Peacock butterfly türkçesi Peacock butterfly nedir

  • Gündüz tavuskelebeği.
  • Gündüz tavus kelebeği.
  • Böcekler (ınsecta) sınıfının, pul kanatlılar (lepidoptera) takımından, kanatları dişli ve köşeli olan bir eklem bacaklı türü.
  • Tavus kelebeği.
  • Tırtıl evresinde tarım ve orman bitkilerine zarar veren, kanat uçları dişli, güzel kelebek.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Peacock butterfly ingilizcede ne demek, Peacock butterfly nerede nasıl kullanılır?

Peacock : Tavuskuşu. Gösteriş düşkünü. Tavuksular (galliformes) takımının, sülüngiller (phasianidae) familyasından, 110-125 cm kadar uzunlukta, hindistan ve seylan'da yaşayan bir tür. Tavus kuşu. Gösteriş meraklısı tip. Tanrıkuşu. Züppe. Tavus (takımyıldızı). Tavus.

Butterfly : Kelebek. Yere koşut bir biçimde kollarla uçarmış gibi hareketi gerektiren zor bir atlama türü. Kesip iki yana doğru açmak.

Peacock blue : Parlak çivit mavisi. Tavuskuşu mavisi.

Peacock wiseman hypothesis : Reel kamu harcamalarının reel gayrisafi yurtiçi hasıla içindeki payında, savaş ve doğal afetlerin yaşandığı olağanüstü dönemlerde meydana gelen ve olağanüstü dönemin sona ermesine karşın kalıcı hale gelen artışların nedenlerini, halkın olağanüstü dönemlerde normal zamanlara göre vergiye katlanma düzeyinin artmasına bağlı olarak bir defalık vergilerin kalıcı hale gelmesiyle açıklayan sav. Peacock-wiseman hipotezi. Peacock-wiseman savı.

 

Peacocking : Züppe. Tanrıkuşu. Tavus (takımyıldızı). Gösteriş düşkünü. Tavuskuşu. Tavus. Tavus kuşu.

Peacocks : Gösteriş meraklısı tip. Tavuskuşu. Tanrıkuşu. Tavus kuşu. Tavus (takımyıldızı). Gösteriş düşkünü. Züppe. Tavus.

İngilizce Peacock butterfly Türkçe anlamı, Peacock butterfly eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Peacock butterfly ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardvarks : Yer domuzugiller. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu.

Acacia : Mimoza. Akasya. Akasya sakızı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Arap zamkı. Salkım ağacı.

 

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Aardvark : Yerdomuzu. Borudişli. Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen.

Abiotic environment : Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

Peacock butterfly synonyms : a site, a cell, abramis zone, a cells, abo blood groups system, aardwolf.