Performing türkçesi Performing nedir

Performing ile ilgili cümleler

English: I love performing.
Turkish: Ben gösteriyi seviyorum.

English: Their job is to do make-up for performing artists.
Turkish: İşleri, sahneye çıkan oyunculara makyaj yapmak.

English: Dr. Jackson is performing an autopsy.
Turkish: Dr. Jackson otopsi yapıyor.

English: They assisted him in performing the operation.
Turkish: Onlar onun operasyonu yapmasında yardım etti.

Performing ingilizcede ne demek, Performing nerede nasıl kullanılır?

Performing animal : Gösteri hayvanı. Gösteri yapacak duruma gelmiş sirk hayvanı.

Performing animals showman : Eğitilmiş ve özel olarak yetiştirilmiş hayvanlara çeşitli numaralar yaptıran kişi. Eğitilmiş hayvanlar göstericisi.

Error performing inpage operation : Sayfaiçi işlem gerçekleştirme hatası.

Non performing loans : Bankaların vadesi dolmuş ancak henüz geri ödenmemiş kredileri. Sorunlu krediler. Batık krediler. Takipteki krediler. Takipteki alacaklar.

Outperforming : Daha iyi oynamak. Aşmak. Daha iyi yapmak. Daha iyi çalmak. Üstün olmak. Geçmek.

Perform an action : İş yapmak. İşlem gerçekleştirme.

Performance budget : Bütçe programı. İş bütçesi. Uygulama bütçesi. Kuruluşların programları çerçevesinde belirlenen amaç ve hedeflerine göre ödenek tahsislerinin yapıldığı ve istenilen sonuçların elde edilip edilmediğinin ölçüldüğü bütçe türü. Bütçe taslağı. Performans bütçe. Performans bütçesi. Program bütçesi. Programlanan işe göre bütçeden para ayrılması.

 

Performance based budget : Kuruluşların programları çerçevesinde belirlenen amaç ve hedeflerine göre ödenek tahsislerinin yapıldığı ve istenilen sonuçların elde edilip edilmediğinin ölçüldüğü bütçe türü. Performans bütçe.

Performance item : Bir ölçerde parçalar, kesimler, görünüler gibi çeşitli gereçlerin bir araya getirilerek düzenlenmesini öngören başarganlık sınan. Edimli sınar.

Performic acid : Performik asit. Disülfit bağlarını indirgeyerek koparan bir kimyasal madde.

İngilizce Performing Türkçe anlamı, Performing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Performing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exhibitions : Sergi. Teşhir. Burs (ingiliz ingilizcesi). İbraz etme. Teşhir etme. Sergiler. Sunma.

Performers : İcracılar. Oyuncu. Sanatçı. Yerine getiren.

Enactment : Yasa. Kanun çıkarma. Kararname. Kanun. Kabul.

Reenactment : Yeniden sahneleme.

Exposition : İzah. Beyan. Eğitim, tiyatro alanlarında kullanılır. Teşhir. Açımlama. Oyunun öyküsünü anlaşılabilir kılmak için verilen ek bilgi. seyircilere, kişiler, çevre, daha önceki olaylar üzerine verilen bilgiler. Oyunun başlangıç bölümü. seyircilere kişilerin durumlarını, oyunun anlaşılması için geçmişteki olayları sahnedeki olay içine kaynaşmış olarak veren önemli bölüm. Serim. İzahat. Bir konuyu, bir sorunu ya da bir yazıyı ayrıntılarına değin gözden geçirerek anlatma, yorumlama ve çözümleme işi.

 

Frisking : Koşuşmak. Kuyyruk sallamak. Oynaşmak. Oynamak. Üstünü aramak.

Cut it out : Kes. Uzatma artık. Bırak. Yeter.

Maker : Keşideci. Fail. Yapıcı. İmalatçı. Yapımcı. İmzalayan kimse. Yaratan. Bono imzalayan kimse.

Skit : Dokundurma. Parodi. İşleyeceği konuyu genişletmeden, en can alıcı çizgiler içinde veren, çoğu kez güncel olaylara ve aile sorunlarına değinen ve bir nükte ile biten kısa güldürü. vodvil, burlesk, revü gibi, kurgu dizgesine göre ortaya çıkarılan gösterilerde yerini alır. bugün televizyon reklamlarında da çok kullanılır. Skeç. Şaka. Hicivli yazı. Esprili iğneleme.

Entertainment : Görülmeğe değer herhangi bir şey. bir filmin, bir televizyon yayınının ortaya çıkardığı durum. Seyirciyi oyalamak, avutmak, ona hoşça vakit geçirmesini sağlamaktan başka ereği olmayan oyun türü. Alem. Eğlence. Toplantı. Eğlendirici gösteri. Eğlendirici oyun. Ziyafet. Görünç. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır.

Performing synonyms : stage business, method acting, performing arts, devising, entertainments, executers, achievement, hamming, portrayal, craftiest, demonstrations, demonstration, byplay, falsifications, indulgers, performance, capable, exhibiting, doer, doers, daedal, disports, pantomime, exhibit, bout, method, dumb show, acquittal, canny, cleverer, business, makers, enacting.

Performing zıt anlamlı kelimeler, Performing kelime anlamı

Inactivity : Etkisizlik. Üşengeçlik. Tembellik. Avarelik. Durgunluk. Hareketsizlik. Tesirsizlik.