Overseen türkçesi Overseen nedir
- Denetlemek.
- Denetlenmiş.
- Gözetmek.
- Yönetmek.
- Denetlenen.
Overseen ingilizcede ne demek, Overseen nerede nasıl kullanılır?
Oversee : Sınavda gözetmenlik yapmak. Bakmak. İzlemek. Denetlemek. Göz kulak olmak. Yönetmek. Seyretmek. Gözetmek. Nezaret etmek.
Overseeing : Bakmak. Gözetmek. Nezaret etmek. Denetlemek. Göz kulak olmak. İzlemek. Yönetmek. Sınavda gözetmenlik yapmak. Seyretmek.
Overseer : Denetçi. Gözetmen. Müdür. Denetmen. Müfettiş. Çavuş. Şef (fabrikada veya inşaatta). Ustabaşı. Yönetici. İdareci.
Overseers : Müfettiş. Denetmen. Gözetmen. Yönetici.
Oversees : Seyretmek. Yönetmek. Nezaret etmek. Sınavda gözetmenlik yapmak. Bakmak. Gözetmek. İzlemek. Denetlemek. Göz kulak olmak.
Overseas countries : Denizaşırı ülkeler.
Overseas investment : Bir ülkede doğrudan yabancı sermaye yatırımı ve dolaylı yabancı sermaye yatırımı biçiminde yapılan yatırım. Yabancı sermaye yatırımı. Yurt dışı yatırım.
Overselling : Fazla satış yapma. Göklere çıkarma. Aşırı övme.
Overseas banking : Denizaşırı bankacılığı. İngiltere'de denizaşırı sömürgeler döneminde ortaya çıkan, daha sonraları başka ülkelerde de yaygınlaşan ve etkinlikte bulunduğu ülkenin bankacılıkla ilgili yasal düzenlemelerine tabi olmayan bankacılık. krş. kıyı bankacılığı.
Oversea : Yurt dışı. Denizaşırı.
İngilizce Overseen Türkçe anlamı, Overseen eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Overseen ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Trespass : Bozmak. (başkasının mülküne) izinsiz girmek. Günah. İzinsiz girmek. Günah işlemek. Suç işlemek. Tecavüz etmek. (sınırları vb) çiğnemek. Araziye tecavüz. Yasayı çiğneme.
Oversaw : Bakmak. Nezaret etmek. Göz kulak olmak. Seyretmek. İzlemek. Sınavda gözetmenlik yapmak.
Administers : İdare etmek. Uygulamak. Vermek (ilaç veya ceza vb). Verdirmek. İcra etmek. Hizmet etmek. Tayin etmek. Müdürlük etmek. Vermek (ilaç, ceza vb). Tedvir etmek.
Captained : Kaptanlık yapmak. Lider. Kumanda etmek. Kaptan. Kaptanlık etmek. Yüzbaşı. Baş garson. Başkomiser. Bir gemi veya uçağın idaresinden sorumlu kişi.
Censor : Sansür uygulamak. Sansürden geçirmek. Denetleme işini gerçekleştirmek. Sansür. Mektup ve yazışmaları okuyan görevli (ordu, okul vb'de). Ön denetim. Denetleyici. Eleştirici. Sansür memuru.
Breen : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Denetleme işini gerçekleştirmek.
Transgress : Tecavüz etmek. (sınırı) aşmak. Karşı gelmek. İhlalde bulunmak. Aşmak. Çiğnemek (yasa vb). Çiğnemek (emir vs.). Çiğnemek. İhlal etmek. Günah işlemek.
Oversees : Bakmak. Nezaret etmek. Seyretmek. Göz kulak olmak. İzlemek. Sınavda gözetmenlik yapmak.
Examined : İncelenmiş. İncelendi. Araştırılmış. Tetkik edilmiş. Test edilmiş. Kontrol edilmiş. Denenmiş. Muayeneden geçmiş.
Calls the shots : Kararlaştırmak. İdare etmek. Kararları vermek.
Overseen synonyms : go across, check, look after, administrated, administered, protects, examine, captains, administrating, captaining, foreign, abroad, administrate, oversee, look out, hand over, pass, babysit, audited, bossed, studying, guard, overseeing, favour, excuss, babysat, make eyes, administer, pay regard to, boss, controlled, checks, examines.
Overseen zıt anlamlı kelimeler, Overseen kelime anlamı
Domestic : Eve ait. Yurt içi. Hizmetçi. İç. Evcil. Aile. Temizlikçi. Kabukla meyvelerde kabuğun sardığı bölüm. Aile ile ilgili. Ehli.
Underspend : -dan daha az harcamak. Az harcamak. Payına düşenden daha az para kullanmak.

Bu kısımda Overseen kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Overseen ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Overseen anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Overseen ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.