Outflew türkçesi Outflew nedir

  • Uçuşa geçmek.
  • Daha hızlı uçmak.
  • Daha fazla uçmak.
  • Fazla uçmak.

Outflew ingilizcede ne demek, Outflew nerede nasıl kullanılır?

Outflank : Düşman kanadını çevirmek. Düşmanın yanından dolanıp arkasına geçmek. Düşman kanadını çevirmek (ordu). Üstünlük sağlamak.

Outflanked : Üstünlük sağlamak. Düşman kanadını çevirmek. Düşmanın yanından dolanıp arkasına geçmek. Düşman kanadını çevirmek (ordu).

Outflanker : Ustalıkla üstünlük sağlayan kimse. Atlatan kimse. Üstünlük elde edecek şekilde hareket eden kimse.

Outflanking : Avantaj elde eden. Üstünlük sağlayan. Rakibe beklenmedik saldırı yapmak amacıyla yandan veya her iki yandan yapacak şekilde bir konuma gelen (askeri). Becerikli bir manevra ile üstün gelen.

Outflanks : Düşman kanadını çevirmek. Üstünlük sağlamak. Düşman kanadını çevirmek (ordu). Düşmanın yanından dolanıp arkasına geçmek.

Cash outflow : Nakit çıkışı. Para çıkışı.

Outflows : Akan miktar. Sızma. Sızıntı. Taşan miktar. Dışarı akma.

Outfly : Uçuşa geçmek. Daha fazla uçmak. Daha hızlı uçmak. Fazla uçmak.

Outflow : Boşalma. Ülke dışına akan. Dışarıya akan miktar. Taşma. Dışarıya akan. Lav taşması. Taşan miktar. Lavın püskürme sırasında yanardağ ağzından çıkarak alçak yerlere doğru yayılması olayı. Sızma.

 

Capital outflow : Bir ülkeden dışarıya sermaye çıkışı. Sermaye çıkışı. Sermaye ihracı.

İngilizce Outflew Türkçe anlamı, Outflew eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outflew ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Store : Ambar. İşletmelerde malların alımı, birikimi, korunması, dağıtımı için kullanılan ve bunları dış etkilerden koruyan kapalı yer. Saklamak. Koruncak. Stok. Mağaza. Ardiyeye koymak. Çeşitli şeylerin korunup saklandığı kapalı yer. Akılda tutmak. Depo.

Sales outlet : Bayilik. Satış mağazası.

Market place : Çarşı. Bir köyün, kasabanın ya da kentin özeğinde, ürünlerin getirilip satıldığı, haftanın bir ya da birkaç gününde ya da sürekli olarak kurulu ve açık bulundurulan alım satım yeri. Pazar. Pazar alanı. Pazar yeri. Pazaryeri.

Illegalise : Yasadışılaştırmak. İllegalleştirmek. Suç haline getirmek. Yasaklamak. Kanun dışı deklare etmek (illegalize olarak da yazılır). İllegal ilan etmek. (britanya ingilizcesi) yasadışılaştırmak. Kanun ile yasaklamak.

Product : Hasıla. Üretilen mal ve hizmetler. Eğitim, iktisat, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sonuç. Ürün. Bileşke. Verim. Çarpım. Netice. Bir üretim etkinliği sonunda yaratılan malların fiziki değerleri.

Ware : Mal. Porselen eşya. Dikkat etmek. Pişmiş toprak gereçler. Emtia. Mamul mal. Eşya. Tabak çanak.

Discount store : Ucuza mal satan dükkan. İndirim mağazası. İndirimli ürünler satan dükkan. İndirimli satış mağazası. İskonto kurumu.

General store : Çok çeşitli ürünler satan küçük perakendeci dükkan. Bakkal. Market. Genel mağaza. Taşra marketi.

 

Shopping mall : Avm (alışveriş merkezi). Trafiğe kapalı alışveriş merkezi. Alışveriş merkezi.

Shop : Alışveriş yapmak. Ele vermek. Okul. İş. Araştırmak. Alışverişe çıkmak. Meslek. Araştırma yapmak. Alışveriş etmek.

Outflew synonyms : strip mall, place of business, country store, ban, nix, proscribe, censor, illegalize, discount house, center, shopping centre, shopping center, mall, trading post, market, discounter, outfly, veto, department store, criminalize, merchandise, business establishment, mart, mercantile establishment, emporium, forbid, plaza, retail store, criminalise, interdict, disallow, wholesale house, prohibit.

Outflew zıt anlamlı kelimeler, Outflew kelime anlamı

Decriminalize : Suç olmaktan çıkarmak. Decriminalise. Bir şeyi yasal yapmak (örneğin, esrar). Yasallaştırmak.

Legalize : Kanuni kılmak. Meşru kılmak. İmza vb mahkemece tasdiki. Meşrulaştırmak. Onaylamak. Yasallık kazanmak. Hukukileştirmek. Yasallaştırmak. Yasal hale getirmek. Kanunlaştırmak.

Allow : İmkan vermek. Hoş görmek. Fikrinde olmak. Kabul etmek. İtiraf etmek. Hesaba katmak. İndirim yapmak. Sağlamak. Vermek. Müsaade etmek.

Outflew antonyms : decriminalise, permit, lawful.