Pedestals türkçesi Pedestals nedir
Pedestals ingilizcede ne demek, Pedestals nerede nasıl kullanılır?
Pedestal rocks : Mantar kayalar. Rüzgar aşındırmasıyla oluşan ve çöl görüntüsünün en ilginç yer biçimlerinden biri olan, alt bölümü oyularak incelmiş yerli kaya.
Balance on pedestal : Bir ayaklık ya da yükselti üzerinde dengelenme biçimi. Yükselti üzerinde denge.
Juggler on pedestal : Çatkı üstünde hokkabaz. Küçük ya da büyük bir çatkı (sehpa) üzerinde numaralar gösteren hokkabaz.
Knocked him off his pedestal : Onu tahtından indirdi. Onu yendi. Onun itibarlı konumunu kaybetmesine neden oldu.
Set on a pedestal : Cesaretlendirilmiş. Alkışlanmış. Beğenilmiş. Son derece saygı gösterilmiş.
Pedestal : Kaide. Hayvan çatkısı. Sütun tabanı. Altlık. Sütun kaidesi. Temel. Eğitim ve gösteri sırasında hayvanların üstüne çıktığı yükselti. Taban. Esas. Heykel tabanı.
Pedestrian precinct : Yaya bölgesi.
Pedestrian crossing : Çizgili yaya geçidi. Yollarda, yayaların karşıdan karşıya güvenle geçmelerini sağlamak üzere, çivi, boya, renkli taş, ışık gibi belirtkelerle ayrılmış geçit. Yaya geçidi.
Pedestrian passage : Yaya geçidi. Yollarda, yayaların karşıdan karşıya güvenle geçmelerini sağlamak üzere, çivi, boya, renkli taş, ışık gibi belirtkelerle ayrılmış geçit.
Pedestrian island : Yaya adası. Bir kentte yayalara ve yürümeye ayrılmış ya da o amaçla tasarlanmış bir adacık, kesim. Yaya adacığı.
İngilizce Pedestals Türkçe anlamı, Pedestals eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Pedestals ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Pillar : Topuk. Önemli üye. Kagir ayak. Önemli yandaş. En önemli kişi. Ayak. Önemli destekçi. Dikme. Direk. Yapısal blok.
Lectern : Kürsü (kilise). Rahle. Hatip kürsüsü. Konuşmacı kürsüsü.
Body : Kuruluş. Yoğunluk. Gövde. Kurul. Büyük kısım. Karoser. Birlik. Miktar. Kasa.
Fundament : Dip. Makat. Esas parça. Kıç. Anüs.
Anviling : Örs. Örs kemiği. Kulaktaki örs kemiği. Anvil. Örskemiği.
Floor : Yenmek. Köklemek. Döşemek. Yere yıkmak. Jimnastik, madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İşliklerde film çevirmekte kullanılan uzun, geniş, yüksek, hangar biçiminde, içinde aydınlatmayı, alıcı devinimlerini, bezem kurmayı kolaylaştıracak düzeni bulunan yapı. tv. bir yayının hazırlandığı işlik ya da işliğin bir bölümü. Yer. Zemin. Tam gaz vermek.
Book rack : Sergen. Kitapların sergilenmesinde kullanılan tek raflı ya da birkaç raflı dolap. Kitap rafı.
Coasters : Kızak. Kıyı boyunca işleyen ticari gemi. Kabotaj yapan gemi. Koster. Bardak altlığı. Bardakaltı. Tahta peynirlik. Kabotaj gemisi. İki kulplu şarap bardağı.
Girder : Putrel. Potrel. Hatıl. Ana kiriş. Kiriş. Direk. Yollama. Mertek.
Column : Takla atarak birbirinin omuzuna, çıkan ve bir «sütun» oluşturulan görünüş bk. dörtlü kolon, üçlü kolon. Köşe yazısı. Basamak. Makale. Dikeç. Basamak (matematik terimi). Köşe. Kol. Sütun.
Pedestals synonyms : brass monkey, staddle, dais, daises, bema, benches, bemata, base plate, back drop, coaster, basilar, podiums, foot wall, stand, entablement, socle, architrave, architraves, ambon, department, base fitting, beginning, anvils, support, bases, bodying, basis, pedestal, backdrop, law, dados, footpace, desks.

Bu kısımda Pedestals kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Pedestals ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Pedestals anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Pedestals ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.