Pang türkçesi Pang nedir

Pang ile ilgili cümleler

English: He felt the pangs of conscience.
Turkish: O, vicdan azabı hissetti.

English: About 250 million years ago, the continents came together to form a supercontinent called Pangea.
Turkish: Kıtalar yaklaşık 250 milyon yıl önce Pangea adında bir süper kıtayı oluşturmak için bir araya geldiler.

English: I have hunger pangs.
Turkish: Açlık sancım var.

Pang ingilizcede ne demek, Pang nerede nasıl kullanılır?

Pangaea : Süper kıta. Kıtaların milyonlarca yıl önceki birbirinden ayrılmamış hali. Yaklaşık 200 milyon yıl önce ayrılan ve dünya üzerinde mevcut 7 kıtayı oluşturan teorik süperkıta (jeoloji).

Pangamic acid : B15 vitamini. Pangamik asit.

Pangenesis : Pangenez.

Panging : Spazm. Ani spazm. Sızı. Sancı. Ani ve şiddetli ağrı. Batar.

Pangolin : Karıncayiyen. Pullu hayvanlar (pholidota) takımının, pullu memeligiller (manidae) familyasından, güney afrika'da yaşayan bir tür. Pangolin.

Birth pangs : Doğum sancıları. Doğum ağrıları. Bir kadının doğum sürecinde yaşadığı düzenli ağrılar.

Bespangled : Süslenmiş. Pullanmış. Parıltılı şeylerle donatılmış. Pullarla süslenmiş.

Pangs of conscience : Vicdan azabı. Vicdan sancıları.

 

Pangs : Sancı. Sızı. Acı.

Pangs of remorse : Vicdan azabı.

İngilizce Pang Türkçe anlamı, Pang eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pang ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Anguish : Yeis. Şiddetli ıstırap. Istırap. Izdırap. İçdaralması. Eza. Manevi ıstırap. Elem. Şiddetli acı.

Dolours : Dolor. Keder. Elem. Dert.

Gripes : Kayığı tutan halatlar. Karın ağrısı nöbeti. Sızlatmak. Sıkıntı vermek. Yakınmak. Karnını ağrıtmak. Vızıldamak. Sancı vermek. Dertlenmek.

Agony : Kıvranma. Şiddetli acı. Şiddetli ıstırap. İsa'nın son ıstırapları. Istırap. Izdırap. Ölüm öncesinde vücut işlevlerinin bozulduğu, özellikle solunum ve dolaşım sistemlerinde problemlerin ortaya çıktığı, kas tonusuyla reflekslerde azalmanın meydana geldiği geri dönüşümsüz dönem, agoni. Can çekişme. şiddetli ağrı, eziyet, acı, ızdırap veya etkilenme. İleri derecede acı, ağrı, keder, bitkinlik verici ızdırap, ölüm durumunda veya ölüm öncesi dönemde olma, agoni.

Labor pains : Doğum sancısı. Doğum sancıları. Çalışma özeni.

Stab : Hançerlemek. Şişlemek. Delmek. İhanet etmek. Yavaş yavaş düşmek (kıymet veya fiyat). Zımbalamak. Denemek. Bıçaklamak. Batırmak. Saplamak.

Anguishing : Eza. Yeis. İçdaralması. Elem. Manevi ıstırap. Keder. Izdırap. Istırap. Şiddetli acı.

Colic : Kolik. Kalınbağırsak sancısı. Nöbet tarzında gelen ağrı. Karın ağrısı. Kulunç. Sancı. kolona ait olan, kolikus. Karın organlarının düz kaslarının spazmı sonu ortaya çıkan şiddetli ağrı nöbetleriyle belirgin klinik belirti, kolik. genellikle sindirim kanalı organlarından, kimi olgularda da idrar kanalı enfeksiyonlarından veya idrar yolları taşlarından köken alır. Buruntu.

 

Twinge : Azap. Üzüntü. Birdenbire sancılanmak. Sancılandırmak. Birden saplanan şiddetli sancı. Sancılanmak. Birdenbire sancı vermek. Sancımak.

Dolor : Dert. Keder. Elem.

Pang synonyms : guilt pang, colics, agonies, tingles, acrimonious, pangs, throes, anguishes, labour pains, dolour, stomachache, acerb, dolors, spasm, gripe, hurting, ached, paining, spasms, acid, feeling, acerbic, acrid, griping, astringent, throe, stomachaches, ache, birth pangs, afterpains, pain, afflictions, agitation.

Pang ingilizce tanımı, definition of Pang

Pang kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To cause to have great pain or suffering. To torment. A sudden and transitory agony. A throe. A paroxysm of extreme pain or anguish. As, the pangs of death. To torture.