Perturbational türkçesi Perturbational nedir

  • Endişe yaratan.
  • Endişelendiren.
  • Rahatsız edici.

Perturbational ingilizcede ne demek, Perturbational nerede nasıl kullanılır?

Perturbation theory : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Bir türevsel denklemin çözümünü, ondan biraz değişik bir denklem çözümünden yürüyerek matematik bir dizi biçiminde elde etme yöntemi. Tedirgileme kuramı.

Ionospheric perturbation : İyonosferik sarsım.

Perturbation : Fizik, kimya, uzay alanlarında kullanılır. Rahatsızlık. Kaygı. Istırap. Tedirginlik. Tedirgi. Yörünge veya yoldaki küçük sapma. Heyecan. Dizgeyi, niteliğini değiştirmeden biraz etkileme işlemi. Bir dizge ya da denkleme uygulanan, onun niteliğini çok bozmadan biraz etkileyen etken.

Perturbations : Kaygı. Istırap. Yörünge veya yoldaki küçük sapma. Aklını karıştırma. Rahatsızlık. Endişe. Heyecan. Tedirginlik. Karışıklık. Huzursuzluk.

Imperturbation : Sakinlik. Dinginlik.

Perturbative : Endişelendirici. Pertürbatif. Kaygı verici. Rahatsız edici.

İngilizce Perturbational Türkçe anlamı, Perturbational eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Perturbational ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Disconcerting : Endişelenme. Telaşlı. Beklenmedik. Şaşırtıcı. Endişelendirici. Kaygılı. Telaşlanma. Sıkıcı.

 

Disagreeable : Kavgacı. Uygun olmayan. Ters. Aksi. Can sıkıcı. Nahoş. Tatsız. Hoşa gitmeyen. Hoş olmayan.

Annoying : Sıkıntı veren. Musallat. Can sıkıcı. Başağrıtıcı. Kızdırıcı. İzaç. Baş ağrıtıcı. Taciz edici. Sinir bozucu. Sıkıntılı.

Upset : Bozulmuş. Üzmek. Bozuk. Altüst olmuş. Bulanmış. Başaşağı çevirmek. Altüst etmek. Şişirmek. Bulandırmak. Bozulmak.

Besetting : Yakasını bırakmayan. Tehditkar. Kuşatma. Yakayı bırakmayan. Sürekli tehdit eden. Sürekli rahatsız eden.

Distracting : Dikkati çeviren. Dikkat dağıtan. Oyalayan. Çekişme veya kavgaya neden olan. Eğlendiren. Dikkat dağıtıcı.

Discomfortable : Tedirgin. Nahoş.

Trouble : Problem. Zahmet etmek. Dert. Tedirgin etmek. Canını sıkmak. Zahmet. Üzmek. Başını ağrıtmak. Bulandırmak. Üzülmek.

Fraughts : Endişeli. Endişe verici. Yüklü. Hileli kullanım. Dolu.

Disturbing : Huzur bozucu. Karıştırıcı. Rahatsızlık veren. Bozucu. Karışıklık çıkaran. Taciz. Rahatsız etme. İzaç. Tedirgin edici.

Perturbational synonyms : fuss, exasperating, hassle, disruptive, activity, abrasive, fraughting, agitation, bothersome, disturbance, magnetic storm, fiddly, bother, fraught, disquieting, troubling.

Perturbational zıt anlamlı kelimeler, Perturbational kelime anlamı

Inactivity : Hareketsizlik. Etkisizlik. Tembellik. Tesirsizlik. Üşengeçlik. Durgunluk. Avarelik.

Composure : Kendine hakimiyet. Huzur. İtidal. İrade gücü. Ilımlılık. Sakinlik. Kontrol. Soğukkanlılık. Rahat. Dinginlik.

Perturbational ingilizce tanımı, definition of Perturbational

Perturbational kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to perturbation, esp. to the perturbations of the planets.