizce Outcropped Türkçe anlamı, Outcropped eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outcropped ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Explode : Aksini ispatlamak. Kırılmak. Yıkmak. Bozmak. Yanlış olduğunu göstermek. Köpürmek. Patlama yapmak. Havaya uçurmak. Patlamak.

Break through : İlerleme kaydetmek. Görünmek. Sökmek. Atılım yapmak. Engeli geçmek. Üstesinden gelmek. Zorla geçmek. Doğmak. Yarıp geçmek.

Betided : Haber vermek. Başına gelmek. Olmak. -e alamet olmak. Meydana gelmek.

Approve oneself : Görünmek.

Appears : Belli olmak. Gibi gelmek. Belirmek. Anlaşılmak. Görünmek. Benzemek. Gözükmek.

Blowouts : Elektrik sigortasının erimesi. Ziyafet. Rahat zafer. Alem. İnceleme. Araştırma. Delik. Kuyudan petrol veya gaz fışkırması. Soruşturma.

Blow up : Büyütmek (fotoğrafçılık terim). Tahrip etmek. Birden kızmak. Çılgına dönmek. Kopmak (fırtına vb). Agrandisman yapmak. İnfilak etmek. Kopmak (fırtına). Patlatmak.

Combustion : Yanma testi. Isı, ses ve ışık vererek ya da yayayarak oluşan, hızlı yükseltgenme tepkimesi. İştial. Tutuşma. Motor. Karışıklık. Gaz testi. Bir yakıtın oksijenle kimyasal tepkime yaparak ısı açığa çıkarması olayı. Yanma.

Erupted : Püskürmüş. Püskürmek. Patlayıp çıkmış. Çıkagelmek. Çıkmak. Patlamış. İndifa etmiş. Patlamak. Fışkırmak.

Outcropped synonyms : outcrops, blasting, blowup, burst, betides, deflagrations, break out, breaking out, outbreaking, arise, detonations, blowing up, outcropping, become of, blowout, betiding, boom, outbreak, detonation, bursts, flare, betide, blastings, arose, detonating, burst out, arises, arisen, unplanted, erupts, bursting, erupt, deflagration.

Outcropped zıt anlamlı kelimeler, Outcropped kelime anlamı

Planted : Ekili.