Outwith türkçesi Outwith nedir
Outwith ingilizcede ne demek, Outwith nerede nasıl kullanılır?
Outwit : Atlatmak. Zekası ile alt etmek. Kurnazlıkla alt etmek. Mat etmek. Kurnazlıkla yenmek. Keklemek. Kurnazlıkla altetmek. Galip gelmek. Yenmek. Zekası ile altetmek.
Outwits : Galip gelmek. Mat etmek. Atlatmak. Kurnazlıkla yenmek. Keklemek. Kurnazlıkla alt etmek. Çarpmak. Zekası ile altetmek. Zekası ile alt etmek.
Outwitted : Galip gelmek. Kurnazlıkla alt etmek. Atlatmak. Çarpmak. Zekası ile alt etmek. Keklemek. Mat etmek. Kurnazlıkla yenmek. Zekası ile altetmek.
Outwitting : Zekası ile alt etmek. Keklemek. Çarpmak. Galip gelmek. Atlatmak. Zekası ile altetmek. Kurnazlıkla alt etmek. Kurnazlıkla yenmek. Mat etmek.
Outwait : Harekete geçmek yerine beklemekle daha iyi veya yararlı sonuç almak. Sonuna kadar beklemek.
Outwaits : Harekete geçmek yerine beklemekle daha iyi veya yararlı sonuç almak. Sonuna kadar beklemek.
Outwardly : Dışarıdan. Dışa doğru. Sureta. Dış görünüşe göre. Görünürde. Görünüşte. Dıştan.
Outwalking : Yürüyüşte iyi olmak. Yürürken geride bırakmak. -den daha fazla yürümek.
Outwalked : Yürüyüşte iyi olmak. Yürürken geride bırakmak. -den daha fazla yürümek.
Outward : Dışa doğru. Görünen. Dıştan. Harici. Dışarıya. Dışa doğru olan. Dışarıya giden. Bkz.outwards. Dışarıya doğru. Dış.
İngilizce Outwith Türkçe anlamı, Outwith eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Outwith ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Outlying : Merkezden uzak. Uzakta bulunan. Ücra. Etraftaki. Kent sınırı dışı. Memleket dışı. Kuş uçmaz kervan geçmez. Uzak. Merkez dışı.
Exterior : Zahiri. Dış kaynaklı. Dışyüz. Görünüş. Dışsal. Gösteriş. Harici.
Outboards : Çevre. Takma motorlu. Teknelerin gövdesine dıştan takılabilen motor. Dıştan motorlu. Teknedışı. (motor) dıştan takılan. Tekne dışı. Dıştan takmalı motor. Dıştan.
Outdo : -den üstün olmak. Yenmek. Fark atmak. -i geçmek. -i bastırmak. Üstün gelmek. -i çok geride bırakmak. -den çok daha iyi bir performans göstermek. Bastırmak. Üstün olmak.
Extrinsic : Yabancı. Dışarda. bir organ ya da bir parçasının içinde olmayan kas. 3.hücre zarının dışında ya da kısmen dışarı doğru bulunan proteinler. periferal proteinler. Dış kaynaktan. Eğreti. Dışarıdan. Ekstrinzik. Dıştan gelen. Geçici. Esaslı olmayan.
Out : Ortaya çıkmak. Dışarıda. Nakavt etmek. Çıkış. Bayılmak. Kendini belli etmek. Dışarı çıkarmak. Meydana çıkmak. Dışarı atmak.
Outdoors : Dışarıda. Açık havada. Açık hava.
Offshore : Karadan gelen. Kıyıdan uzak. Açık deniz. Ofşor. Yabancı ülkeden. Yabancı. Kıyıdan (deniz yönünde) açıkta bulunan. Kıyıdan uzakta. Denizlerin kıyıdan uzak bölümü.
Exo : Dışından. Dışına. Ekzo.
Ecto : Ekto.
Outwith synonyms : social unit, outmatch, insets, outstrip, outside of, outdoor, insetting, outers, outgo, outboard, outsides, forth, inset, surpass, outperform, outer, ex parte, exteriors, externus, exogenous, external, dehors, outside, exceed, abroad, bricks, foreign, unit, surmount, free world.
Outwith zıt anlamlı kelimeler, Outwith kelime anlamı
Defuse : Patlayıcı fitilini sökmek. Dağıtmak. Patlayıcıyı etkisiz hale getirmek. (ortamı) sakinleştirmek. Etkisiz hale getirmek. Yatıştırmak. Etkisizleştirmek. Tapasını çıkarmak. Tansiyonu düşürmek.
Unmuzzle : Konuşma özgürlüğü vermek. Burunsalığını çıkarmak.

Bu kısımda Outwith kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Outwith ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Outwith anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Outwith ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.