Outstaring türkçesi Outstaring nedir

  • Alt etmek.
  • Yenmek.
  • Bakışlarıyla altetmek.
  • Üstesinden gelmek.

Outstaring ingilizcede ne demek, Outstaring nerede nasıl kullanılır?

Outstare : Yenmek. Alt etmek. Üstesinden gelmek. Bakışlarıyla altetmek.

Outstared : Bakışlarıyla altetmek. Alt etmek. Yenmek. Üstesinden gelmek.

Outstares : Bakışlarıyla altetmek. Yenmek. Alt etmek. Üstesinden gelmek.

Outstand : Limanı terketmek. Tasarım yapmak. Ön plana çıkmak. Belirgin olmak. Direnmek. Farkedilebilir olmak. Katlanmak. Dışında kalmak. Dayanmak. Denize açılmak.

Outstanding : Yarım kalmış. Henüz yapılmamış. Tamamlanmamış. Kalburüstü. Seçkin. Çok iyi. Ödenmemiş. Öne çıkan. Diğerlerinden iyi. Üstün.

Outstanding debt : Tahsil edilmemiş borç. Devreden borç. Ödenmesi gereken borç ana parası. Tahsil olunmamış borç. Ödenmemiş borçlar. Ödenmemiş borç.

Outstanding interest : Ödenmemiş faiz. Henüz ödenmemiş ürem. dönüşümdeki ürem. Ödenmemiş ürem.

Outstations : Uzak bölgede olan istasyon. İleri karakol. Merkezden uzak şube.

Outstandingly : Olağanüstü bir şekilde. Mükemmelen. Alışılmadık biçimde. Mükemmel biçimde. Belirgin bir biçimde. Mükemmel şekilde.

Outstandings : Öneli gelmiş ve bitmiş olduğu halde ödenmemiş olan borç artıkları. Ödenmemiş borçlar. Kalıntılar.

 

İngilizce Outstaring Türkçe anlamı, Outstaring eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outstaring ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Beating up : Külüstür. Pataklamak. Fena halde pataklamak. Toplamak (askeri terim). Dövmek. Çırpmak. Tekme tokat girişmek. Saldırmak. Hücum etmek.

Circumvented : Tekerine çomak sokmak. Önlemek. Savmak. Atlatmak. Yana kaçmak. Tuzağa düşürmek. Engellemek. Üstün gelmek.

Achieve : Kazanmak. Elde etmek. Ulaşmak. Başarmak.

Become worn : Yalama olmak (vida vb).

Beat up : Külüstür. Çırpmak. Pataklamak. Döverek yaralamak. Hücum etmek. Fena halde pataklamak. Saldırmak. Tekme tokat girişmek. Hırpalamak. Dövmek.

Best : En çok. Baskın çıkmak. En iyi şekilde. En. Geçmek. Hakkından gelmek. Birinci sınıf. En iyisi.

Circumvent : Engellemek. -den kaçmak. Açığını yakalamak. Tuzağa düşürmek. Üstün gelmek. Çevresini sarmak. Bozmak. Atlatmak.

Annihilates : İptal etmek. Ortadan kaldırmak. Bozmak. Elemek. Mahvetmek. Feshetmek. İmha etmek. Yok etmek. Yoketmek.

Come to grips with : İşe eğilmek. İle kapışmak. -ile aşırı derecede ilgilenmek. İcabına bakmak. Esaslarını ele almak. Üzerinde ciddi olarak durmak. İle uğraşmak. Dövüşmeye başlamak. Çok çaba sarf etmek.

Outstaring synonyms : outstare, break through, bests, blow away, striking, conspicuous, outstared, annihilating, outfaced, beat, bludgeoned, accomplishes, outstares, accomplish, spectacular, apply to, come through, coming through, bring off, bear the bell, outfacing, outfaces, break the back of, beat all hollow, bludgeon, carry it off, beat somebody hollow, bludgeons, bear down, carry away the bell, besting, salient, outface.

Outstaring zıt anlamlı kelimeler, Outstaring kelime anlamı

Inferior : Aşağı derecede olan kimse. Alt, alt taraf. İnferiyor. Ast rütbede. Kalitesiz. Aşağı. Alt. Aşağı derecede olan şey. Bayağı. İkinci derecede.

Inconspicuous : Önemsiz. Farkedilmez. Farkedilmeyen. Göze çarpmayan.