Pard türkçesi Pard nedir

Pard ile ilgili cümleler

English: He asked my pardon.
Turkish: Özür dilememi istedi.

English: He asked for my pardon.
Turkish: O affımı rica etti.

English: I beg your pardon, but would you repeat what you said?
Turkish: Affedersiniz fakat ne söylediğinizi tekrarlar mısınız?

English: Ali asked his girlfriend to pardon him for forgetting her birthday.
Turkish: Ali onun doğum gününü unuttuğu için onu affetmesini rica etti.

English: I beg your pardon, could you repeat what you've just said?
Turkish: Affedersiniz, az önce söylediklerinizi tekrarlar mısınız?

Pard ingilizcede ne demek, Pard nerede nasıl kullanılır?

Pardon : Bağışlamak. Bağışlama. Geçirim. Affetme. Aman. Mazur görmek. Özür. Affetmek. Hayatını bağışlamak. Geçirmek.

Pardon me : Efendim?. Afedersiniz. Affedersiniz. Özür dilerim. Özür dilerim!. Bağışlayın. Pardon. Affedersiniz!.

Pardon me for jumping in : Pmfjı (internet sohbet jargonu). Araya girdiğim için beni bağışlayın.

Pardon my french : Ayıptır söylemesi. Bayramlık ağzımı açtıracaklar bana. Ağzımı bozduğum için özür dilerim. Ağzımı bozacağım ama.

Pardonable : Affedilir. Mazur görülebilir. Bağışlanabilir. Affedilebilir.

Pardoner : Affedici. Günahları para ile affeden kimse (ortaçağ). Günahları para ile affeden kimse. Affeden.

 

Beg your pardon : Affınızı dilerim. Pardon. Özür dilerim. Affedersiniz.

Ask for pardon : Af rica etmek. Özür dilemek. Af dilekçesi.

Pardonableness : Affedilebilirlik. Bağışlanabilirlik.

Beg pardon of : Af dilemek.

İngilizce Pard Türkçe anlamı, Pard eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pard ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Collective : Müşterek. Ortaklaşma. Ortak girişim. Ortaklaşa. Topluluk adı. Toplu. Kolektif. Kolektif şirket. Genel.

Collaborators : İşbirlikçi. Ortak çalışanlar. İş arkadaşı.

Unit : Takım. Öğe. Eşya. Vahit. İnternasyonal ünite. Birlik. Parça. Bütünlük. Bir. Tertibat.

Company : Birlik. Eşlik. Şirket. Bölük. Tayfa. Firma. Arkadaşlık. Belli sayıda oyuncu, tasarımcı, uygulayımcı ve uzmandan kurulu yerleşik ya da gezici tiyatro topluluğu. Toplantı.

Collaborator : Bir yapıtın ortaya çıkması hazırlıklarında birlikte çalışan kimse. Birlikte çalışan kimse. İş arkadaşı. Mesai arkadaşı. Kolaboratör. Fiilde şerik. İşbirliği yapan kimse. Suç ortağı. İşbirlikçi. Yazarla işbirliği yapan.

Component : Bileşen. Bir bileşim ya da bireşimi oluşturan öğelerden her biri. Bir bilgisayar donanımını oluşturan en küçük herhangi bir öğe. bileşen sözcüğü de kullanılmaktadır. Parça. Birleştirme yoluyla kurulan birleşik kelimelerde, birleşmeye katılan kelimelerden her biri: aslanağzı «bir çiçek adı», hanımeli «bir çiçek adı», kadıngöbeği «bir tatlı türü», katırtırnağı «bir bitki adı» birleşik kelimelerinde bu birleşimi oluşturan aslan, ağız, hanım, el, kadın, göbek vb. kelimeler birer birleşen durumundadır. üretici-dönüşümlü (transfoarmational) gramerde, tabanı oluşturduğu kabul edilen ögelerden her biri. (tamamlayıcı) parça. Bir bileşkeyi oluşturan yöneylerin her biri. Bölük. Cüz. Unsur.

 

Beaning : Fasulye. Önemsiz şey. Tohum. Çekirdek (kahve vb). Kafa. Ufak olan. Şekerfasulyesi. Tane.

Point : Doğrultmak (silah). Fermaya oturmak. Doğrultmak. Çevirmek. İşaret etmek. Sayı. Topun kurallara uygun olarak geri çevrilememesi ya da başlama atışının kullanılmaması sonucu tarafların kazancını ya da yitirimini belirleyen birim. Tenis, bilgisayar, masa tenisi alanlarında kullanılır. Sivrilmek. Ucunu sivriltmek.

Bean : Kafa. Önemsiz şey. Kelle. Tohum. Metelik. Ufak olan. Akıl. Çekirdek (kahve vb). Baklagiller (leguminosae) familyasından, beyaz, pembe ya da mor çiçekli, meyveleri legümen tipte, taze ve kuru sebze olarak yenen, bir yıllık, otsu, tırmanıcı bir bitki.

Pard synonyms : fthm, language unit, meronymy, subpart, linguistic unit, linear unit, part to whole relation, panther cat, amigos, cougars, cocker, ft, comrades, butt, panthers, relation, residual, beggar, communis, rest, linear measure, bedfellow, butty, constituent, commutual, communal, chain, amigo, pole, bubbies, cougar, pace, basis.

Pard zıt anlamlı kelimeler, Pard kelime anlamı

Ease : Kolaylık. Gevşetmek. Rahatlık. Rahatlamak. Ağrıdan kurtarmak. Rahatlatmak. Refah. Kolaylaşmak. Rahat. Yumuşamak.

Undemanding : Gösterişsiz. İddiasız. Basit.

Easy : Susun. Asan. Kolayca. Basit. Rahat. Serbest. Sakin. Zevkli. Rahatlıkla.

Pard antonyms : effortless, softness, soft.

Pard ingilizce tanımı, definition of Pard

Pard kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A panther. A leopard.