Ucaylanma nedir, Ucaylanma ne demek

Ucaylanma; Fiziksel, Fizik, Kimya, Metalürji, Televizyon, Jeoloji alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Fiziksel anlamı:

Özdek içinde çiftucayların belirmesi olayı. 2-Işıncıkların belli dönülere ayrılması; ışık dalgasının belirli düzleme alınması.

Kimya'da terim anlamı:

Bir molekülün artı ve eksi yükünlerinin ayrı bölgelerde toplanması.

Kimi özdeklerin içinden geçen ışığın titreşimlerini belirli bir biçime sokması.

Akım altındaki bir elektrotun potansiyelinin karma potansiyelden sapması.

Bir molekülün bir elektrik alanında yönlendirilmesi.

Metalürji'deki terim anlamı:

Değişik nedenlerle, bir elektrolit geriliminin, elektrot yüzeyi yakınında artıp, elektrik akımını zorlaştırması olayı.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Radyo ve televizyon yayınlarında, yayın gücünde yitime yol açmamak amacıyla, elektromıknatıs dalgaların ışınımına verilen yön.

Jeoloji'deki terim anlamı:

Işığın değişik doğrultulardaki titreşimlerinin yönünü değiştirerek, bir tek düzey üzerinde yayılması.

Ucaylanma anlamı, tanımı

Ucay : Kıvıl ya da kıvılmıknatıs alan yaratan dingin, devinen yük dağılımı türlerinden her biri. bk. çiftucay, dörtucay. Bir mıknatısın, mıknatıslığının toplandığı uçların her biri. Bir elektriksel gözenin üşeklerinin, yani dışa erke veren uçlarımın her biri. Elektrik ya da mıknatıs alanlarının en yeğin oldukları iki noktadan her biri

 

Ucaylanma eğrisi : Elektrikle ayrışıma dayanan çeşitli yöntemlerde devreden geçen elektrik akımı yeğinlik ya da yoğunluğunun, potansiyelle gerilimle değişimini gösteren çizge.

Elektromıknatıs dalgalar : Elektrik ve mıknatıslı alanlarla ilgili ve elektrik yükünün ivmesinden doğan erkenin dalgaları.

Karma potansiyel : Bir elektrot yüzeyinde iki ya da daha çok yükseltgenme-indirgenme tepkimesinin bir arada yürümesi durumunda oluşan ve her bir tepkimenin denge potansiyelinden ayrı olan potansiyel.

Elektromıknatıs : İçinde manyetik akıyı toplayıp arttırıcı bir yumuşak demir bulunan, bobin veya bobinlere doğru akım geçirilerek elde edilen mıknatıs.

Elektrik alanı : Bir elektrik yükü çevresinde elektriksel kuvvetlerin etki gösterdiği bölge. Alan artı birim yüke etkiyen kuvvetle ölçülür. Elektrik yükleri nedeniyle oluşan ve içindeki herhangi bir noktada bulunan yükün etki altında kaldığı uzay parçası. Durgun haldeki elektrik yüklü cisimlere çekme veya itme kuvveti uygulayan uzay bölgelerinin özelliklerini tanımlamada kullanılan ve E ile gösterilen fiziksel büyüklük. Q yüklü bir cisim, bulunduğu noktada F kuvvetinin etkisine giriyorsa elektrik alanı E=F/Q bağıntısı ile verilir. SI sisteminde elektrik alan birimi "Newton/Coulomb"’dur.

Elektrik akımı : Katı, sıvı ya da uçun durumlanndaki iletkenlerden artı ya da eksi yüklü parçacıklar akışı olarak gözlenen olay. [Bakınız: akım].

Yönlendirilme : Yönlendirilmek işi.

 

Zorlaştırma : Zorlaştırmak işi.

Televizyon : Vericiden iletilen dalgaların görüntü ve ses olarak görünmesini ve duyulmasını sağlayan aygıt, televizyon alıcısı.

Potansiyel : Gizli kalmış, henüz varlığı ortaya çıkmamış olan, gizil. Gizil güç. Gelecekte oluşması, gelişmesi mümkün olan. Kullanılmaya hazır (güç, yetenek).

Elektrolit : Elektroliz işlemiyle çözülen madde. Bir elektrolitten akım geçirildiğinde elektrotlarda meydana gelen kimyasal değişme. Hücre içi ve dışı sıvısındaki sodyum, potasyum vb. madensel iyonlar.

Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.

Elektrot : Bir elektrolitin içine daldırılan, artısına anot, eksisine katot denilen iki iletken çubuktan her biri.

Titreşim : Küçük ve hızlı salınım, ihtizaz, vibrasyon, rezonans. Bir noktanın gözün göremeyeceği kadar kısaca kımıldanışı, ihtizaz.

Elektrik : Maddenin elektron, pozitron, proton vb. parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü. Fiziğin, bu enerji ile oluşan olaylarını inceleyen kolu. Bu enerjiden elde edilen aydınlanma. Çarpıcılık, cazibe, canlılık. Bu enerjinin gündelik hayatta kullanılan biçimi.

Toplanma : Toplanmak işi.

Doğrultu : Yön, istikamet. Paralel olmayan iki sonsuz doğruyu birbirinden ayırt ettiren durum. Belli bir sonsuz doğrunun belirttiği tek yol, istikamet. Tutulan, izlenen yol.

Eksi yük : Eksicik kazancı ile, yük dengesi eksi imliler yanına ağmış bir nesnenin durumu.

Yayılma : Yayılmak işi, intişar. Dağınık savaş düzeni. Organizmanın herhangi bir noktasında bulunan bir hastalığın veya kötü huylu urun organizmanın başka bir yerine sıçraması, metastaz. Işığın, bir kaynaktan çıkarak doğru çizgiler durumunda türlü yönlere dağılması.

Diğer dillerde Ucaylanma anlamı nedir?

İngilizce'de Ucaylanma ne demek ? : polarization, polarisation