Oxymoron türkçesi Oxymoron nedir

  • İki zıt anlamlı kelimenin bir arada kullanılması.
  • Sözleri ters anlam kullanarak kuvvetlendirme.
  • Oksimoron.
  • Tezat.
  • Zıtların birleşimi.

Oxymoron ingilizcede ne demek, Oxymoron nerede nasıl kullanılır?

Oxymel : Oksimel. Sirkengebin. Bal sirkesi. Sirkeli bal şerbeti.

Oxymethasoline : Oksimetazolin. Genellikle yerel kanlanma ve şişkinliğin giderilmesinde kullanılan, α-uyarıcı etkili ilaçlar grubundan, imidazolin türevi bir madde.

Oxymetolone : Kan yapımını teşvik etmek için kullanılan bir ilaç. Oksimetolon.

Oxymyoglobin : Oksimiyoglobin.

Carboxymethyl cellulose : Cmc. Karboksimetil selüloz. Laksatif ve ishal kesici ilaçların içine katılan selülozdan elde edilen yarı sentetik ilaç. selülozun bir asetik asit türeviyle reaksiyonu sonucu elde edilen pelet yapımında bağlayıcı ve gıdalarda kıvam artırıcı, kristalleşmeyi önleyici stabilizatör olarak kullanılan bir katkı maddesi, cmc, sodyum karboksimetil selüloz, sodyum selüloz glikolat, na cmc, selüloz gum, sodyum cmc.

Methylsufoxymethane : Metilsülfoksimetan. Sülfür içeren unsurların yapı birimi olarak görev alan, kollajen, hormon ve antikor aktiviteli protein immünglobulin gibi vücudun çeşitli yapı ve bileşiklerinde bulunan, yeni hücre yapımı için amino asitlere sülfür sağlayan bir mineral.

 

Paroxymal ventricular tachycardia : Paroksimal taşikardi. Paroksimal ventriküler taşikardi.

Hydroxymethyl : Hidroksi metil.

Sodium carboxymethyl cellulose : Na cmc. Sodyum karboksimetil selüloz. Karboksimetil selüloz.

Carboxymethyl starch : Karboksimetilli nişasta. Karboksimetil nişasta.

İngilizce Oxymoron Türkçe anlamı, Oxymoron eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Oxymoron ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Extremes : Sınır. Aşırı uçlar. En uç nokta. Aşırılık. Çıkmaz. Aşırı. Ölçüsüzlük. Aşırı derece. Dışlar.

Paradox : Yanıltmaç. Bir önermenin, hem kendisinin hem de çelişiğinin aynı zamanda doğru olması. Çelmece. Mantıkla çelişen ama doğru olan söz. Aykırıkanı. Paradoks. Çelişki. Çatışkı. Tutarsızlık.

Contrariety : Uyuşmazlık. Aksilik. Muhalefet. Aykırılık. Terslik. Karşıtlık. Zıtlık.

Incompatibilities : İmtizaçsızlık. Uyuşmazlık. Anlaşmazlık. Enkompatibilite. Uyumsuzluk. Bağdaşmazlık. Geçimsizlik.

Image : Herhangi bir nesnenin mercek, ayna gibi araçlarla oluşturulan resmi; herhangi bir nesnenin bazı ışık olayları sonucu elde edilen resmi. bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla görüntülüğe art arda düşürülmesi sonunda devinimin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş; görüntülük üzerindeki devinimli resimler bütünü. tv. almaç görüntülüğünde, elektron demetinin oluşturduğu devinimli resimler bütünü. Heykel. İzlenim. Film ya da şerit filmde tek bir devinimi belirten resim. Gerçekle ilişkisi olmadığı halde insanın zihninde tasarlayıp canlandırdığı şey. ortada açık bir uyaran olmadan, eski bir duyusal-algısal yaşantının zihinde yeniden canlanan biçimi. Benzetme. Resim. Hayal. Aynı. Şekillendirmek.

 

Contrarieties : Aykırılık. Terslik. Uyuşmazlık. Zıtlık. Muhalefet. Karşıtlık. Aksilik.

Contradiction : Eytişimci düşünüşte her devinimin kaynağını, canlılığın kökenini ve gelişme ilkesini anlatan ulam; evren, doğa, toplum ve insanın gelişim yasası. İtiraz. Zıtlık. Karşıtlık. Çelişme. İkilem. Yalanlama. Çelişki. Bir önermenin aynı zamanda hem olurlanıp hem de yadsınması.

Trope : Mecaz. Trop. Kinaye. Ortaçağın dinsel nitelikteki uyaklı dizeleri. Değişmece.

Contrast : Ortaya sürülen bir tutuma karşı olma durumu. bir anlamı daha iyi belirtebilmesi için kullanılan karşıt kavram. Zıtlık. Karşılaştırmak. Bir görünçlüğün doğadaki, filmdeki ya da görüntülükteki aydınlık ve karanlık bölümleri arasındaki başkalık, ilişki. (aradaki farkı göstermek üzere) karşılaştırmak. Sertlik. Karşıtlık. Kontrastı olmak. Çelişmek.

Figure : Beden yapısı. Desen. Vücut yapısı. Görünmek. Sanmak. Önemli kişi. Figür. Boy. Olarak yer almak. Süslemek.

Oxymoron synonyms : figure of speech, interference, interferences, contradictions, antithesis, incompatibility, antitheses, antilogy, oppositeness.

Oxymoron ingilizce tanımı, definition of Oxymoron

Oxymoron kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A figure in which an epithet of a contrary signification is added to a word. E. g., cruel kindness. Laborious idleness.