Overage türkçesi Overage nedir

  • Yaşı geçmiş.
  • Yaşı büyük.
  • Mal fazlası.
  • Aşırı yaşlanmak.
  • [#fazla Fazlalık].
  • Yaşı geçkin.
  • Nakliyat sigortasında geminin klasmanına giremeyecek şekilde yaşlı olması.
  • Geçkin.
  • Konşimentoda gösterilenlerin dışındaki ilave mallar.

Overage ile ilgili cümleler

English: The mobile phone you have dialed is either switched off or outside the coverage area, please try again later.
Turkish: Aradığınız telefon ya kapalı ya da kapsama alanı dışında, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.

Overage ingilizcede ne demek, Overage nerede nasıl kullanılır?

Overaged : Aşırı yaşlanmış. Yaşlı. Yaşı geçkin. Aşırı yaşlandırılmış.

Overaged alloy : Aşırı yaşlanmış alaşım. Aşırı yaşlandırılmış alaşım.

Overaged structure : Aşırı yaşlanmış yapı.

Overages : Fazlalık.

Coverage : Yayın bölgesi. Açılama. Sigortada karşılanan rizikolar. Gazetedeki yer. Sigorta kapsamı. Olay kaydı. Haber yayın süresi. Sigortalıya ödenecek para. Haber yorumu. Kuvertür.

Fixed charge coverage ratio : Gelirin faizi karşılama oranı. Bir işletmenin ödemekle yükümlü olduğu sabit borç niteliğindeki faiz ödemelerini ne kadar karşılamaya yetecek faiz ve vergi öncesi gelir sağladığını gösteren oran. Faiz karşılama oranı.

Full coverage collision insurance : Kasko sigortası.

 

Life coverage : Hayat sigortası teminatı.

Coverage area : Kapsama alanı. Kaplam alanı. Kapsama bölgesi.

Income interest coverage ratio : Bir işletmenin ödemekle yükümlü olduğu sabit borç niteliğindeki faiz ödemelerini ne kadar karşılamaya yetecek faiz ve vergi öncesi gelir sağladığını gösteren oran. Faiz karşılama oranı. Gelirin faizi karşılama oranı.

İngilizce Overage Türkçe anlamı, Overage eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Overage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Faded : Solmuş. Zayıflamış. Soluk. Rengi atmış. Akçıl. Ağarık. Uçuk. Solgun. Güzelliğini yitirmiş.

Elderly : İleri yaşlı. Oldukça yaşlı. Yaşlıca. İhtiyar. Yaşlı. Yaşça büyük. Ununu elemiş eleğini duvara asmış. Yaşını başını almış.

Extravagantness : Savurganlık. İleri gitme. Aşırılık. Müfritlik. Mübalağalı olma. Müsriflik. Tutumsuzluk.

Margin : Sınır. Çerçeve. Pay. Marj. Kenar. Ayrım. İhtiyat akçesi. Tolerans. Kenara yazmak.

Passe : Modası geçmiş. Solmuş. Eski. Geçit. Bk. boyun. Geçmiş. Yaşlanmış.

Exorbitance : Aşırılık. İleri gitme. Fahişlik. Haddini aşma. İfrat.

Superannuated : Yaşlılıktan emekli edilmiş. Çalışamayacak kadar yaşlı. Miadı dolmuş. Eskimiş. Yaş haddinden dolayı emekliye ayrılmış. Eski kafalı. Modası geçmiş. Emekli. Demode. Köhne.

Past : Ötesinde. Bir kimsenin geçmişi. -sız. Bitmiş. Olmuş. Geçe. Geçen. -den sonra. -siz. Sona ermiş.

More : Takriben. Ayrıntılar. Ziyade. Daha çok. Daha fazla. -den daha çok. Daha (çok). Daha. Çok. Fazla şey.

Overaged : Yaşlı. Aşırı yaşlanmış. Aşırı yaşlandırılmış.

Overage synonyms : increment, interloper, margining, old, fulsomeness, de trop, incrementing, margins, excrescence, excess, overripe, excesses, over the hill, excessiveness, excrescences, assets, gone.

Overage zıt anlamlı kelimeler, Overage kelime anlamı

Young : Döl. Yeni. (hayvan) yavru. Gençlik. Genç. Küçük. Taze. Hayvan yavrusu. Yavru. Gençler.