Outrageous türkçesi Outrageous nedir

  • Zalim.
  • Fazlasıyla frapan.
  • Aşırı.
  • Taşkınca.
  • Acayip.
  • Utanmak.
  • Rezil.
  • Şoke edici.
  • Şok edici.
  • Çok fazla.
  • Terbiyesiz.
  • Çok çirkin.
  • Ahlaksız.
  • Ölçüsüz.
  • Öfke uyandırıcı.
  • Çirkin.
  • Acımasız.
  • Aşırı kötü.

Outrageous ile ilgili cümleler

English: That's outrageous.
Turkish: O rezil.

English: The store where we used to buy those started charging outrageous prices, so we had to find another store.
Turkish: Onları satın aldığımız mağaza, aşırı yüksek fiyat koymaya başladı, o yüzden başka bir mağaza bulmak zorunda kaldık.

English: Is that really so outrageous?
Turkish: Gerçekten o kadar çirkin mi?

English: That sounds outrageous.
Turkish: O rezil görünüyor.

English: These prices are outrageous.
Turkish: Bu fiyatlar çok fazla.

Outrageous ingilizcede ne demek, Outrageous nerede nasıl kullanılır?

Outrageous price : Fahiş fiyat.

Outrageously : Skandal yaratacak biçimde. Şok edici bir şekilde. Saldırganca. Ahlaksızca. Alay edilecek bir biçimde.

Outrageousness : Rezalet. Rezillik.

An outrage upon decency : Tecavüz. Irza tecavüz.

An outrage upon justice : Hak çiğneme. Adaletsizlik.

Outraging : Tecavüz etmek. Kırmak. Hakların açıkça çiğnenmesi. Kanuna karşı hareket etmek. Hakaret etmek. Zedelemek (onur vb.). Çok öfkelendirmek. Çiğnemek. Zorlamak. Kötü davranmak.

 

Outraged : Çileden çıkmış. Şaşkınlığa uğramış. Sarsılmış. İhlal edilmiş. İncitilmiş. Zarar görmüş. Öfkeli. Şaşkına dönmüş.

Outrages : Rezalet. Çiğnemek. Tecavüz etmek. Hakaret etmek. Yasadışı hareket. Tecavüz. Kanuna karşı hareket etmek. Hakların açıkça çiğnenmesi. Hakaret. Kötü davranmak.

Outrage : Tecavüz. Çiğnemek. Kırmak. Zorlamak. Hakaret etmek. Hakaret. Tecavüz etmek. Çok öfkelendirmek. Nefretini uyandırmak. Büyük öfke.

İngilizce Outrageous Türkçe anlamı, Outrageous eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outrageous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dimensionless : Yükseklik genişlik ve derinliği olmayan. Boyutsuz. Boyutları olmayan. Ebatsız.

Extravagant : Mantıksız. Haddinden fazla. Müsrif. Savurgan. Saçma.

Bloodying : Kan gibi. Kanatmak. Kanlı. Kana susamış. Kör olasıca. Kanla kaplı. Kanını akıtmak. Kana bulanmış. Lanet olası.

Crappier : Boktan. Bombok. Berbat.

Ebulliently : Taşkın bir şekilde. Taşarak. İçi içine sığmayarak. Şevklice. Taşarak (sıvı). Sevinçle. Coşkuyla. Kaynayarak (sıvı). Şen şakrak bir şekilde.

Blush : Utançtan kızarmak. Kızarmak (yüz). Utanma. Kızartmak. Kızarmak (yüz vb). Utanıp kızarma. Kırmızılaşmak. (yüzü) kızarmak. Yüzü kızarmak. Kızarmak.

Bloodier : Kanını akıtmak. Kör olasıca. Lanet olası. Kan gibi. Kana bulanmış. Kanayan. Kan dökülen. Kanla kaplı. Uğursuz.

Extremer : Aşırıya kaçan. Son derece. Kesin. En uç. Şiddetli. Olağanüstü. İfrata kaçan. Mutlak.

Excessive : Aşkın. Müthiş. Azgın. Fazla. Fahiş. Taşkın. Haddinden fazla.

 

Outrageous synonyms : be shy, beyond all reason, bellyful, countless, crassest, acute, feel shame, draggletailed, black hearted, be ashamed, crotchets, horrid, by half, a lot, beneath contempt, foulest, caddish, immeasurable, bowelless, traumatic, feel humiliated, acutest, feel small, brutal, bestial, bughouse, contemptible, crotchet, feel shame at, acutes, awfully, bizarres, dirty.

Outrageous zıt anlamlı kelimeler, Outrageous kelime anlamı

Inoffensive : Mazlum. Kendi halinde. Zararsız. Tehlikesiz. İncitmeyen. Zararı dokunmayan.

Moderate : Orta. Hafifletmek. Hafiflemek. Ilıman. Yatıştırmak. Ilımlı kimse. Azalmak. Görüşleri aşırıya kaçmayan. Yumuşamak. Ilımlı.

Outrageous ingilizce tanımı, definition of Outrageous

Outrageous kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Furious. Exceeding the limits of right, reason, or decency. Atrocious. Involving or doing an outrage. Of the nature of an outrage. Violent.