Outflank türkçesi Outflank nedir

  • Düşmanın yanından dolanıp arkasına geçmek.
  • Düşman kanadını çevirmek.
  • Düşman kanadını çevirmek (ordu).
  • Üstünlük sağlamak.

Outflank ingilizcede ne demek, Outflank nerede nasıl kullanılır?

Outflanked : Düşman kanadını çevirmek. Düşman kanadını çevirmek (ordu). Üstünlük sağlamak. Düşmanın yanından dolanıp arkasına geçmek.

Outflanker : Ustalıkla üstünlük sağlayan kimse. Üstünlük elde edecek şekilde hareket eden kimse. Atlatan kimse.

Outflanking : Rakibe beklenmedik saldırı yapmak amacıyla yandan veya her iki yandan yapacak şekilde bir konuma gelen (askeri). Avantaj elde eden. Üstünlük sağlayan. Becerikli bir manevra ile üstün gelen.

Outflanks : Düşman kanadını çevirmek (ordu). Düşman kanadını çevirmek. Düşmanın yanından dolanıp arkasına geçmek. Üstünlük sağlamak.

Outflew : Daha fazla uçmak. Fazla uçmak. Daha hızlı uçmak. Uçuşa geçmek.

Cash outflow : Nakit çıkışı. Para çıkışı.

Outfaces : Üstesinden gelmek. Bakışlarıyla altetmek. Yenmek. Meydan okumak. Gözünün içine bakarak utandırmak. Bakışları ile alt etmek. Alt etmek. Bakışları ile altetmek.

Outflow : Dışarıya akan. Dışarı akma. Taşma. Lavın püskürme sırasında yanardağ ağzından çıkarak alçak yerlere doğru yayılması olayı. Sızıntı. Lav taşması. Taşan miktar. Sızma. Ülke dışına akan. Dışarıya akan miktar.

 

Outface : Bakışları ile altetmek. Üstesinden gelmek. Bakışları ile alt etmek. Bakışlarıyla altetmek. Gözünün içine bakarak utandırmak. Yenmek. Alt etmek. Meydan okumak.

Outflow channel : Akıntı yolu. Bir selin, beslenme bölgesinden gelen yağmur ve kaynak sularının bir araya toplandığı anayatak.

İngilizce Outflank Türkçe anlamı, Outflank eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outflank ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Outmaneuvering : Üstünlük sağlayan. Taktikle yenmek. Üstünlük sağlama.

Go around : Herkese yetmek. Etrafında dolaşmak. Gezinme. Ele almak. Yeterince olmak. Gezinmek. Dolaşmak. Çok kişiye bulaşmak (hastalık). Yayılmak. Yaygın olmak.

Outclassing : Yenmek. Üstün olmak. Üstün.

Vanquish : Yenilgiye uğratmak. Mağlup etmek. Kırmak (kibir). Hakkından gelmek. Mağlubiyete uğratmak. Yenmek. Haklamak.

Outdo : Üstün gelmek. -den üstün olmak. Yenmek. Fark atmak. Bastırmak. -den çok daha iyi bir performans göstermek. -i geçmek. -i çok geride bırakmak. Üstün olmak. Geçmek.

Shell : Bombalamak. Bombardıman etmek. Ayıklamak. Topçu mermisi atmak. Deniz kabuğu. Kabuğunu çıkartmak. Top ateşiyle dövmek. Öğecik, özdecik ya da çekin içinde, kimi nicem sayıları eş, erkeleri birbirine yakın eksicik, çekincik topluluğu. Bir hayvanın, meyvenin, bazı yumurtaların, kalkerli, silisli, keratinsi ya da kitinli sert dış örtüsü. kavkı. Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya, nükleer enerji alanlarında kullanılır.

Outmaneuver : Hareket üstünlüğü sağlamak. Taktikle yenmek. Köşeye sıkıştırmak.

 

Overtopped : Tepesini aşmak. Üstün gelmek.

Outflank synonyms : locomote, outflanked, outflanks, scoop, trounce, trump, outmanoeuvred, crush, outmaneuvers, overtop, beat out, beat, outmaneuvered, best, have the whip hand of, get the whip hand of somebody, move, travel, outclassed, outsmart, outmanoeuvre, outclasses, go.

Outflank zıt anlamlı kelimeler, Outflank kelime anlamı

Stay in place : Yerinde kalmak.

Outflank ingilizce tanımı, definition of Outflank

Outflank kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To pass around or turn the flank or flanks of. To go beyond, or be superior to, on the flank.