Overtop türkçesi Overtop nedir

  • Tepesini aşmak.
  • Üstünlük sağlamak.
  • Üstün gelmek.

Overtop ingilizcede ne demek, Overtop nerede nasıl kullanılır?

Overtopped : Üstünlük sağlamak. Üstün gelmek. Tepesini aşmak.

Overtopping : Üstünlük sağlamak. Tepesini aşma. Aşma. Tepesini aşmak.

Overtops : Üstünlük sağlamak. Tepesini aşmak. Üstün gelmek.

Overtone : İkinci plandaki renk. Temel ses ile bir arada tınladığında uyum sağlayabilen, armonik ya da inarmonik olabilen ses ve bu sesin temel ses ile beraber tınlaması. Tazammun. Ardında yatan anlam. Asıl sesle birlikte duyulan ikinci ses. İma edilen fikir. Ahenk. Armonik ses. Ahenk sesi.

Overtones : İma edilen fikir. İkinci plandaki renk. Armonik ses. Ardında yatan anlam.

The market overt : Pazar meydanı. Resmi pazar yeri. Açık pazar. Pazarın kurulduğu yer. Arz ve talep. Piyasa güçleri. Serbest piyasa.

Overt : Çok belli. Açık. Açıkça görülen. Aleni. Gizli olmayan. Ortada. Meydanda. Ortada olan. Açık olarak yapılan. Açıktan açığa olan.

Overtaken : Yetişmek. Yetişen. Yetişmiş. Bastırmak (yağmur vb). Yakalamak. Sollamak. Yetişip geçmek.

Overtask : Fazla iş vermek. Fazla külfet yüklemek.

Overtower : Tepesini aşmak. Üstünlük sağlamak.

İngilizce Overtop Türkçe anlamı, Overtop eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Overtop ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Outmaneuvering : Üstünlük sağlama. Taktikle yenmek. Üstünlük sağlayan.

Circumventing : Yana kaçmak. Bozmak. Çevresini sarmak. Savmak. Dolambaçlı bir yoldan gitme. Etrafından gitme. Alt etmek. Yan çizmek. Tekerine çomak sokmak.

Command : Hükmetmek. Emretmek. Buyruk. Emir. Layık olmak. Yönetim. Kontrol. Kontrol etmek. Komuta etmek. Yetki.

Overshadow : Düşürmek. Küçültmek. Gölge düşürmek. Geçmek. Gölge etmek. Aşmak. Gölgede bırakmak. Gölgelemek.

Outclassed : Sürklase etmek. Yenmek. -den çok iyi olmak. -den çok üstün olmak. Üstün olmak.

Outbalances : Ağır çekmek. Ağır gelmek. Ağır basmak. Yükte daha ağır çekmek.

Outflank : Düşmanın yanından dolanıp arkasına geçmek. Düşman kanadını çevirmek (ordu). Düşman kanadını çevirmek.

Outbalancing : Ağır çekmek. Ağır gelmek. Yükte daha ağır çekmek. Ağır basmak.

Get the better of : Üstesinden gelmek. Yenmek. -den kazançlı çıkmak. Üstün olmak. Üstün çıkmak. Alt etmek. Hakkından gelmek. Galip gelmek. Sırtını yere getirmek.

Overtop synonyms : overtops, get the whip hand of somebody, overtopping, overtopped, outmaneuvered, have the drop on, outmaneuver, outflanked, dwarf, gain an advantage, circumvented, carry the day, overtower, shadow, outmanoeuvred, outbalance, circumvent, outclassing, overlook, outmaneuvers, have the upper hand, have the whip hand of, circumvents, outflanks, dominate, outmanoeuvre, lie, gain the upper hand, outbalanced, come out on top, blow away, outclasses.

Overtop ingilizce tanımı, definition of Overtop

Overtop kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To exceed in height. To rise above the top of. To tower above.