Fiziksel tutunma nedir, Fiziksel tutunma ne demek

Fiziksel tutunma; Kimya alanında kullanılan bir terimdir.

Kimya'da terim anlamı:

Görece yoğun evrenin yüzeyinde, yoğunluğu daha az olan evrenin atom, yükün ya da moleküllerinin yöneltme, ucaylanma, dağılım kuvvetleri etkisiyle, kimyasal bileşme olmadan tutunması.

Kimya'da terim anlamı:

Bir maddenin yüzey tabakasına, başka bir maddenin çeşitli kuvvetlerin etkisiyle kimyasal birleşme olmaksızın tutunması.

Fiziksel tutunma anlamı, kısaca tanımı

Tutun : Ev, aile : Bizim köy altmış tutumdur. Ev, aile

Fizik : Maddenin kimyasal yapısındaki değişiklikler dışında genel veya geçici yasalara bağlı, deneysel olarak araştırılabilen, ölçülebilen, matematiksel olarak tanımlanabilen madde ve enerji olgularıyla uğraşan bilim dalı. Kişinin dış görünüşü. İnsanın doğal yapısı.

Fiziksel : Fizikle ilgili olan. Genel olarak doğaya, maddeye, nesnelere ilişkin olan, fiziki.

Tutu : Borcun ödeneceğine ilişkin borçlunun alacaklıya bir taşınmazı güvence olarak göstermesi, ipotek.

Tutunma : Tutunmak işi.

Kimyasal bileşme : Değişik özdeciklerin bir araya gelmesiyle yeni özdecikler kuran oluşum.

Ucaylanma : Özdek içinde çiftucayların belirmesi olayı. 2-Işıncıkların belli dönülere ayrılması; ışık dalgasının belirli düzleme alınması. Bir molekülün artı ve eksi yükünlerinin ayrı bölgelerde toplanması. Kimi özdeklerin içinden geçen ışığın titreşimlerini belirli bir biçime sokması. Akım altındaki bir elektrotun potansiyelinin karma potansiyelden sapması. Bir molekülün bir elektrik alanında yönlendirilmesi. Değişik nedenlerle, bir elektrolit geriliminin, elektrot yüzeyi yakınında artıp, elektrik akımını zorlaştırması olayı. Radyo ve televizyon yayınlarında, yayın gücünde yitime yol açmamak amacıyla, elektromıknatıs dalgaların ışınımına verilen yön. Işığın değişik doğrultulardaki titreşimlerinin yönünü değiştirerek, bir tek düzey üzerinde yayılması.

 

Yöneltme : Yöneltmek işi, tevcih. Bir teleskobu veya gözlem aracını bakılacak yıldıza doğru çevirme işi. Öğrencilerin okul yaşamına, izleyecekleri derslere uyumlarını sağlamayı amaçlama, seçecekleri meslekleri yönlendirme işi.

Kuvvetle : Güçlü ve sağlam bir biçimde. Üzerinde durarak, direnerek.

Kimyasal : Kimyaya ait, kimya ile ilgili, kimyevi.

Birleşme : Birleşmek işi.

Dağılım : Dağılarak birbirinden ayrılma. Birleşiminde kütle içinde tamamen eşit olarak dağılmış gerçek veya koloidal eriyik biçiminde başka bir madde bulunan katı, sıvı veya gaz durumundaki bütün cisimler. Bir toplumda, bir kümede incelenen bir veya birçok özelliğin zamana, yere, seçilen herhangi bir değişkene göre hesaplanan sayısal ve oransal dağılışı. Bir ses biriminin, anlam biriminin değişik kullanım veya bağlamlardaki çevrelerinin tümü. Mal üretiminde, katkıda bulunanlara, üretilen mallardan herhangi bir ölçüde verilmesi, dağıtılması. Paylaşım.

 

Çeşitli : Çeşidi çok olan, türlü, mütenevvi.

Molekül : Element veya bileşikleri oluşturan ve onların özgül niteliklerini gösteren en küçük birim, madde. Bir bütünün en küçük parçası. Fiziksel kimyada bir veya birkaç atomun birleşmesinden oluşan, birkaç çekirdek veya elektronlu yapı.

Bileşme : Bileşmek işi, terekküp.

Tabaka : Katman. Baskı ve yazıda kullanılan, değişik boyutlarda kesilmiş kâğıt. Derece. Cepte taşınan tütün veya sigara kutusu.

Kuvvet : Fiziksel güç, takat. Güç. Bir ülkenin silahlı gücü. Dayanıklı olma durumu. Yetke, erk, nüfuz. Bir niceliğin kendisi ile çarpılarak yükseltildiği derecelerden her biri: 2x2x2=23 denkleminde, 3 sayısı 2'nin kuvvetini gösterir. Şiddet, zor, cebir. Durgunluğu harekete veya hareketi durgun bir duruma çeviren etken, direnci kıran veya direnç doğuran özellik.

Görece : Bir şeye göre olan, varlığı başka bir şeyin varlığına bağlı olan, kesin olmayıp kişiden kişiye, zamandan zamana, yerden yere değişebilen, bağıl.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Diğer dillerde Fiziksel tutunma anlamı nedir?

İngilizce'de Fiziksel tutunma ne demek ? : physical adsorption; physisorption, physical adsorption