Overaged türkçesi Overaged nedir

  • Yaşlı.
  • Aşırı yaşlanmış.
  • Aşırı yaşlandırılmış.
  • Yaşı geçkin.

Overaged ingilizcede ne demek, Overaged nerede nasıl kullanılır?

Overaged alloy : Aşırı yaşlandırılmış alaşım. Aşırı yaşlanmış alaşım.

Overaged structure : Aşırı yaşlanmış yapı.

Overage : Nakliyat sigortasında geminin klasmanına giremeyecek şekilde yaşlı olması. Mal fazlası. Yaşı geçmiş. Geçkin. Yaşı geçkin. Konşimentoda gösterilenlerin dışındaki ilave mallar. Aşırı yaşlanmak. Yaşı büyük. Fazlalık.

Overages : Fazlalık.

Coverage : Sigortalıya ödenecek para. Güç bir bölümün çevrilmesinde işi sağlama bağlamak amacıyla, bu bölümün akla gelebilecek bütün değişik açılardan saptanması. Gazetedeki yer. Haber yorumu. Kuvertür. Açılama. Yayın alanı. Yayın bölgesi. Sigortalının sigortadan alabileceği en yüksek miktar. Sigorta kapsamı.

Life coverage : Hayat sigortası teminatı.

Income interest coverage ratio : Faiz karşılama oranı. Bir işletmenin ödemekle yükümlü olduğu sabit borç niteliğindeki faiz ödemelerini ne kadar karşılamaya yetecek faiz ve vergi öncesi gelir sağladığını gösteren oran. Gelirin faizi karşılama oranı.

Coverage error : Kapsama hatası.

Coverage diagram : Radar sahası şeması. Kaplam çizeneği.

 

Fixed charge coverage ratio : Gelirin faizi karşılama oranı. Bir işletmenin ödemekle yükümlü olduğu sabit borç niteliğindeki faiz ödemelerini ne kadar karşılamaya yetecek faiz ve vergi öncesi gelir sağladığını gösteren oran. Faiz karşılama oranı.

İngilizce Overaged Türkçe anlamı, Overaged eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Overaged ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Doddered : Bunamış. Dalları kırılmış (ağaç).

Old woman : Kocakarı. Eş. Anne. Karı. İhtiyar. Acuze.

Over the hill : Gençliğini geride bırakmış. (konuşma) gençliğindeki canlılığı ve tazeliği geçmiş olan. Eski püskü. Yaşlanmış. Çok yaşlı. Bol. Yaşı geçmiş. Çok fazla. Aşırı derecede. Çok eski.

Gerry : New york eyaletinde yerleşim yeri. İhtiyar kişi. (avustralya argosu) yaşlı insan. Bunak. Yaşlı kimse.

Elder : Mürver ağacı. Mürver. İtibarlı kişi. Yaşça büyük kimse. Ata. (yaşça) büyük. Yaşlı kimse. Kıdemli kimse. Kıdemli.

Elderly : İleri yaşlı. Yaşlıca. Yaşını başını almış. Yaşça büyük. Oldukça yaşlı. İhtiyar. Geçkin. Ununu elemiş eleğini duvara asmış.

Old : Pişkin. Eskimiş. Eski. İhtiyarlamak. Eski zamanlar. Büyük. İhtiyar. Deneyimli. Kart.

Overage : Aşırı yaşlanmak. Mal fazlası. Geçkin. Nakliyat sigortasında geminin klasmanına giremeyecek şekilde yaşlı olması. Yaşı büyük. Yaşı geçmiş. Fazlalık. Konşimentoda gösterilenlerin dışındaki ilave mallar.

Old man : Baba. Bulvar oyunlarında yaşlı adam ya da baba rolü. Yaşlı adam. İhtiyar. İhtiyar adam. Koca. Kaptan. Deniz pelin. Apsent.

In years : Yaşlanmış. Yıllardır. Yıllarca. Senelerdir.

Overaged synonyms : geriatric, oldster, superannuated, advanced in years, oldies, old timer, aged, antiquated, anile.

Overaged zıt anlamlı kelimeler, Overaged kelime anlamı

Young : Yavru. Döl. Hayvan yavrusu. Taze. Genç. Yeni. Gençlik. (hayvan) yavru. Gençler. Küçük.