Part of türkçesi Part of nedir

  • Bir bölümü.
  • Parçası.

Part of ile ilgili cümleler

English: Ali acted the part of a sailor.
Turkish: Ali bir denizci rolü oynadı.

English: Ali ate part of the ham, and then put the rest into the refrigerator.
Turkish: Ali jambonun bir kısmını yedi, ve sonra geriye kalanını buzdolabına koydu.

English: Ali and Mary are from the same part of the country.
Turkish: Ali ve Mary ülkenin aynı bölümündeler.

English: Ali and Mary live in the same part of town.
Turkish: Ali ve Mary şehrin aynı bölümünde yaşıyorlar.

English: A part of this land is mine.
Turkish: Bu arazinin bir kısmı benim.

Part of ingilizcede ne demek, Part of nerede nasıl kullanılır?

Part : Kısımlara ayırmak. Tarakla ayırmak. Bir oyuncunun bir filmde ya da televizyon oyununda yaratması gereken kişilik. Görev. Kısım. Kısmen. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kısmi. Bir tiyatro yapıtında oyuncunun canlandırdığı ya da gösterdiği kişiliği ortaya çıkaran, sözleri ve hareketleri içeren bütün. Ayrılmak.

Of : Karşı. -nin. Li. -den övünerek bahsetmek. Den. İle ilgili. -li. In. -den. -dan.

Part of speech : Yapıları, görevleri ve nitelikleri bakımından, kelimelerin, cümle içindeki işleyişlerine göre ayrıldıkları her bir bölüğü. türkçede sekiz kelime türü vardır: ad, sıfat, zamir, zarf, edat, bağlaç, ünlem, fiil. bunlar, genel bir sınıflandırmada ilk yedisi varlık ve nesnelerle ilgili ad, sekizincisi de oluş ve kılış gösteren fiil olmak üzere iki ana türde toplanabilir. Sözcük türü. Kelime türü.

 

Any part of field : Alanın herhangi bir bölümü.

Back part of : -ın arka kısmı. -ın arkası. -ın ardı. -ın arka bölümü.

Became part of him : Onun bir parçası haline geldi. Onun kişiliğinin bir parçası oldu.

Better part of something : Bir şeyin daha iyi parçası. Bir şeyin ana parçası. Bir şeyin çoğunluğu.

İngilizce Part of Türkçe anlamı, Part of eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Part of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A bit of : Çok küçük bir parça. Bir kaç. Bir zerre.

Some : Yaklaşık. Bazı. Keybir. Bir parça. Civarında. Birkaç. Bazı bölümleri. Bazısı. Soma.