Permanent debts türkçesi Permanent debts nedir

  • Sürekli borçlar.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Devletin bir vadeye bağlamadığı ve ödeme taahhüdüne girmediği (devlet ya hiç anapara ödemesinde bulunmaz ya da belirli bir tarihten önce ödeme yapmayacağını şart koşar), alacaklının da sadece borcun faizini almakla yetindiği ve ana parayı isteme hakkından başlangıçta vazgeçtiği, bir konsolide borç türü. krş. konsolide borç, itfaya tabi borçlar.

Permanent debts ingilizcede ne demek, Permanent debts nerede nasıl kullanılır?

Permanent : Sürekli. Temelli. Baki. Daimi. Asil. Devamlı. Kalıcı. Yerleşik. Permanant.

Debts : Borç. Borçlu olma. Düyun. Borçlar. Pasif borçlar.

Permanent cell : Permanent hücre. Daimi hücreler.

Permanent cells : Daimi hücreler. Sinir, düz kas ve kalp kası hücreleri gibi doğumdan sonra çoğalma yeteneklerini kaybeden ve rejenerasyon yeteneği olmayan hücre grubu, permanent hücre, irreverzibl postmitotik hücreler.

Permanent cinema : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Belli bir yerde, yalnız sinema olarak çalışmak üzere kurulmuş yapı. gezici sinemanın karşıtı. Yerleşik sinema.

Permanent company : Yerleşik topluluk. Belli bir yeri olan ve hep o yerde gösteriler düzenleyen tiyatro topluluğu.

İngilizce Permanent debts Türkçe anlamı, Permanent debts eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Permanent debts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

 

Perpetual debts : Sadece faizleri ödenen uzun süreli borçlar. Belirli sürelerde sadece üremleri ödenen uzun yıllar süreli devlet borçları.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Permanent debts synonyms : ability to pay approach, a group shares, a shift in demand, ability rent, abnormal budget, a pass through certificate, a change in individual demand.