Petite türkçesi Petite nedir

Petite ile ilgili cümleler

English: He had no appetite because of the heat.
Turkish: Sıcaktan dolayı hiç iştahı yoktu.

English: He has a good appetite.
Turkish: Onun iyi bir iştahı var.

English: Don't spoil your appetite.
Turkish: İştahını kaçırma.

English: I don't have a good appetite.
Turkish: İyi bir iştahım yok.

English: A good appetite is a good sauce.
Turkish: İyi bir iştah iyi bir sostur.

Petite ingilizcede ne demek, Petite nerede nasıl kullanılır?

Petite bourgeoisie : Marksist kuramda, proleterya ile kentsoylu sınıf arasında yer alan, proleteryanın sınıf bilincini paylaşmayan sınıfa verilen ad. Küçük kentsoylu sınıf.

Petiteness : Narinlik.

Petites : Minyon. Minyon tip. Ufak. Narin. Narin yapılı. Petitler. Ufak tefek kadın. Küçük. İnce.

Appetite : İştah. Apetit. Yemlerin tat, koku, nitelik ve ısı gibi etkenlere bağlı olarak istekle tüketilmesi. Afiyet. Şehvet. Arzu. İstek.

Appetite comes with eating : İştah yedikçe açılır.

Depraved appetite : Fosfor eksikliği ve diğer faktörlere bağlı olarak gelişen, yem niteliğinde olmayan süprüntü, kıl, gübre, odun gibi maddeleri yemeyle belirgin bir beslenme bozukluğu. İştah bozukluğu.

 

Appetites : İştah. Şehvet. Arzu. İstek. Afiyet.

Has no appetite : İştahı yok. Yemek istemiyor. Aç değil.

Have an appetite : İştahı olmak.

Good appetite : Afiyet olsun.

İngilizce Petite Türkçe anlamı, Petite eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Petite ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cairn terrier : Teriyer. Cairnteriyeri. Kisa bacakli bir teriye türü. İskoçya’dan köken alan, 1500'lerden beri bilinen adını iskoç çiftlik ve mezarlıklarının sınırlarını işaretlemek için kullanılan taş yığınlarından alan ve geçmişte bu taş yığınlarının içine saklanan kemirgenleri kaçırmak veya yok etmek için kullanılan, vücudu küçük, sağlam ve sıkı, tüyleri yumuşak alt tüyleriyle bol miktardaki dış tüylerden oluşan, rengi kızıl, kaplan desenli, siyahımsı, kum sarısı ve grinin çeşitli tonları olabilen, hareketli ve korkusuz, uyumu yüksek, avcılık, iz sürme ve bekçi köpekliği yetenekleri de bulunan, günümüzde temel olarak ev hayvanı olarak yetiştirilen köpek ırkı.

Chivalrous : Cömert. Şövalyelikle ilgili. Kibar. Centilmen. Kahraman. Mert. Şövalyeye ait. Cesur. Şövalye gibi. Yardımsever.

Poppet : Torna desteği. Makinede döner parçayı taşıya rulman. Destek. Gezer punta gövdesi. Dikme valfı. Torna aynası. Küçük insan. Ufak tefek tip. Kukla.

Midgets : Cüce. Cep denizaltısı. Mini. Minicik. Tıfıl. Ufak yapılı kimse.

Delicates : Kırılgan. Leziz. Hassas (konu). Hassas. Kibar. Tetik. Kolay kırılabilen. Yumuşak (dokunuş). Titiz.

Attentive : Özenli. Dikkatle izleyen. Nazik. Kibar. Dikkatli. Yardımcı. Nezaket. Dikkat eden.

 

Frailest : Dayanıksız. Zayıf (şans vb). Tatsız. Hafif ve kırılgan. Nanemolla. Ahlaksız. Hafif. İnce ve güçsüz. Yavan.

Daintier : Nazik. Lezzetli. Zarif. Titiz. Düzenli. Nefis. Daha lezzetlisi.

Little : Be.az miktarda. Az miktarda. Hemen hemen hiç. Az miktar. Önemsiz. Ufak şey. Genç. Değersiz.

Tinier : Ufaklık. Mini. Minnacık. Mini mini. Bacak kadar. Minicik. Küçücük. Ufacık.

Petite synonyms : etherial, mignon, boxy, tiny, attics, brittle, compact, mignons, civilized, diminutive, incapacious, dainty, dinkey, miniscule, bantam, finer, minor, chalets, minute, finest, minuscule, frail, diminutives, as soon as, dainties, fey, chalet, delicate, fragile, exiguous, bittier, littler, fairylike.

Petite zıt anlamlı kelimeler, Petite kelime anlamı

Large : Koca. Bol. Büyücek. Çok. Büyük (servet). Kocaman. Geniş. Kalabalık (aile). Büyük. İri.

Big : Kocaman. Popüler. İri. Büyük. Önemli. Ünlü.

Petite ingilizce tanımı, definition of Petite

Petite kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of a woman or girl, of small size and trim figure. Small, little.