Overtops türkçesi Overtops nedir

  • Tepesini aşmak.
  • Üstünlük sağlamak.
  • Üstün gelmek.

Overtops ingilizcede ne demek, Overtops nerede nasıl kullanılır?

Overtop : Tepesini aşmak. Üstünlük sağlamak. Üstün gelmek.

Overtopped : Üstün gelmek. Tepesini aşmak. Üstünlük sağlamak.

Overtopping : Tepesini aşma. Tepesini aşmak. Üstünlük sağlamak. Aşma.

Overtone : Ardında yatan anlam. Tazammun. Temel ses ile bir arada tınladığında uyum sağlayabilen, armonik ya da inarmonik olabilen ses ve bu sesin temel ses ile beraber tınlaması. Ahenk sesi. İma edilen fikir. Armonik ses. Asıl sesle birlikte duyulan ikinci ses. Ahenk. İkinci plandaki renk.

Overtones : Ardında yatan anlam. Armonik ses. İma edilen fikir. İkinci plandaki renk.

Overtook : Geçmek. Araba ile geçmek. Araba sollamak. Ele geçirmek. Sollamak. Yetişmek. Bastırmak (yağmur vb). Arkadan yetişmek. Birden karşısına çıkmak. Yetişip geçmek.

Overtaken : Yetişip geçmek. Yetişmiş. Sollamak. Bastırmak (yağmur vb). Yetişmek. Yetişen. Yakalamak.

Overtake : Yakalamak. Geçmek. Araba sollamak. Yetişmek. Sollamak. Arkadan yetişmek. Ele geçirmek. Birden karşısına çıkmak. Başına gelmek. Birinin ya da bir şeyin kontrolünü ele geçirmek.

Overt : Aşikar. Ortada olan. Meydanda. Açık olarak yapılan. Çok belli. Gizli olmayan. Aleni. Açık. Ortada. Açıkça görülen.

 

Overtask : Fazla iş vermek. Fazla külfet yüklemek.

İngilizce Overtops Türkçe anlamı, Overtops eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Overtops ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Carry the day : Kazanmak. Tam başarı sağlamak. Galip gelmek. (yarışma) başarılı olmak. Yenmek.

Outbalance : Daha ağır gelmek. Yükte daha ağır çekmek. Ağır çekmek. Ağır gelmek. Geçmek. Ağır basmak.

Gain an advantage : Daha avantajlı olmak. Yarışmada başarı yolunda ilerlemek. Avantaj elde etmek. Kendini birinden uzaklaştırmak (yarışmada olduğu gibi).

Outmanoeuvred : Köşeye sıkıştırmak. Hareket üstünlüğü sağlamak. Taktikle yenmek.

Circumventing : Dolambaçlı bir yoldan gitme. Kurtulmak. Çevresini sarmak. Tekerine çomak sokmak. Alt etmek. Yanından geçme. Tuzağa düşürmek. Savmak. Etrafından gitme.

Get the better of : Üstün çıkmak. Üstesinden gelmek. Üstün olmak. Hakkından gelmek. Yenmek. -den kazançlı çıkmak. Sırtını yere getirmek. Alt etmek. Galip gelmek.

Lie : Yalan söylemek. Yalan. Yalan atmak. Palavra. Uzanmak. Durmak. Atmak. Kandırmak. Yasal olmak. Yatmak.

Outbalances : Ağır basmak. Yükte daha ağır çekmek. Ağır gelmek. Ağır çekmek.

Outflanked : Düşman kanadını çevirmek. Düşman kanadını çevirmek (ordu). Düşmanın yanından dolanıp arkasına geçmek.

Overtops synonyms : overtop, outclasses, dwarf, get the whip hand of somebody, outflanks, outflank, blow away, outmaneuver, signification, overshadow, outclassed, dominate, outmanoeuvre, outbalanced, outmaneuvers, circumvented, shadow, overtopping, significance, overtopped, command, outclassing, gain the upper hand, outmaneuvered, have the upper hand, come out on top, overlook, have the whip hand of, circumvents, have the drop on, overtower, outmaneuvering, outbalancing.