Passion türkçesi Passion nedir

  • Güçlü duygu.
  • Aşk.
  • İhtiras.
  • Merak.
  • Öfke.
  • Hırs.
  • Arzu.
  • Tutkunluk.
  • Düşkünlük.
  • Şevku-teheyyüç.
  • Ani öfke.
  • Özlem.
  • Tutku.
  • Hastalık.

Passion ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary kissed passionately.
Turkish: Ali ve Mary tutkuyla öpüştü.

English: Jale suspects that there is something unnatural about Tom's passion for stoats.
Turkish: Jale, Tom'un gelincikler için tutkusu hakkında doğal olmayan bir şey olduğundan şüphe ediyor.

English: Ali and Mary passionately kissed each other.
Turkish: Ali ve Mary birbirlerini tutkuyla öptüler.

English: She has a passion for cake.
Turkish: Onun pasta tutkusu var.

English: We defy our foes, for our passion makes us strong!
Turkish: Hırs bizi güçlü yaptığı için biz düşmanlarımıza meydan okuruz!

Passion ingilizcede ne demek, Passion nerede nasıl kullanılır?

Passion flower : Çarkıfelek. Çarkıfelek çiçeği.

Passion fruit : Çarkıfelek meyvası. Çarkıfelek meyvesi. Çarkıfelek.

Passion play : Hz. isa'nın çarmıha gerilmesini canlandıran tiyatro temsili. Ortaçağ'da ortaya çıkmış, insanın yaratılışından «son yargı»ya dek bütün dinsel öyküleri konu edinen dinsel yönlendirmeli oyun. Acı çekme oyunu.

Passion sunday : Paskalyadan iki hafta önceki pazar. Paskalyadan önceki ikinci pazar.

 

Have a passion for : Merak sarmak. Merakı olmak.

Fly into a passion : Hiddetlenmek. Kızmak. Şahlanmak. Öfkelenmek.

With passion : Arzulu bir şekilde. Ateşli bir şekilde. Heyecanlı bir şekilde. Gayretle. Hevesle. Şevkle. Arzuyla.

Passionateness : Heyecanlılık. İhtiraslı olma. İhtiraslılık.

Iliac passion : Bağırsak tıkanması. (tıp) ileus. Aşırı ağrı ve kusmaya neden olan bağırsak tıkanması.

Passionately : Hararetle. Tutkuyla.

İngilizce Passion Türkçe anlamı, Passion eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Passion ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Avarice : Tamah. Servet tutkusu. Cimrilik. Açgözlülük. Tamahkarlık. Para hırsı. Bahilik. Para tutkusu. Tul-u emel.

Addictions : Alışma. Bağımlılık. İllet. Tiryakilik. Alışkanlık.

Dandered : Dander. Hayvan kepeği. Hiddet. Öfkelenmek. Kızdırmak.

Captivity : Esaret. Esirlik. Tutsaklık.

Fetish : Marksist yaklaşımda tapılan nesne. Tapıncak. Geçici olarak ruhsal varlıklara barınaklık yaptıklarında doğaüstü bir güce erişilerek bulundukları yerlerle taşıyanlara kendi güçlerini katan, ruhların ayrılmasıyla güçlerini yitiren doğal ya da yapay nesnelerden her biri. bk. cancılık, tapıncakçılık. krş. büyü, din, muska. Aşırı ilgi. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Fetiş. Put. Saplantı. Dikkat. Doğaüstü bir güç ve etkisi olduğuna inanılan doğal ya da yapay, cansız ya da canlı bir nesne.

Appetency : Doğal eğilim. Şiddetli arzu. İştah.

Emotionality : Hassaslık. Duyarlılık. Durgunluk. Hassasiyet. Duyarlık. Duygusallık. Hislilik.

Fixation : Sabit ve oynamaz hale getirme, tespit etme, özellikle yerinden kaymış veya ayrılmış bir organı ameliyat veya diğer bir yolla eski yerine tespit etme. mikroskopik muayene için ince kesit almayı kolaylaştırmak üzere dokunun parafin vb. madde içinde tespit edilmesi. anatomopatolojik muayene için organ veya oluşumun tespit edici bir materyalin içerisine konması. görüntünün retinada sarı leke üzerine düşmesini temin edecek biçimde her iki gözün obje üzerinde odaklanması. doku veya sıvıların tespit çözeltileri içerisinde işleme tabi tutularak dokunun çürümesinin veya kokuşmasının engellenmesi, fiksasyon. Bağımlılık. Fiksaj. Bağlama. Açındırma sonunda, ışıklanmamış gümüş bromürün ortadan kaldırılarak resmin ışıktan etkilenmemesini sağlama. Sabitleşme. Saplanma. Katılaşma. Tespit etme. Saplantı.

 

Avarices : Cimrilik. Tul-u emel. Tamahkarlık. Bahilik. Para hırsı. Para tutkusu. Tamah. Hasislik. Servet tutkusu.

Curiosities : Tuhaf tip. Antika. İlgi. İlginç şey.

Passion synonyms : compulsion, heat, feeling, ambitions, cupidity, droopiness, aspirations, avocation, fieriness, wildness, appetencies, dotages, cravings, hunger, hankering, angers, hungering, danders, adoration, anger, passions, gallantry, complaint, adversity, infatuation, forwardness, appetence, cult, mammon, paroxysms of rage, ill, union of hearts, ardency.

Passion zıt anlamlı kelimeler, Passion kelime anlamı

Passion antonyms : unemotionality.

Passion ingilizce tanımı, definition of Passion

Passion kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Specifically, the suffering of Christ between the time of the last supper and his death, esp. in the garden upon the cross. A suffering or enduring of imposed or inflicted pain. Any suffering or distress (as, a cardiac passion). To give a passionate character to. To suffer pain or sorrow. To experience a passion. To be extremely agitated.