Phyllotaxy türkçesi Phyllotaxy nedir

  • Filotaksi.
  • Yaprak diziliş sistemi.
  • Gövde ekseni üzerinde yaprakların diziliş şekli.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Phyllotaxy ingilizcede ne demek, Phyllotaxy nerede nasıl kullanılır?

Phyllotaxis : Gövde ekseni üzerinde yaprakların diziliş şekli. Yaprak diziliş sistemi. Gövde ekseni üzerinde yaprakların diziliş biçimi. Filotaksi.

Phyllo dough : Yufka hamuru. Yufka.

Phyllo : Yufka. Yufka hamuru.

Phylloclade : Filoklat. Kaktüslerde olduğu gibi gövdenin bir yaprak gibi yassılaşması.

Phyllodium : Fitlod.

Anomophyllous : Anomofil.

Phylloxera : Filokseri. Filoksera. Asma biti. Köklerden yapraklara kadar tüm asma üzeride asmanın özsuyunu emerek beslenen bir böcek.

Aphyllous : Yaprakları olmayan. (botanik terimi) yapraksız. Yapraksız.

Phyllophagous : Filiofag. Yapraklarla beslenen. Filofaj. Yaprak dölü. Yaprak yiyen. filofag. Yaprak üzerinde beslenen.

Chlorophyllose cells : Kloroplast taşıyan nice uzun hücreler. Klorofillos hücreler.

İngilizce Phyllotaxy Türkçe anlamı, Phyllotaxy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Phyllotaxy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

 

Phyllotaxis : Gövde ekseni üzerinde yaprakların diziliş biçimi.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Abiotic environment : Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Aardvark : Karınca yiyen. Yerdomuzu. Borudişli. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Aardvarks : Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu. Damarlı dişliler.

 

A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

Phyllotaxy synonyms : a cells, abductor muscle, a chromosome, a site, abacus bodies, acacia, aardwolf.

Phyllotaxy ingilizce tanımı, definition of Phyllotaxy

Phyllotaxy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The science of the relative position of leaves. The order or arrangement of leaves on the stem.