Pay close attention türkçesi Pay close attention nedir

  • Dikkatle dinlemek.
  • Dikkatini vermek.

Pay close attention ile ilgili cümleler

English: Pay close attention to what I tell you.
Turkish: Sana söyleyeceğimi dikkatle dinle.

Pay close attention ingilizcede ne demek, Pay close attention nerede nasıl kullanılır?

Pay : Para ödemek. Ödemek. Kar getirmek. Ödeme. Ücret. Karşılığını vermek. Toslamak. Maaş dağıtmak. Maaş. Ücret ödemek.

Close : Son. Bitirmek. Sonuç. Yummak (göz). Son vermek. Göğüs göğüse kavga. Kapanmak. Kapamak. Çevirmek. Geçit.

Attention : Bir algıyı güçlendirmek üzere ansal süreçlerden bir kesit üzerinde toplanma, yoğunlaşma gücü. İlgilenme. Duygu ve düşüncenin bir konu ya da sorun üzerinde toplanması, zihnin uyanık bulunması durumu. Kayıt. Dikkat verme. Titizlik. İtina. Vücudun, baş dik, göğüs ilerde, omurga ve bacaklar gergin, topuk ile bitişik kollar doğal yerinde, avuçlar uyluklarda ayakta bulunduğu durum. (cimnastikte çoğu alıştırmalar için bir başlama duruşu. bütün kas aygıtının duruk (statik) çalışmasıyla ulaşılan bir duruş olarak düzeltici değeri çoktur.). İhtimam. Dikkat.

Close attention : Yakın ilgi. Tam konsantrasyon. Bütün dikkat. Tam dikkat. Büyük itina. Pür dikkat.

İngilizce Pay close attention Türkçe anlamı, Pay close attention eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Pay close attention ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Turn to : Değişmek. Dönüşmek. Aklını vermek. Çark etmek. Yardımını istemek. Dönüştürmek. Sığınmak. Yardım istemek. Açmak (belirli bir sayfayı).

Glues : Yapıştırmak. Yapışmak. Tutkallamak.

Attend : Dinlemek. Katılmak. Bulunmak. İlgilenmek. Hizmet etmek. Beraberinde getirmek. Beklemek. Eşlik etmek. Devam etmek.

Attends : Beraberinde getirmek. Hazır bulunmak. Devam etmek. Dinlemek. Eşlik etmek. Bakmak. Katılmak. Hizmet etmek. Kulak vermek.

Be all ears : Kulağı kirişte beklemek. Kulak kesilmek. Tüm dikkatini vererek dinlemek. Gözlerini ve kulaklarını dört açmak. Dikkat kesilmek. Can kulağıyla dinlemek. Can kulağı ile dinlemek. Pür dikkat dinlemek.

Attended : Devam etmek. Hazır bulunmak. Katılmak. Dinlemek. Kulak vermek. Beraberinde getirmek. Eşlik etmek. Hizmet etmek. Bakmak.

Pay attentions : Dikkat etmek. Aldırmak. Aldırış etmek. Kulak vermek. İlgilenmek. Mühimsemek.

Settle down to : Kendini vermek. Kendini (bir işe) vermek. Koyulmak. Cidden yapmaya başlamak (bir işi). Kendini adamak.

Pay attention : İlgilenmek. Aldırış etmek. Mühimsemek. Kulak vermek. Aldırmak. Dikkat etmek.

Have an eye on : Bakmak. İlgilenmek. Göz dikmek. Gözü üzerinde olmak. -e karşı ilgili olmak. Dikkat etmek. Gözü kalmak. Yakından izlemek. Göz kulak olmak.

Pay close attention synonyms : pay attention to, engross, zero in on, follow, lending an ear, glue, engrosses, hear.