Petites türkçesi Petites nedir

  • Minyon kadın.
  • Narin yapılı.
  • Minyon tip.
  • Küçük.
  • Ufacık tefecik.
  • Ufak.
  • Petitler.
  • Narin.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Ufak tefek kadın.
  • Minyon.
  • Çekirdek veya mitokondri genlerindeki mutasyonlar sebebiyle mitokondri işlevlerinden yoksun olan bira mayası soyu.
  • İnce.

Petites ingilizcede ne demek, Petites nerede nasıl kullanılır?

Appetites : Arzu. Şehvet. Afiyet. İstek. İştah.

Petite bourgeoisie : Küçük kentsoylu sınıf. Marksist kuramda, proleterya ile kentsoylu sınıf arasında yer alan, proleteryanın sınıf bilincini paylaşmayan sınıfa verilen ad.

Petite : Küçük. Ufak. Minyon. Minik. Ufacık tefecik. İnce. Narin yapılı. Minyon kadın. Ufak tefek kadın. Minyon tip.

Petiteness : Narinlik.

Appetite : Şehvet. Arzu. Apetit. Afiyet. İştah. İstek. Yemlerin tat, koku, nitelik ve ısı gibi etkenlere bağlı olarak istekle tüketilmesi.

Have no appetite : İştahı olmamak.

Good appetite : Afiyet olsun.

Has no appetite : İştahı yok. Yemek istemiyor. Aç değil.

Bon appetite : Afiyet olsun.

Have an appetite : İştahı olmak.

İngilizce Petites Türkçe anlamı, Petites eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Petites ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bitty : Çok az. Minicik. Minik. Parçalardan oluşan. Bölüm bölüm. Kısım kısım. Parçalı.

 

Ickle : Buz saçağı. Küçücük. Minik.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

Mignon : Çıtı pıtı.

Daintier : Nefis. Titiz. Lezzetli. Nazik. Daha lezzetlisi. Düzenli. Zarif.

Flyspeck : Meyve çürüğü. Sinek pisliği lekesi. Sinek salgısından oluşan leke. Küçük leke.

Minor : Minör. Önemsiz. Reşit olmayan. Rüştünü ispat etmemiş kimse. Ergin olmayan kimse. Reşit olmayan kimse. Ergin olmayan çocuk. İkinci derecede.

Littler : Ufak şey. Azıcık. Cici. Az miktarda. Az. Adi. Dar görüşlü. Değersiz. Bayağı.

Compact : Anlaşma yapmak. Az yer kaplayan. Pudra kutusu. Kısa. Küçük otomobil. Anlaşma. Sıkıca paketlenmiş. Özlü. Anlaşmak. Sözleşme.

Lilliputians : Küçücük. Minicik. Cüce. Liliput'a ait. Liliput'lu.

Petites synonyms : a cells, frail, brittle, finespun, frailest, abramis zone, littlest, blander, dinkey, courteous, petite, aardwolf, civilized, slender, finest, a cell, bit, micro, slenderest, dinky, chivalrous, acacia, civilised, tinier, mignons, poppets, attentive, bittiest, fragile, chalets, attics, dainty, a site.

Petites zıt anlamlı kelimeler, Petites kelime anlamı

Large : İri. Çok. Koca. Bol. Kocaman. Büyük (servet). Büyücek. Kalabalık (aile). Geniş. Büyük.

Big : İri. Kocaman. Önemli. Popüler. Büyük. Ünlü.