Outflanker türkçesi Outflanker nedir

  • Ustalıkla üstünlük sağlayan kimse.
  • Atlatan kimse.
  • Üstünlük elde edecek şekilde hareket eden kimse.

Outflanker ingilizcede ne demek, Outflanker nerede nasıl kullanılır?

Outflanked : Düşman kanadını çevirmek. Düşman kanadını çevirmek (ordu). Düşmanın yanından dolanıp arkasına geçmek. Üstünlük sağlamak.

Outflank : Üstünlük sağlamak. Düşmanın yanından dolanıp arkasına geçmek. Düşman kanadını çevirmek (ordu). Düşman kanadını çevirmek.

Outflanking : Rakibe beklenmedik saldırı yapmak amacıyla yandan veya her iki yandan yapacak şekilde bir konuma gelen (askeri). Avantaj elde eden. Becerikli bir manevra ile üstün gelen. Üstünlük sağlayan.

Outflanks : Düşman kanadını çevirmek. Üstünlük sağlamak. Düşman kanadını çevirmek (ordu). Düşmanın yanından dolanıp arkasına geçmek.

İngilizce Outflanker Türkçe anlamı, Outflanker eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outflanker ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Go around : Salgın olmak. Ele almak. Dolaşmak. Elden ele dolaşmak. Yaygın olmak. İnsandan insana yayılmak. Yayılmak. Herkese yetmek. Çok kişiye bulaşmak (hastalık). Yeterince olmak.

Go : İddiaya girmek. Söylenmek. Yok olmak. Sonuçlanmak. İlerlemek. Tükenmek. Olmak. Yapılmak. Girmek. Kaybolmak.

 

Shirk : Ense yapmak. Kaçınmak. Atlatmak. İşten kaytarmak. Dalga geçmek. Yan çizmek. Vazifeden kaçmak. Kaytarmak.

Noncitizen : Kaçak yabancı. Vatandaş olmayan kimse. Yurttaş olmayan kimse. Yabancı ülkeden kişi. Vatandaşlık almamış kişi.

Traveler : Pazarlamacı. Pazarlamacı (ingiliz ingilizcesi). Seyyar iskele. Gezmen. Seyahat eden. Transbordör. Seyyah. Yolcu. Bkz.traveller. Seyahat eden kimse.

Move : Duygulandırmak. Bir cismin başka bir cisme ya da cisimlere göre yer değiştirme eylemi. Kıpırdanmak. Hareket etmek. Veriyi ana bellekte bir yerden başka bir yere aktarma. Taşınmak. Taşımak. Tahrik etmek. Oynamak. Devinmek.

Circumventer : Gerçeklerden kaçan kimse. Kuşatan kimse. Çevreleyen kimse. Çember içine alan kimse. Yan çizen kimse. Dolambaçlı yollara sapan kimse. By-pass yapan kimse.

Exile : Sürgün etmek. Sürgün edilen kimse. Kovmak. Sürmek. Sürülen kişi. Yurdundan sürülme. Sürgüne göndermek. Sürgün. Sürmek (yurt dışı vb). Sürgüne yollamak.

Foreigner : Yabancı. Ek veya kaçak iş. Dışarlıklı. Ecnebi. Yabancı kişi.

Deportee : Sınır dışı edilmiş kimse. Sürgün. Sınırdışı edilen kimse. Sınır dışı edilen kimse.

Outflanker synonyms : importee, metic, locomote, alien, travel, shirked, import, gringo, traveller, au pair, shirks.

Outflanker zıt anlamlı kelimeler, Outflanker kelime anlamı

Stay in place : Yerinde kalmak.

Citizen : İkamet eden kimse. Yurttaş. Sakin. Hemşehri. Uyruklu. Uyruk. Bir devletin bağımı altında bulunan kimse. Bir devlet ya da ulusa mensup kişi. Vatandaş. Hemşeri.