Paling türkçesi Paling nedir

  • Parmaklık çubuğu (tahta).
  • Çit.
  • Saz.
  • Kazık çit.
  • Ahşap kazık.
  • Çit kazığı.
  • Parmaklık.
  • Şarampol.
  • Çit yapmaya özgü kazık.
  • Dikine parmaklık.
  • Solgunlaşma.

Paling ile ilgili cümleler

English: Ali is paling.
Turkish: Ali soluyor.

Paling ingilizcede ne demek, Paling nerede nasıl kullanılır?

Palingenesis : Palinjenezi. Yeniden doğma. Paleojenez. Palinjeni.

Palingenetic : Palingenetik.

Palingenetisches magma : Yerkabuğunda önceden bulunan kayaçların ergimesiyle oluşmuş magma. Yeni magma.

Palings : Dikine parmaklık. Saz. Parmaklık çubuğu (tahta). Çit. Ahşap kazık. Kazık çit. Solgunlaşma. Parmaklık. Çit kazığı. Çit yapmaya özgü kazık.

Appaling : Sarsmak. Şoka uğratmak. Yıldırmak. Korkunç. Şok veya korkuya neden olan. Şoke etmek. Dehşete düşürmek. Berbat. Ürkütmek. Şok edici.

Impaling : Kazıklamak. Delmek. Kazığa vurmak. Gömülmek. Kazığa oturtmak. Delip geçmek. Kazık sokmak.

Palinodes : Tekzip. İnkar. Şairin evvelce yazdığı bir şiirdeki ifade veya fikrin aksini savunduğu şiir.

Opaline : Opale benzer. Yarıopal. Buzlu cam. Opale benzer sarı taş. Opalin. Donuksu. Yarıdonuk.

Palinode : İnkar. Tekzip. Şairin evvelce yazdığı bir şiirdeki ifade veya fikrin aksini savunduğu şiir.

Empaling : Kazıklarla çitleştirmek. Kazığa oturtarak öldürme. Kazıklama. Kazığa oturtarak öldürmek. Kazıklamak. İğnelemek. Kazığa oturtmak. Delip sabitleştirmek.

 

İngilizce Paling Türkçe anlamı, Paling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Paling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clotures : Sonlandırma. Bahçe duvarı.

Fencing : Parmaklık malzemesi. Kaçamaklı cevap verme. Eskrim. Çit veya parmaklık malzemesi. Çit malzemesi. Kılıçoyunu. Dürtücü kılıç, delici kılıç ve kesici kılıç adı verilen üç savutla yapılan spor. Doğrudan kaçma.

Stockade : Kazıklarla yapılmış sel. Kazıklarla set yapmak. Toplama kampı. Cezaevi. Kazıklarla yapılmış set. Engelleme tesisi. Tahtaperde. Etrafı kazık çitle çevrili yer.

Balusters : Baston. Parmaklık direği. Parmaklık demir. Korkuluk çubuğu. Korkuluk. Korkuluk dikmesi. Korkuluk direği. Tırabzan direği.

Wickers : İnce dallardan örülmüş. Hasırdan yapılmış. İnce dal. Sepet örgüsü. Sorgun. Sepet sazı. Hasır.

Fencings : Kaçamaklı cevap verme. Çit malzemesi. Çit ya da duvar. Çit veya parmaklık malzemesi. Eskrim. Doğrudan kaçma. Çit duvarı. Parmaklık malzemesi.

Feted : Ziyafet. Piknik. Bayram. Kutlamak. Eğlence. Yortu. Şenlik. Ağırlamak. Ziyafet vermek.

Crash barrier : Bariyer. Kaza sırasında arabayı koruyan yol boyunca bulunan parmaklık.

Bar : Sürgülemek. Atletizm, bilgisayar, hukuk, tiyatro alanlarında kullanılır. Taşıma çubuğu. Parmaklıkla çevirmek. Katmamak. Yüksek ya da sırıkla atlamada aşılması gereken yüksekliği gösteren tahta, maden vb. özdekten yapılmış yuvarlak, yerine göre üçgen kesitli uzun ince çubuk. Panoları ya da gergileri taşımakta kullanılan demir çubuk. İnce ışık demeti. Dansçıların çalışma yerinde bulunan, gövdelerini doğru olarak yerleştirmelerine yarayan duvara çakılı çubuk. bir türk halk dansı çeşidi. Kapatmak ya da dışarıda bırakmak.

 

Paling synonyms : palings, fete, instrumenting, fence, wattles, hedgerows, bannisters, fetes, palisading, balustrades, bulrush, hedgerow, zareva, fraise, gratings, sedge, stockading, picket fence, feting, palisade, timber pile, bulrushes, grid, sedges, bannister, cloture, balustrade, grating, picket, palisaded, barriers, reed, strawing.

Paling ingilizce tanımı, definition of Paling

Paling kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An inclosure. A fence formed with pales or pickets. Pales, in general. A limit.