Physical adsorption türkçesi Physical adsorption nedir
- Fiziksel tutunma.
- Fiziksel soğurma.
- Fiziksel adsorpsiyon.
- Görece yoğun evrenin yüzeyinde, yoğunluğu daha az olan evrenin atom, yükün ya da moleküllerinin yöneltme, ucaylanma, dağılım kuvvetleri etkisiyle, kimyasal bileşme olmadan tutunması.
- Kimya alanında kullanılır.
- Fiziksel yüzerme.
Physical adsorption ingilizcede ne demek, Physical adsorption nerede nasıl kullanılır?
Physical : Maddi. Somut. Bedeni. Maddesel. Fiziki. Muayene. Mevcut. Fiziksel. Bedensel.
Adsorption : Yüze tutma. Moleküllerin katı bir yüzeye yapışması, tek molekül tabakasından oluşan bir yüzey tabakasının oluşması. Yüzeye tutma. Yüze tutunum. Yüzetutunum. Yüzeyde toplanma. Bir cismin yüzeyi üzerinde yabancı bir özdek yaygısı oluşumu. İki evrenin arayüzey bölgesinde, yoğunluğu az olan evrenin yüze tutan üzerindeki derişiminin, kendi yığın derişiminden daha çok olması. Virüs bağlanma proteinlerinin hücrenin zarında bulunan almaca bağlanması. moleküllerin katı bir faza yapışması. bir maddenin kendi yüzeyinde moleküller arasında çekiş kuvveti dolayısıyla, gazları, sıvıları veya bir sıvıda çözünmüş maddeleri tutması. Yüze çekme.
Physical analysis : Fiziksel analiz.
Physical analysis of feeds : Tane yemlerin rengi, kokusu, dolgunluğu, kırık ve ezik olup olmadığı ve içinde yabancı madde bulundurması, kaba yemlerin ise bunlara ilave olarak yaprak oranı, aroma, yumuşaklık ve esneklik gibi fiziksel muayenelerle yemin kalitesinin belirlenmesi. Yemlerin fiziksel muayenesi.
Physical anthropology : Kalıtımı, ırkları ve insan kökeninin tarihini inceleyen ve araştıran insanbilimsel dal. İnsanın örgensel oluşum ve evrimini, örgensel yapı ile doğal toplumsal çevre arasındaki ilişkileri ve ırklar arasındaki ayrımları inceleyen insanbilim dalı. Fiziksel antropoloji. Doğal insanbilim. Fiziksel insanbilim.
Physical assets : Maddi varlıklar. Fiziksel varlıklar. Bir firmanın üretim sürecinde kullandığı bina, makine ve donanım, toprak gibi uzun ömürlü ve süreklilik gösteren varlıklar. Sabit varlıklar. Fiziki varlıklar.
İngilizce Physical adsorption Türkçe anlamı, Physical adsorption eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Physical adsorption ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Aliphatic compounds : Düz ya da dallanmış karbon iskeletinden türemiş olan hidrokarbonlar sınıfı. örn. Alifatik bileşikler.
Acid salt : Asit tuz. Sodyum klorit. Aynı zamanda asit olan tuz. Asit tuzu. Bileşimindeki asit hidrojenlerinin bir bölümü metallerle yer değiştirmemiş olan tuz. örn. sodyum bikarbonat (nahco3).
Alcohols : İçki. Alkoller. Alkol. İspirto. Bir ya da daha çok hidroksil kökü içeren ve (r) bir aril ya da alkil kökü olmak üzere, roh genel formülü ile gösterilen alifatik bileşikler. örn. etil alkol (c2h5oh).
Active passive metal : Özgürce yenime uğrarken potansiyeli, edilginleşme potansiyelinin üzerine yükseltildiği zaman, etkin durumdan edilgin duruma geçen metal ya da alaşım. Etkin-edilgin metal.
Alabaster : Su mermerinden yapılan. Caso4. 2 h2o; 120°c'a dek ısıtılınca suyunun 3/4'ünü yitirerek alçıya dönüşen ak renkli yumuşak mineral. Akmermer. Sumermeri. Su mermeri. Sumermeri kaymaktaşından. Albatr. Alçı taşı. Kaymaktaşından yapılan.
Acidimetry : Asit ölçümü. Asit ölçme. Asitölçüm. Asitimetre. Bir asitli çözeltiyi, ölçün baz çözeltisiyle tepkimeye sokarak asitlik derecesini belirleme yöntemi. Asidimetre. Asidimetri. Bir asidin etkisinin ölçüldüğü süreç.
Acid radical : Asit kökü. Bir ya da daha fazla hidrojen iyonları kaybından yaratılan kökçe. Asidik hidrojeni ayrıldıktan sonra kalan asit molekül kalıntısı. Bir asidin negatif parçası. Bir asit molekülünün, yükünleştiğinde protonlarından ayrılan ve tepkimelerde tek bir parça gibi davranan no3-, so24 gibi, eski yüklü parçası.
Alcoholometry : Alkol ölçüm. Alkolometri. Alkollü bir çözelti içinde yoğunluk ölçülmesi yoluyla alkol niceliğini belirleme yöntemi. Bir içkide saf alkol seviyesini ölçme ve doğrulama yöntemi. Alkolölçüm.
Aldehydes : Aldehit. Aldehitler. Bir (r) alkil köküne ya da hidrojene bağlanmış, (-cho) formil kökünü taşıyan organik bileşikler.
Additive : Katkı. Bir ürüne, kimyasal ya da fiziksel özelliklerini geliştirmek, kalımlı kılmak, çekici yapmak vb. nedenlerle eklenen özdek. Ek katkı. Toplamsal. Eklenecek. Çoğalan. Katkı maddesi. Toplanır. Katılacak.
Physical adsorption synonyms : alicyclic compounds, aliphatic saturated compounds, active metals, additive properties, physisorption, acier inoxydable, activated coal.

Bu kısımda Physical adsorption kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Physical adsorption ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Physical adsorption anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Physical adsorption ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.