Passing shot türkçesi Passing shot nedir

  • Fileciyi geçme vuruşu.
  • Tenisde aşırtma vuruş.
  • Geçme vuruşu.
  • Tenis alanında kullanılır.
  • Geçen vuruş.
  • Ağa çıkan karşı oyuncuyu geçmek için yapılan vuruş.

Passing shot ingilizcede ne demek, Passing shot nerede nasıl kullanılır?

Passing : İntikal. Vefat. İlerleyen. Gitme. Geçit. Ölme. Geçici. Geçme. Ölüm. Cep.

Shot : Vurulmak. Nişancı. Saçma. Mermi. Vurmak. Postu deldirmek. Yorgun. Deneme. Hasta. İğne yoluyla verilen ilaç.

Passing an examination : Sınavı geçmek.

Passing away : İrtihal. Ölüm.

Passing beam : Yakın ışıtacı. Aracın önünde yolun yakın bir bölümünü aydınlatan aşağıya eğik ışıtaç.

Passing by : Yanından geçmek. Geçmek. Aldırmamak. Göz yummak. Geçip gitmek. Olarak tanınmak.

İngilizce Passing shot Türkçe anlamı, Passing shot eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Passing shot ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Anticipate : Karşı oyuncunun yapacağı vuruşu önceden kestirip ona göre durum almak. Beklemek. Önceden yapmak. -den önce davranmak. Görmek. Önce davranmak. Önceden görmek. Beklenti sahibi olmak. Beklenti içinde olmak.

Deuce : İkili (zar). İkili. Tenis düs. Berabere. Aman. Şeytan. Beraberlik (tenis). Düs. Aynı oyun içinde her iki oyuncunun da üç ya da daha çok eşit sayı kazanmış olmaları.

 

Back court play : Vuruşların çoğunlukla arka çizgi yakınından yapıldığı oyun biçimi. Geri oyunu.

Center serviceline : Başlama alanını iki eşit parçaya bölen ve yan çizgilere koşut olarak çekilen çizgi. Başlama orta çizgisi.

Double fault : Çift yanlış. Her iki başlama atışının da kural dışı olarak yapılması. Çift hata. Art arda yapılan ve puan kaybına neden olan iki servis hatası (tenis).

Advantage to server : Sayılar berabere iken başlama atışı yapan oyuncunun ilk sayıyı kazanması durumu. Atan ilerde.

Ball boy : Ball boy çocuk. Malzemeci. Top toplayıcı çocuk. Top toplayıcı. Top toplayıcı çocuk (tenis). Her başlama atışından önce alan içindeki topları toplayıp atışı yapacak oyuncuya veren kişi. Top toplayıcı (tenis).

Dropshot : Karşı alanda ağın hemen dibine düşürülen kesik top. Kısa kesik top.

Drop volley : Kısa uçara. Karşıdan gelen topu, atanın yetişip karşılayamayacağı biçimde geri çevirmek ve ağın dibine düşürmek için yapılan yumuşak vuruş.

Corridor : Geçenek. Artık alan. Geçmeye yarayan dar ve uzun aralık. Bir yapıya girmeyi sağlayan veya odaları birleştiren genellikle dar geçit. Geçit. Gezinti. Dehliz. Koridor. Dar uzun geçit.

Passing shot synonyms : high volley, game, half volley, foot fault, lob volley, advantage to receiver.