Overtones türkçesi Overtones nedir

  • Armonik ses.
  • İma edilen fikir.
  • Ardında yatan anlam.
  • İkinci plandaki renk.

Overtones ingilizcede ne demek, Overtones nerede nasıl kullanılır?

Overtone : Temel ses ile bir arada tınladığında uyum sağlayabilen, armonik ya da inarmonik olabilen ses ve bu sesin temel ses ile beraber tınlaması. Tazammun. Asıl sesle birlikte duyulan ikinci ses. İma edilen fikir. İkinci plandaki renk. Ahenk. Ahenk sesi. Armonik ses. Ardında yatan anlam.

Overtook : Arkadan yetişmek. Araba ile geçmek. Birinin ya da bir şeyin kontrolünü ele geçirmek. Birden karşısına çıkmak. Bastırmak (yağmur vb). Başına gelmek. Ele geçirmek. Yetişip geçmek. Geçmek. Yetişmek.

Overtop : Tepesini aşmak. Üstünlük sağlamak. Üstün gelmek.

Overtopped : Tepesini aşmak. Üstün gelmek. Üstünlük sağlamak.

Overtopping : Tepesini aşmak. Tepesini aşma. Aşma. Üstünlük sağlamak.

Overtops : Tepesini aşmak. Üstün gelmek. Üstünlük sağlamak.

Overtask : Fazla külfet yüklemek. Fazla iş vermek.

Overtaking : Geçiş. Yetişip geçmek. Geçme. Atak yapma. Sollama. Yetişmek. Sollamak. Yakalamak. Yetişen tekne. Bastırmak (yağmur vb).

Overt : Açık. Açıkça görülen. Ortada olan. Aleni. Çok belli. Meydanda. Aşikar. Açık olarak yapılan. Gizli olmayan. Açıktan açığa olan.

Overt folklore : Gözle görülebilen halkbilim olay ve ürünleri, bk. halkbilim olayı, halkbilim ürünü. krş. özdeksel halkbilim, tinsel halkbilim, gizli halkbilim. Açık halkbilim.

 

İngilizce Overtones Türkçe anlamı, Overtones eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Overtones ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Signification : Anlamlama. Signifikasyon. İmlem. Mana. Delalet. Anlam. İfade. İşaretleme. Anlam verme. Meal.

Import : İçeri aktarım. Sokmak. Önemi olmak. İthal malı. Dışarıdan almak. Getirtmek. İfade etmek. Etkilemek. İçeri aktarmak.

Meaning : Kasıtlı. Önem. Amaç. Niyetli. Manalı. Değer. Meal. Gaye. Kasıt. Bir simge, kavram ya da bir ölçümün belli bir dizgeye göre taşıdığı içlem ya da içerim.

Exaggerated : Mübalağalı. Abartı. Fahiş. Abartılmış. Aşırı. Abartmalı. Abartılı. Şişirilmiş.

Immoderate : Ölçüsüz. Aşırı. Dengesiz. İtidalsiz. Çok fazla.

Overstated : Büyütmek. Üzerinde fazla durulmuş. Abartılmış. Abartmak.

Overtone : Tazammun. Ahenk. Temel ses ile bir arada tınladığında uyum sağlayabilen, armonik ya da inarmonik olabilen ses ve bu sesin temel ses ile beraber tınlaması. Ahenk sesi. Asıl sesle birlikte duyulan ikinci ses.

Significance : Bir toplum ya da toplumsal küme üyelerinin türlü ekin öğeleriyle ilgili olarak yaptıkları düşünsel çağrışım. Bilişim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Ehemmiyet. Gözlemle elde edilmiş bir ölçümün, ilgili işlemler yoluyla sınamadan geçirildiğinde, rastlantıya bağlanamayacak bir değer verme ya da anlamlı olma durumu, bk. anlamlılık sınaması. Bir konumsal gösterimde, her bir basamağın, gerçek sayıya eklenen katkısının değerini belirtmek üzere, o basamaktaki sayı değerinin çarpılacağı katsayı. Signifikans. Anlam. Önem. Mana. Ağırlık.

 

Overtones zıt anlamlı kelimeler, Overtones kelime anlamı

Moderate : Makul kimse. Azalmak. Ilımlı. Orta. Görüşleri aşırıya kaçmayan. Ilımlı kimse. Yatışmak. Hafiflemek. Azaltmak. Ilımlılaştırmak.

Raw : Deneyimsiz. Hassas nokta. Derisi soyulmuş. Çiğ. İşlenmemiş. Derisi soyulmuş yer. Hassas. Sıyrık. Kavrulmamış. Taze.