Extravagant türkçesi Extravagant nedir

Extravagant ile ilgili cümleler

English: Tom has an extravagant lifestyle.
Turkish: Tom'un savurgan bir yaşam tarzı var.

English: This diamond ring is too extravagant for me.
Turkish: Bu elmas yüzük benim için çok abartılı.

English: My salary doesn't allow us to live extravagantly.
Turkish: Benim maaşım bizim müsrifçe yaşamamıza izin vermez.

English: He is inclined to look at everything from the standpoint of its practicality and is neither stingy nor extravagant.
Turkish: O her şeye pratikliği bakımından bakma eğilimindedir ve ne pinti ne de savurgandır.

Extravagant ingilizcede ne demek, Extravagant nerede nasıl kullanılır?

Extravagantly : Aşırı. Pahalıya mal olan bir tarzda. Savurgan bir tarzda. Müsrif bir şekilde. Müsrifçe. Savurgan bir şekilde. Har vurup harman savurarak. Gereksiz bir şekilde. Aşırı şekilde.

Extravagantness : Müsriflik. İleri gitme. Müfritlik. Tutumsuzluk. Mübalağalı olma. Fazlalık. Aşırılık. Savurganlık.

Unextravagant : Müsrif olmayan. Savurgan olmayan. Aşırı olmayan. Ölçüsüz olmayan.

Extravagance : Aşırılık. Mantıksızlık. Müsriflik. Boşa harcama. Tutumsuzluk. Savurganlık. Taşkınlık. Ölçüsüzlük. Delilik. Abartı.

 

Extravagances : Savurganlık. Aşırılık. Abartı. Mantıksızlık. Taşkınlık. Tutumsuzluk. Boşa harcama. İsraf. Delilik. Ölçüsüzlük.

Extravagation : Müsrif olma. Haddini aşma. Başıboş dolaşma. İleri gitme.

Exaggerated extravagance : Kaynakların veya paranın aşırı savurganlığı. Abartılı müsriflik. Aşırı israf.

Extravasation : Kimi ilaçların toplardamar içine uygulanması sırasında enjektör iğnesi veya kataterden sızarak deri altı dokusuna sızması. Akış (tıp veya medikal terimi). Ekstravazasyon. Taşma. Dökülme.

Extravasate : Dışarıya akmak (damardan kan). Damarlardan dışarıya kan akıtmak veya akmak. Damarından dışarı akmak. Damarından dışarı taşmak (tıp veya medikal terimi). Dışarıya akıtmak (damardan kan).

Extravaganza : Zengin dekorlu piyes. Serbest tarzda müzik. Fantezi. Fantezi müzik.

İngilizce Extravagant Türkçe anlamı, Extravagant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Extravagant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fallacious : Yanlış. Çürük. Hatalı. Temelsiz. Yanlış fikirlere dayanan. Safsata. Aldatıcı. Boş. Yanıltıcı.

Consumptives : Verem hastası. Konsumptif. Göğüs hastası. Tüketim mallarına ait. Veremli. Tüketim. Tüketilecek.

Crassest : Galiz. Densiz. Aptal. İncelikten yoksun. Dangalak. Bön. Aptalca. Görgüsüz. Dangalak (argo terim). Hissiz.

Absurds : Abzürd. İpe sapa gelmez. Abes. Olanaksız. Gülünç. Anlamsız. Uyumsuz. Manasız.

Excessive : Fahiş. Azgın. Lüzumsuz. Müthiş. Fazla. Çok fazla. Taşkın.

Immoderate : İtidalsiz. Çok fazla. Dengesiz.

Acute : Şiddetli. Ağır. Dar (açı). Dar. Sivri. İlerlemiş. Açıkgöz. Zeki. Akut.

 

Too much : Çok fazla miktarda. Çok pahalı. Pek çok. Ziyade. Fazla. Çok fazla.

Measureless : Hesapsız. Hadsiz. Çok geniş. Sınırsız. Sonsuz.

Asinine : Aptalca. İnatçı. Eşek gibi. Eşek. Eşekçe (argo terim). Eşek (argo terim). Aptal. Eşekçe. Ahmakça.

Extravagant synonyms : prodigal, brutishly, profligate, crass, beyond the bounds of reason, cloying, unrestrained, extremer, dissipator, excess, doited, ballocks, exceeding, profuse, lavishes, prodigals, crasser, fantastic, gratuitous, dimensionless, cruelly, counterintuitive, extremest, to a fault, to a degree, blether, improvident, excessively, bafflegab, overweening, extreme, consumptive, bathetic.

Extravagant zıt anlamlı kelimeler, Extravagant kelime anlamı

Restrained : Tutulmuş. Bastırılmış. Kendine hakim. İhtiyatlı. Ölçülü. Ilımlı. İtidalli. Sakin. Dar (tiyatro terimi). Sade.

Thrifty : Tasarruflu. Tutumlu. Kanaatkar. Hesaplı. İdareci. Verimli. İdareli. Gür.

Extravagant ingilizce tanımı, definition of Extravagant

Extravagant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Wandering beyond one`s bounds. Hence, foreign. Roving. One who is confined to no general rule.