Patrimony türkçesi Patrimony nedir
- Baba mirası.
- Babadan kalma miras.
- Ana babadan kalan mal.
- Kalıt.
- Malvarlığı.
- Babadan kalan miras.
- Kilise vakfı.
- Miras.
Patrimony ingilizcede ne demek, Patrimony nerede nasıl kullanılır?
Patrimonial : Baba tarafından geçen (miras vb). Anadan babadan kalma. Babdan kalma. Patrimonyal. Babadan kalma. Baba tarafından. Miras kalmış olan.
Patrimonies : Baba mirası. Babadan kalma miras. Kilise vakfı. Babadan kalan miras. Miras. Malvarlığı. Kalıt.
Patrimonium : Baba tarafından geçen miras. Baba tarafından bırakılan miras. Baba tarafındaki bir kimseden bırakılan miras.
Patrial : Anavatana ait.
Patriarch : Ata. Yaşlı ve saygın kimse. Ataerki. Başpapaz. Pir. Aile reisi sayılan adam. Kabile reisi. Aile reisi. Piskopos. Cet.
Patriarchies : Babaerki. Pederşahilik. Babahanlık. Ataerkillik. Ataerki. Patriarki. Ataerkil. Patriyarki.
Patricia : Bir bayan ismi. Kadın ismi.
Patriarchal : Hürmete layık. Yaşlı ve saygıdeğer. Patriyarkal. Ataerkil. Pederşahi. Babaerkil. Patriğe ait. Ataerkili. Yaşlı ve saygıdeğer (adam). Muhterem.
Patriarchate : Yetkenin, akrabalığın, evliliğin erkek (baba) soyu çizgisine göre sıkı bir biçimde düzenlenmesi (bu terim bugün artık budunbilimde kullanılmamaktadır). Patrikhane. Ataerki. Erkeklerin genel olarak kadına üstün tutulduğu; soyun, kalıtın, orunun, konut yerinin, yetkenin vb. baba yanınca belirlendiği ve elde edildiği toplumsal örgütleniş biçimi. Patrik makamı. Patriklik. Babaerki. Cet.
Patriarchic : Hürmete layık.
İngilizce Patrimony Türkçe anlamı, Patrimony eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Patrimony ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Estates : Mülk. Varlık. Mülk . Zümre meclisleri. Malikane. Ayni haklar. Emlak. Arazi. Durum.
Heritage : Kök. Tereke. Bir neslin kendisinden sonra gelen nesle bıraktığı şey. Birine ölen bir yakınından kalan servet. Vadedilmiş kutsal toprak hakkı (incil). Kalıtım yoluyla geçen herhangi bir özellik. Kalıtım.
Assets : Varlıklar. Alacaklar. Aktif. Mal. Mal varlığı. Mevcudat. Kaynaklar. Tecimsel bir kuruluşun ya da bir tecimevinin belirli bir zamandaki taşınır ve durağan mallarından paraya çevrilmesi olumlu bulunanları da kapsamak üzere varlıkları ve alacaklarının tümü.
Bequest : Bağışlama. Teberru. Muayyen mal vasiyeti. Vasiyetle bırakma. Vasiyet. Vasiyetname ile bırakılan bağış. Menkul vasiyeti.
Inheriting : Miras olarak almak. Mirasa konmak. Kalıtımla kazanmak. Miras almak.
Operon : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tümkalıt. Operatör, promoter ve yapısal genlerden oluşan birim. Birçok prokaryotun dnası üzerinde bulunan, transkripsiyonu represör veya indüktör gibi düzenleyici moleküllerin aynı serisi tarafından kontrol edilen, bir operatör, bir promotor ve bir veya daha fazla yapısal genden oluşan, bitişik genlerin bir dizisi. Operon. Kalıt bölge.
Gene : Kromozom üzerinde belirli bir yer işgal eden kalıtımın temel birimi. kalıtsal karakterler ana babadan oğul döle genlerle taşınır. tek bir gen belirli bir dna uzunluğunda (bazı virüslerde rna) olur. genler protein sentezini yönetir, kendilerini eşler ve rna tiplerinin sentezini yaparlar. polipeptit zincirinin sentezini yöneten fonksiyonel gen bir sistrondur. Gen. Kromozomun belirli kalıtsal özellik aktaran kısmı. Kromozomlarda bulunan ve kalıtsal karakterlerin bir dölden diğer döle taşınması, karakterlerin gelişmesi ve tayiniyle ilgili olan kalıtım faktörleri. dna molekülünün ortalama 1500 nukleotitten oluşmuş canlının kalıtsal özelliklerinden herhangi birini taşıyan parçası. canlıların her türlü özelliklerini belirleyen ve hücre çekirdeğindeki kromozomlarda bulunan kalıtım maddesinin en küçük birimi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dna üzerinde belirli bir baz dizisi uzunluğundan meydana gelmiş, bir polipeptit zincirinin veya bir rna zincirinin üretiminden sorumlu ve bu sentezleri düzenleyen bir regülatör ve bir operatör bölge içeren dna parçası.
Inheritance : Tereke. Soyaçekim. Bilgisayar, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kişinin ölümünde kalıtlarına geçen mal, hak ve borçların tümü. Veraset. Belirli bir özellik veya niteliğin ebeveynden yavrulara aktarılması, ırsiyet. bir bireyin genetik yapılanması. Kalıtım. İrsiyet.
Legacy : Vasiyetle bırakılmış şey. Vasiyetname ile bırakılan mal veya varlık. Teberru. Kişinin ölümünden sonra yapılmasını istediği işlemler. Bağış. Tutsu. Vasiyet.
Inherited : Babadan kalma. Miras yoluyla kalmış. Kalıtsal. Miras kalan. Mirasla kalmış. İrsi.
Patrimony synonyms : heirdoms, heirships, heritages, endowment fund, inheritances, bequests, heirship, legacies, endowment, birthright, estate, patrimonies, heritance, heirdom.
Patrimony ingilizce tanımı, definition of Patrimony
Patrimony kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A right or estate inherited from one`s father. Or, in a larger sense, from any ancestor.

Bu kısımda Patrimony kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Patrimony ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Patrimony anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Patrimony ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.