Pianos türkçesi Pianos nedir

Pianos ile ilgili cümleler

English: Ali went to school to learn how to tune pianos.
Turkish: Ali piyanoları akort etmeyi öğrenmek için okula gitti.

Pianos ingilizcede ne demek, Pianos nerede nasıl kullanılır?

Piano puppet : Piyanolu kukla. Piyano çalma taklidi yapan kukla.

Piano string : Piyano teli.

Piano theory : Piyano teorisi.

Piano wire : Çelik tel. Piyano teli. Piano teli.

To piano accompaniment : Piyanonun eşliğine göre. Bir piyanonun arka fon müziğine göre.

Kaffir piano : Marimba ve klilofona benzeyen güney afrika müzik aleti.

Thumb piano : Kalimba. Parmak piyano. Parmakları kullanarak çekilen metal veya ağaçtan kendisine iliştirilmiş akort telleri olan oyuk su kabağı veya ağaçtan yapılan çınlayan kutulu afrika müzik enstrümanı. Mbira.

Forte piano : Yüksek daha sonra aniden yumuşak (müzik terimi). Önce kuvvetli sonra yavaş.

Pianoforte : Piyano.

Player piano : Otomatik piyano.

İngilizce Pianos Türkçe anlamı, Pianos eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pianos ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Airy : Çevik. Havasal. Hava gibi hafif. Kendine bir hava veren. İşe yaramaz. Gevşek. Havadar. Boş. Hayali. Canlı.

Airier : Kendine bir hava veren. Havai. Havadar. Çevik. Canlı. Hayali. Neşeli. Boş. Havalı.

 

Joanna : Kadın ismi.

Forte piano : Yüksek daha sonra aniden yumuşak (müzik terimi). Önce kuvvetli sonra yavaş.

Pianola : Mekanik piyano. Piyanola.

Grand : Ulu. Azamet. Haşmetli. Genel. Ana. Babaanne. Önemli. Muhteşem. Soylu. Asil.

Cushy : Hoş. Rahat (meslek vb). Kolay. Rahat.

Soft pedal : Piyano pedalı. Önemsizleştirmek. Piyano pedalı kullanmak. Önemini düşürmek. Düşürmek. Daha az önemli hale getirmek. Müziğin volümünü düşürmek için piyano çalarken pedal kullanmak. Azaltmak. İndirgemek.

Dilute : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Derişik olmayan, içinde oylum başına az çözüneni olan (çözelti). İçindeki çözünenin niceliği az olan (çözelti). İnceltmek. Etkisini azaltmak. Su katmak. Açmak (renk). Sulandırılmış. Sulu.

Dulcets : Kulağa hoş gelen. Ahenkli. Hoş. Tatlı (ses). Tatlı.

Pianos synonyms : percussive instrument, keyboard instrument, sustaining pedal, piano action, loud pedal, fallboard, fall board, piano keyboard, piano player, upright piano, upright, percussion instrument, diluted, sounding board, corkier, cushier, airiest, mechanical piano, musician, clavier, grand piano, distant, piano, player, cushiest, corkiest, dulcet, keyboard, soundboard, player piano, stringed instrument, dilutes, pianoforte.

Pianos zıt anlamlı kelimeler, Pianos kelime anlamı

Forte : Başlıca sıfat. En iyi yaptığı şey. Kuvvetli. Bir kişinin en iyi yaptığı şey. Kişinin en güçlü tarafı. Savut namlularının, karşı namluyu yakalamaya, çelgi almaya elverişli balçağa (çelgiliğe) yakın bölümü. Sert bölüm. Birinin en iyi yaptığı iş. Kuvetle.