Physiological antagonism türkçesi Physiological antagonism nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Fizyolojik antagonizma.
  • Fizyolojik antagonizm.
  • Bir ilaç veya zehrin doku veya organlar üzerinde oluşturduğu temel etkisinin, aksi yönde etki yapan diğer bir ilaç tarafından, ayrı bir almaç veya mekanizma aracılığıyla, azaltılması veya ortadan kaldırılması, bağımsız antagonizma.

Physiological antagonism ingilizcede ne demek, Physiological antagonism nerede nasıl kullanılır?

Physiological : Diriksel. Fizyolojik. Fizyolojikal. İşlevbilimsel. İşlevsel.

Antagonism : Zıddiyet. Bazı mikroorganizmalar üredikleri ortama saldıkları birtakım eriyebilir maddelerin ya doğrudan veya dolaylı etkileriyle diğer mikroorganizmaların üremelerine, gelişmelerine engel olabilmesi veya öldürebilmesi. bir ilacın diğerinin etkisini engellemesi veya meydana gelen etkiyi azaltması olayı. Düşmanlık. Sosyal gerginlik. Çatışkınlık. Karşı çıkma. Bireylerin tutum ve davranışları arasında bağdaşmaz görüş ve çıkarlardan kaynaklanan uzlaşmaz karşıtlık. Antagonizm. Karşıtlık.

Physiological age : Fizyolojik yaş. İnsanlarda kas, iskelet ve salgı bezlerinin gelişme düzeyine göre hesaplanan yaş. özellikle cinsel olgunlukla ilişkili olarak bir kimsenin fizyolojik görevler bakımından içinde bulunduğu yaş.

 

Physiological anatogonist : Herhangi bir ilaç ya da zehirli maddenin doku veya organlar üzerinde oluşturduğu temel etkiyi, farklı almaçları etkileyerek azaltan veya ortadan kaldıran diğer ilaç. Fizyolojik antagonist.

Physiological aspects of colour : Rengin görünümsel özellikleri. Rengin görünüm açısından üç temel özelliği : türü, doygunluğu ve parlaklığı.

Physiological compartment : Fizyolojik kompartıman. İlaçların vücutta dağılım gösterdikleri plazma, hücreler arası sıvı ve hücre dışı sıvı bölümlerinin ortak adı.

İngilizce Physiological antagonism Türkçe anlamı, Physiological antagonism eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Physiological antagonism ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Abdominal palpasyon.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

 

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

Abaxial : Eksenden uzak. Eksen dışı. Aks kemiği dışında. Eksendışı. Abaksiyal. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak, eksen dışı.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

Abdominal distention : Abdominal gerginlik. Karın gerginliği. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik.

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Physiological antagonism synonyms : abdomen, abattoir, a amplitude mod, abdominal pain, abamectin, a c deformity.