Oversee türkçesi Oversee nedir
- İzlemek.
- Gözetmek.
- Nezaret etmek.
- Yönetmek.
- Sınavda gözetmenlik yapmak.
- Bakmak.
- Seyretmek.
- Denetlemek.
- Göz kulak olmak.
Oversee ingilizcede ne demek, Oversee nerede nasıl kullanılır?
Overseeing : Bakmak. Sınavda gözetmenlik yapmak. Denetlemek. İzlemek. Yönetmek. Nezaret etmek. Seyretmek. Göz kulak olmak. Gözetmek.
Overseen : Yönetmek. Denetlemek. Gözetmek. Denetlenmiş. Denetlenen.
Overseer : Çiftlik kahyası. Müdür. Gözetmen. Denetçi. Denetmen. Şef (fabrikada veya inşaatta). Çavuş. İdareci. Ustabaşı. Müfettiş.
Overseers : Müfettiş. Gözetmen. Yönetici. Denetmen.
Oversees : Gözetmek. Yönetmek. Bakmak. Seyretmek. Sınavda gözetmenlik yapmak. Nezaret etmek. Denetlemek. İzlemek. Göz kulak olmak.
Oversensitive : Fazla hassas. Aşırı hassas. Aşırı duyarlı. Aşırı alıngan. Fazla duyarlı. Hassas. Fazla alıngan.
Oversea : Yurt dışı. Denizaşırı.
Oversells : Göklere çıkarmak. Fazla satış yapmak.
Overseas : Denizaşırı ülkelere. Denizlerin ötesinde bulunan ülke vb. Yurt dışı. Denizaşırı. Denizaşırı ülkelerde. Dış. Yurtdışı. Ülke dışı.
Overseas investment credit insurance : Gelişmiş ülke firmalarının denizaşırı yatırımları için yapılan orta ve uzun vadeli dışsatım kredi sigortası. Denizaşırı yatırım kredi sigortası.
İngilizce Oversee Türkçe anlamı, Oversee eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Oversee ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Followed : Takip edilen. Dinlemek. Takip etmek. Sürdürmek. Sonucu olmak. Uymak. Dolayı olmak. Sonra gelmek.
Give an eye to : Göz atmak. Gözkulak olmak.
Attends : Hizmet etmek. Eşlik etmek. Hazır bulunmak. Beraberinde getirmek. Dinlemek. Dikkatini vermek. Katılmak. Devam etmek. Kulak vermek.
Eyeing : Bakma. Gözetlemek. Süzmek. Yakından seyretme. Tek gözle ihtiyacını karşılama. Süzme. Kuşkuyla bakmak. Dikkatle bakmak.
Proctors : Disiplini sağlamak. Sınav gözetmenliği yapmak. Dava vekili. Vermont eyaletinde yerleşim yeri. Disiplin görevlisi. Minnesota eyaletinde şehir. Disiplin görevlisi (üniversite terimi). Sınav gözetmeni. Hukuk danışmanı.
Ensues : Takip etmek. Ardından gelmek. Netice olarak husule gelmek. Sonradan gelmek. Sonuç olarak ortaya çıkmak. Sonucu olmak. Birbirini takip etmek. Doğmak. Meydana gelmek.
Calls the shots : İdare etmek. Kararları vermek. Kararlaştırmak.
Come on : Elini çabuk tutmak. Karşılaşmak. Görünmek. Rastlamak. Sahneye çıkmak. Ortaya çıkmak. Saldırmak. Başlamak. Karanlık basmak. Çıkmak.
Contemplates : Dikkatle izlemek. Tasarlamak. Niyet etmek. Düşünmek. Dikkatle seyretmek. Dalmak. Niyetinde olmak. Kafa yormak.
Bossed : Patronluk yapmak. Kabartma yapmak. Kabara. Ustabaşı. Damlataşı. Otoriter olmak. Patron. İdare etmek.
Oversee synonyms : breen, captaining, check over, superintends, watch over, guard, proctoring, control, be with, cruised, have an eye on, captain, regard, build, hand over, study, beheld, cruises, chases, bossing, pay regard to, fleet, administers, superintended, administered, proctor, beholds, call the shots, examine, eying, protect, supervise, overseeing.
Oversee ingilizce tanımı, definition of Oversee
Oversee kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To direct. To see too or too much. To watch over. To look or see after. To overlook. To superintend. Hence, to be deceived.

Bu kısımda Oversee kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Oversee ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Oversee anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Oversee ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.