Outlie türkçesi Outlie nedir

  • Aşırı yalan söylemek.
  • Yalan söylemede aşırıya kaçmak.
  • Yalan söylemede veya yalancılıkta ileri gitmek.
  • (birini) yalancılıkta veya yalan söylemede geçmek veya geride bırakmak.
  • (birinden) daha büyük yalancı olmak.
  • Çok fazla yalan söylemek.

Outlie ingilizcede ne demek, Outlie nerede nasıl kullanılır?

Outlier : Çalıştığı yerden belli bir mesafede oturan kişi. Diğerlerinden veya yerinden uzakta olan şey veya kişi. Yatay ya da bir yana eğimli katmanlardan oluşan bir yaylada, akarsu aşındırmasından az çok kurtulabilen ve aşınmadan önceki yüzeyin bir parçası olan tepecik. Tanıktepe. Erozyonla ana oluşumdan ayrılmış olan kaya parçası (jeoloji). Şahit tepe. Aykırı değer. Sapkın gözlem. Dışında veya uzağında bulunan şey veya kişi.

Outlier observation : Aykırı gözlem.

Outliers : Aykırı değerler. Diğerlerinden veya yerinden uzakta olan şey veya kişi. Bir örnekteki ölçümler arasındaki bir gözlemin göze çarpan bir biçimde diğer gözlemlerden sapması. Çalıştığı yerden belli bir mesafede oturan kişi. Erozyonla ana oluşumdan ayrılmış olan kaya parçası (jeoloji). Uç değerler. Aykırılıklar. Dışında veya uzağında bulunan şey veya kişi.

Outlies : (birini) yalancılıkta veya yalan söylemede geçmek veya geride bırakmak. (birinden) daha büyük yalancı olmak. Yalan söylemede veya yalancılıkta ileri gitmek. Çok fazla yalan söylemek. Aşırı yalan söylemek. Yalan söylemede aşırıya kaçmak.

 

Additive outlier : Toplamsal aykırı gözlem.

Outline numbered list : Numaralı ana hat listesi. Ana çizgiler sıralı listesi.

Outline border : Kontur.

Outline all : Tümü anahatlı. Tümü anahat.

Outline master : Asıl anahat.

Outline level : Düzey çerçevele. Ana hat düzeyi. Anahat düzeyi.

İngilizce Outlie Türkçe anlamı, Outlie eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outlie ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sketch : Kroki. Skeç. İşleyeceği konuyu genişletmeden, en can alıcı çizgiler içinde veren, çoğu kez güncel olaylara ve aile sorunlarına değinen ve bir nükte ile biten kısa güldürü. vodvil, burlesk, revü gibi, kurgu dizgesine göre ortaya çıkarılan gösterilerde yerini alır. bugün televizyon reklamlarında da çok kullanılır. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Taslak. Kısaca tarif etmek. Kabataslak resmini yapmak. Dekor taslağı. Kabataslak resim. İleride gerçekleştirilecek herhangi bir şey için yapılan önçalışma.

Adumbrate : Hissettirmek. İma etmek. Anıştırmak. Dokundurmak. Sezdirmek. Kinayeli kinayeli konuşmak. Taslağını çizmek.

Unit : Vahit. Bütünlük. Öğe. Takım. Birim. Eşya. Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. İnternasyonal ünite. Birlik. Ünite.

Describe : Çizmek. Betimleme yapmak. Vasıflandırmak. Tasvir etmek. Resmetmek. İzah etmek. Anlatmak. İfade etmek. Betimlemek. Tanımlamak.

Depict : Dile getirmek. Tasvir etmek. Betimleme yapmak. Göstermek. Resmini çizmek. Resmetmek. Tarif etmek. Betimlemek. Anlatmak. Çizmek.

 

Block out : Bloke etmek. Girmesini engellemek. Doldurma. Taslak yapmak. Üzerinde oynamak (fotoğraf vb). Görmezden gelmek. Akıldan çıkarmak. Zihinden uzaklaştırmak. Kötü bir olayı zihinden uzaklaştırmak.

Draw : Keşide. Kura. Çekme. Çekmek. Ağızdan laf almak için söylenen söz. İlgi çekici şey. Yem. Futbol, bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Devam etmek. Karalamak.

Outlie synonyms : social unit, outlies.

Outlie zıt anlamlı kelimeler, Outlie kelime anlamı

Inside : İçeriye. İç (taraf). Gizli. İçinde. İçerisine. İçerisinde. İçerde. İç kısım. İçeri. Ç.

Indoors : Evde. İç mekanlar. İçeri. İçeriye. Ev içine. Eve. Ev içinde. İçeride.

Outlie ingilizce tanımı, definition of Outlie

Outlie kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To exceed in lying.