Passee türkçesi Passee nedir

Passee ingilizcede ne demek, Passee nerede nasıl kullanılır?

Passe partout : Camlı resim. Paspartu. İç çerçeve.

Passe : Bk. boyun. Geçkin. Yaşlanmış. Modası geçmiş. Eski. Geçmiş. Geçit. Solmuş.

Passed : Dinmek. Geçmek. Söylemek. Onaylanmak. Bildirmek. Dönüşmek. Geçmiş. Pas vermek. Vermek. Aşmak.

Passed away : Geçirmek (vakit). Vefat etmek. Boşa harcamak. Geçmek. Ölmek.

Passed on : Gecikmeden gitmek. Karar vermek. Vefat etmek. Devretmek. Geçirmek. Geçmek. Yansıtmak. Ölmek. Devam etmek. İlerlemek.

Passenger boat : Yolcu botu.

Passenger : Doğması beklenen çocuk. Yolcu. Korunan. Yolculuğa çıkmaya hazırlanan kimse. İşten kaytaran kimse. Beleşçi. Gezgin. İyileşmesi umutsuz hasta.

Passenger coach : Yolcu vagonu. Yolcu otobüsü.

Passed water : İşemek. Çiş yapmak.

Passel : Büyük küme. İnsanların bir araya gelerek oluşturdukları topluluk. Büyük yığın. Bir grup insan.

İngilizce Passee Türkçe anlamı, Passee eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Passee ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Anachronic : Çağdışı. Tarih hatası içeren. Kronolojiye uygun olmayan. Doğru zaman dilimine göre belirlenmemiş (kişi, nesne veya olay hakkında). Anakronik. Zamanı uygun bir şekilde belirlenmemiş. Tarih hatasına ait. Kullanılmayan. Kronolojik hayatla ilgili.

 

Passe : Geçkin. Solmuş. Geçmiş. Geçit. Bk. boyun. Yaşlanmış.

Fogyish : Eski kafalı. Demode.

Antique : Antika. Eskilik. Antik. Buluntu. İlk çağlardan kalma. Antika eşya. Eski moda. Eski sanat eseri. Antik eşya.

Fustier : Eski kafalı. Küf kokulu. Köhne. Kokuşmuş.

Fossilized : Günü geçmiş. Çağ dışı. Antik. Taşlaşmış. Tarihi. Fosilleşmiş.

Cornier : Çok kullanılan. Tahıl. Mısır. Ele geçirmek. Tanecikli. Nasırlı. Basmakalıp. Aptal. Tahıl bakımından zengin.

Cut and dried : Sıradan. Sıkıcı. Hazır. İç karartıcı. Önceden planlanmış. Bayat. Yavan.

Anterior : Bir hayvanın ya da bir parçasının bir eksene göre önde olan bölgesi; insan anatomisine göre ventral bölge; karın tarafı. ön. Öndeki. Daha eski. Mukaddem. Evvelki. Ön. Ön. önde bulunan, ön tarafta bulunan. Önde bulunan. Anteriyor. Öne yakın olan.

Ex : (yapmaktan) vazgeçmek. -siz. Olmaksızın. De teslim. Fazla. Siz. Çıkarmak. Önceki. Sız.

Passee synonyms : archaistic, auld, behind the times, chronics, antecedental, archaic, bygone, old hat, demode, ancient, crusted, corniest, deprecated, demoded, ci devant, corny, unfashionable, old fashioned, unstylish, antiquated, outmoded, anachronistical, archaeo, back number, dated.

Passee zıt anlamlı kelimeler, Passee kelime anlamı

Fashionable : Revaçta olan. Moda olan. Kibar. Asortik. Modaya uygun. Şık. Rağbette olan. Moda. Sosyetik.