Pelters türkçesi Pelters nedir

Pelters ingilizcede ne demek, Pelters nerede nasıl kullanılır?

Pelter : Sağanak yağış.

Spelter : Çinko külçesi. Tutya. Tutya külçesi. Çinko lehimi. Çinko. Tecimsel çinko.

Spelter solder : Çinko lehimi. Çinko lehim.

Pelted : Fırlatmak. Şakır şakır yağmak. Taş atmak. Dayak atmak. Taşa tutmak. Dövmek. Yağdırmak. Seğirtmek. Aralıksız vurmak. Atmak.

Pelt along : Boyunca hızla gitmek. Hızla katetmek. Acele ile gitmek.

Pelting : Yağdırmak. Atmak. Şakır şakır. Taş atmak. Taşlamak. Fırlatmak. Dayak atmak. Bardaktan boşanırcasına yağmak. Aralıksız vurmak. Taşa tutmak.

Peltate : Kalkanımsı.

Pelta : Pelta. Trikomonadlar başta olmak üzere kimi kamçılı protozoonlarda aksostilden köken alan veya aksostili kaplayan hilal biçimindeki zarımsı yapı.

Pelt wool : Post yünü.

Pelt down : Bardaktan boşanırcasına yağmak. Bardaktan boşalırcasına yağmak. Şakır şakır yağmak. Bardaktan boşanırcasına yağmak (yağmur).

İngilizce Pelters Türkçe anlamı, Pelters eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pelters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cloudbursts : Bulut patlaması. Sağanak. Bulut yağmuru. Ani bastıran yağmur. Şiddetli yağmur. Ani sağanak.

Jaw : Dırdır. Gevezelik. Laflamak. Sıkıcı öğütler vermek. Paylamak. Vırvır. Can sıkıcı öğüt. Uzun konuşmak. Omurgalılarda kemik ya da kıkırdak ile desteklenen, dişleri taşıyan ve ağzın açılıp kapanmasını sağlayan yapı. omurgasızlarda bu görevi taşıyan benzer yapı. Çene çalmak.

 

Bug : Hata ya da güçlük. İlgi. Bir şeyin hastası. Can sıkmak. Mikrop. Merak. Gizli dinleme aygıtı yerleştirmek. Meraklısı. Dinleme cihazı. Delilik.

Dun : Alacağını istemek. Karanlık. Boz renk. Borcunu ödemeye zorlamak. Borçlusunu sıkıştıran alacaklı. Zorla alacağını istemek. Sıkıştırmak. Esmer. Sıkıştıran alacaklı. Dun.

Waterspout : Suyun aktığı musluk. Şiddetli ve ani yağmur. Tornado veya hortum nedeniyle suyun kabarması ve yukarı çekilmesi. Hortum. Drenaj kanalı. Deniz hortumu. Oluk. Su hortumu. Sağanak.

Hand tool : El aleti.

Torment : Eziyet etmek. İşkence etmek. Azap. Eziyet. Acı çektirmek. Azap vermek. Azap çektirmek. Büyük acı. Zulmetmek. Canını yakmak.

Crucify : Çarmıha gererek öldürmek. Çarmıha germek. İşkence etmek. Bastırmak.

Torrent : Sağanak. Sel. Birdenbire kabaran ve aynı hızla çekilen akıntı. Birdenbire kabaran ve aynı hızla çekilen nehir. Lav seli. Eğimli yamaçların, özellikle bitki örtüsünden yoksun olanlarda görülen boyları kısa, ancak aşırı eğimleri nedeniyle yeğin yağmurlardan sonra bol su taşıyan, hızlı akışlı düzensiz akarsular. Şiddetli yağmur. Yoğun su akımı.

Tease : Ditmek. Sataşan. Rahatsız etmek. Kabartmak (saçı tarakla). Takılmak. Kızdırmak. Kabartmak (kumaş). (birine) takılmak. Alay etmek. Muzip kimse.

Pelters synonyms : rib joint pliers, slip joint pliers, plyers, needlenose pliers, locking pliers, pair of pliers, pump type pliers, bedevil, downpour, badger, downpours, rag, beleaguer, soaker, frustrate, cloudburst, compound lever, soakers, pelter, waterspouts.

 

Pelters zıt anlamlı kelimeler, Pelters kelime anlamı

Orderliness : İntizam. Düzenlilik. Düzen. Dakiklik. Çekidüzen.

Order : Rütbe. Satın alma işleminden önce bu yönde yapılmış olan sözlü ya da yazılı istem. Bir din içinde tasavvufa, gizemciliğe dayanan, inançta ve kimi ilkelerde birbirinden ayrılan, tanrıya ulaşma, yollarından herbiri: mevlevi tarikatı, sen jan tarikatı gibi. Düze. Tarikat. Hal. Emir. Ismarlama. Komut. Sıra.

Disorderliness : Terbiyesizlik. Başıboşluk. Karışıklık. Düzensizlik. İntizamsızlık. Serkeşlik. Uygunsuzluk.

Pelters antonyms : disorder.